ITER Latince’de yol anlamına gelir. ITER, Güney Fransa‘daki Cadarache tesisinin (Nükleer Araştırma Tesisi) yanına inşa edilen Uluslararası Termonükleer Deneysel Reaktör’dür. 24 Ekim 2007’de başlayan yolculuk devam ediyor. Bu oluşum Çin, Avrupa Birliği, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Rusya, ABD işbirliği ile yola çıktı.
Burada güneşinkine benzer bir füzyon (iki hafif atom çekirdeğinin birleşerek tek ve daha ağır bir çekirdek oluşturması ve bu sırada büyük miktarda enerji açığa çıkması süreci) süreciyle enerji üretmeyi amaçlayan uluslararası bir nükleer füzyon araştırma ve mühendislik mega projesi hayata geçiriliyor. İnşaatına 2013 yılında başlandı. Tokamak (Tokamak, plazmanın kapalı manyetik alan bölgesi içinde hapsedilmeye çalışıldığı bir plazma tutucu sistem) montajı 2020’de başladı.
ITER 1950’lerden beri inşa edilen 100’den fazla füzyon reaktörünün en büyüğü olacak. Japonya’dakinin plazma hacminin 6 katı büyüklüğüne sahip olacak.
Bu projenin amacı 10 kat enerji kazancı sağlamak. 50 MW girişten 500 MW füzyon enerjisi elde etmek. Bu deney, geleceğin füzyon tabanlı enerji santrallerinin mümkün olup olmadığını kanıtlamayı hedefliyor.
ITER, şebekeye elektrik vermek için değil, kritik teknolojileri kanıtlamak için tasarlandı. “Yanan plazma” kontrolü, trityum üretim blanketleri(ısı tutucu örtü), kriyojenik sistemler, tanı ölçüm teknolojileri ve uzaktan bakım protokolleri.
- Yakın zamanda önemli bir dönüm noktası gerçekleşti. ITER’in merkezi solenoidi (sıkıştırılmış sarmal eğri şeklindeki sarılı bir bobin) teslim edildi. 18 metre yüksekliğinde ve tarihin en güçlü elektromıknatısı olan bu dev sistem, manyetik alan gücüyle bir uçak gemisini bile hareket ettirebilecek kapasitede.
Füzyon araştırmalarının uzun vadeli hedefi elektrik üretmektir. ITER’in belirtilen amacı, elektrik üretimi olmaksızın büyük bir füzyon reaktörünün bilimsel araştırması ve teknolojik gösterimidir. ITER‘in hedefleri, kısa zaman periyotları için plazma tarafından emilen termal gücün 10 katı kadar termal çıkış gücü üretecek kadar füzyon elde etmek; kriyojenik(çok düşük sıcaklıklarda yapılan üretim ve işlemler ), ısıtma, kontrol ve teşhis sistemleri ve uzaktan bakım dahil olmak üzere bir füzyon santralini çalıştırmak için ihtiyaç duyulacak teknolojileri göstermek ve test etmek; yanan bir plazmadan ders çıkarmak ve öğrenmek; trityum(hidrojenin radyoaktif izotopu, yani çekirdeklerinde nötron ve protonların kararsız bir bileşimini veya aşırı enerjiyi barındıran atomları) test etmek ve bir füzyon santralinin güvenliğini göstermektir.
SON SÖZ
VİNVİYA Yönetim Kurulu Başkanı ve TESAB Yenilenebilir Enerji Kaynakları Çalışma Grubu Başkanı Tolga Aktoprak geçenlerde ITER ile ilgili bir paylaşım yapınca bu yazının doğmasına neden oldu.
Burada ITER Çin, Avrupa Birliği, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Rusya, ABD işbirliği ile doğdu. Görüyor musunuz, birbirini yiyen ülkeler temelde ortak çıkarları doğrultusunda bir araya gelebiliyor. Dışarıdaki görüntü adeta tiyatro bir oyunu.
Biz ise kendi içimizde her bağlamda bölünmeye devam ediyoruz. Aynı gemide olduğumuzu unutarak ve gün geçtikçe büyüyen dalgaları yok sayarak.
Nazım Hikmet, 1928’de Azarbeycan’da yayınladığı ilk kitabı olan Güneşi İçenlerin Türküsü isimli kitabında aynı ismi taşıyan şiirinin son kıtalarında şöyle diyordu:
“Akın var
güneşe akın!
Güneşi zaaaaptedeceğiz
güneşin zaptı yakın!”


