Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı, Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı ve Maltepe Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, tedavi gördüğü Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde geçtiğimiz günlerde hayatını kaybetti.
4 Ekim 1936’da İstanbul’da doğan Kuçuradi için, 90. yaş gününe denk gelen 4 Ekim 2026 pazar günü (bugün) Maltepe Üniversitesi Mimar Vedat Çakırca Konferans Salonu’nda törenle son yolculuğuna uğurlandı. Kuçuradi’nin cenazesi, törenin ardından Şişli Rum Ortodoks Mezarlığı’na defnedildi.
İonna Kuçuradi hocanın Bursa’ya çok dokunuşu vardır. Bunları size anlatmak isterim.
1969 yılında Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü kurduktan sonra ülkemizde çok sayıda üniversitenin felsefe bölümlerinin kurulmasına katkı koydu. Bunlardan bir tanesi de 1990 yılında Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü’dür.
Bilindiği gibi Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü, 1990 yılında kurulmuş olup, halen 6 Profesör, 1 Doçent, 3 Doktor Öğretim Üyesi, 3 Doktoralı Araştırma Görevlisi ve 2 Araştırma Görevlisi ile eğitim ve öğretimini yapar.
1990 yılında Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü kurucusu Prof. Dr. Ioanna Kuçaradi, Uludağ Felsefe Bölümü’nün kurulmasında etkin rol oynayarak kendi öğrencilerinden Sevgi Şahintürk ve Işık Eren’in Bursa’ya yollamasıyla kuruluş gerçekleşir.
Geçtiğimiz yıl Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Felsefe Bölümü, 35. kuruluş yıl dönümünü ve üniversitenin 50. yılını 19 Nisan 2025 tarihinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nin Yıldırım Salonu‘nda düzenlenen “Felsefeye Dönüş” etkinliği kutlamıştı. Bu etkinlik İonna Hoca’nın Bursa’ya son gelişiydi. O etkinliği izleme mutluluğu yaşamıştım.

İonna Hoca’yı ilk kez 26 Nisan 2013 tarihinde BUSİAD’ın düzenlediği geleneksel Felsefe Toplantısında dinlemiştim. BUSİAD’ın danışmanlığını yaptığım yıllardı. Ali İhsan Yeşilova bayrağı Mehmet Arif Özer’e devretmişti. Mehmet Arif beyin döneminde de bazı yeni etkinlikler başlatılıyordu. Bunlardan biri de Özer’in çok arzuladığı Bursa’nın ilk Think Tank’ini “Düşünce Kulübü”nü hayata geçirmekti. O dönem bu tam anlamı ile hayata geçirilemedi. Ama bu çalışmanın bir ayağı olarak “BUSİAD Açık Kapı Toplantıları/Felsefe Söyleşileri” başlatıldı. Konuyu yönetim kurulu adına başkan yardımcısı Prof.Dr. Ali Ceylan yürütüyordu. O dönem Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı rahmetli Prof.Dr.Ahmet Cevizci ile birlikte çok güzel salonun ağzına kadar dolduğu birçok kişinin ayakta kaldığı etkinliklere imza atıldı.
İşte bu etkinliklerin devamında 26 Nisan 2013’te yine BUSİAD’da İonna Hoca’yı ilk kez canlı görüyordum. “Etik ve Etikler” üzerine bir konuşma yaptı. O gün yapacağı konuşmada vermek istediği mesaj kendi ağızından şöyleydi:
“Etik teriminin bugün kullanıldığından farklı anlamlar ortaya konduktan ve bunun yol açtığı karışıklıklardan bazılarına dikkati çektikten sonra, felsefenin bir alanı olarak etiğe belli başlı yaklaşımlar sergilenecek; sonrasında da insanlar arası ilişkilerde değer sorunları üzerine yoğunlaşarak, etik fenomenin bütünlüğünde bilgisini ortaya koymaya çalışan bir görüş özet olarak sunulacak ve bu görüşün yaşam için açtığı bazı görme olanakları üzerinde durulacaktır.”

İonna Hoca ülkemize ve kentimize sadece felsefe alanında katkı koymadı. Mimarlık alanında önemli katkılar verdi. Onun Bursa ve ülkemiz mimarlığına katkılarından biri de Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1986 yılında yayınlanan “Türkiye’deki Vakıf Abideleri ve Eski Eserler” kitap dizisine koyduğu katkıdır. Bu eserde İoanna hoca Bursa ve çevresindeki eserlerle ülke genelindeki birçok Rum yapılarının kitabelerini çevirmiştir.
Bunlar arasında Mudanya Uğur Mumcu Kültür Merkezi (Ayios Yeoryios Kilisesi/Eski kilise), Uluabat Kilisesi (Eski Cami), Aydınpınar Köyü Kilise/Camii gibi eserler de vardır. Kuçuradi hoca eserlerde bulunan kitabeleri dilimize çevirmiştir. Bu konuyu aktarmamdaki desteklerinden ötürü Mimar Ayla Efe’ye teşekkürlerimi iletiyorum.

İONNA KUÇURADİ KİMDİR?
4 Ekim 1936‘da Beyoğlu‘nda bir ailenin çocuğu olarak doğdu. İsminin anlamı Ioannes/Yohannes/Yahya (Tanrı’nın armağanı) olup soyadının Türkçe karşılığı ise Kütükoğlu’dur. Babası, İstanbul doğumlu bir Sisam Adası göçmeninin oğlu olan eczacı, annesi ise dört yaşındayken Çorlu‘dan İstanbul‘a göç etmiş bir ailenin kızıdır.
İoanna Kuçuradi, 1954 yılında Zapyon Kız Lisesi’ni, 1959 yılında İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdi. Prof. Dr.Takiyeddin Mengüşoğlu’nun asistanı olarak bu bölümde göreve başladı. 1965‘te hazırladığı “Schopenhauer ve Nietzsche’de İnsan Problemi” başlıklı tezle doktor oldu.1965-1968 arasında Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde görev yaptı. Akademik çalışmalarını sürdürerek 1970’te doçent, 1978’de profesör unvanını aldı. 1969 yılında Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü kurdu ve emekli olduğu 2003 yılına kadar bölüm başkanlığını yürüttü.
Çalışmalarında insanın değeri, etik ve insan hakları üzerinde duran Kuçuradi, felsefi bilginin toplumsal sorunların değerlendirilmesindeki önemini ele aldı. 1997-2005 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin müdürlüğünü üstlendi. Kuçuradi, merkez bünyesinde oluşturulan UNESCO Kürsüsü’nün de başkanlığını yaptı. Emekliliğinin ardından çalışmalarını sürdüren Kuçuradi, 2006 yılında Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde ders vermeye başladı.
Kuçuradi, akademik yaşamı boyunca insan, değer, adalet ve hak kavramlarını ele aldığı çok sayıda eser kaleme aldı. “İnsan ve Değerleri”, “İnsan Hakları: Kavramları ve Sorunları”, “Adaletin Gerektirdiği Hukuk”, “Schopenhauer ve İnsan” ve “Nietzsche ve İnsan”, düşünürün öne çıkan kitapları arasında yer aldı.

Ayrıca Bursa Uludağ Üniversitesi‘nde vermiş olduğu 3 konferans “Uludağ Konuşmaları” adı altında kitaplaştırıldı.

SON SÖZ
Ülkemizde felsefe dendiğinde ilk akla gelen isim Prof.Dr. İoanna Kuçuradi’dir. Türkiye Felsefe Kurumu’nun Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, Dünya Felsefe Federasyonları Başkanlığı’na seçilen ilk Türk ve ilk kadın başkandır.
Değer felsefesini temel alan bir yaklaşımın öne çıkmasını sağlayan İoanna Kuçuradi’nin eserlerinde karşılaşılan insan-değer-çağ üçlemesi, onun felsefe yolculuğunda oldukça önemli bir yer tutan kavramlardır. Kuçuradi’nin yaklaşımında felsefe salt kuramsal bir yaklaşım ya da düşünce cambazlığı olarak algılanmaz. Onun felsefe anlayışının temel hedefi alanın uzmanlarına göre “felsefi bilgi”ye dayanarak, “yaşanan hayat”ta “yapılanlar veya olan bitenler” ile “değerler bilgisi arasındaki aykırılığı” görme anlamında kazanılacak “problem bilinci” aracılığıyla “çağın olayları”nı anlamaktır.
Evet, İonna Hoca 1936’nın 4 Ekim’inde dünyaya geldi ve 2026’nın 4 Ekim’inde toprağa verildi. 90 yıllık bir yaşam. Arkasında sayısız eser bıraktı, sayısız yetiştirdiği hoca bıraktı, Ben kentimiz için yaptıklarına sade bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum.
Toprağı bol olsun diyorum.