İnovasyon, Latince “innovatus” kelimesinden gelir ve “toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması” olarak ifade edilir.
Fransızca ve İngilizce innovation “yenilik, icat” sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Latince innovare “yenilemek” fiilinden “tion” son ekiyle türetilir. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen novare fiilinden in ön ekiyle türetilir. Aynı zamanda Yenilikçilik pazardaki gereksinimleri, yeni ve/veya henüz ifade edilmemiş (müşterinin iç sesi) istekleri karşılamak için daha iyi çözümler bulma ve yaşama geçirme uygulamasıdır. Bu uygulamalar yaşamımızda daha etkili ürünler, prosesler-süreçler, servisler, teknolojiler veya fikirler şeklinde yer almaktadır.
Örneklersek ateş bir buluştur. İlk insanlar ateşi yerde yakarak bulmuşlardı. Ancak ateşle bir sopanın ucunu yakarak taşınabilir hale getirmek bir “Yenilik”tir. Bu da ateşi “buluş”, meşaleyi “yenilik” haline getirir.
Genel temel bilgiler böyleyken inovasyon konusunda yapılan ilk tanım ünlü ekonomist Shumpeter’ındır. Joseph Alois Schumpeter, (1883 Çekya/1950 ABD) Avusturyalı iktisatçı ve siyaset bilimcidir. Çalışmaları ile siyasi iktisada önemli katkılarda bulunur. Schumpeter neoklasik iktisatın kabul ettiği üretim fonksiyonuna teknoloji ve ekonomik unsurları ekleyerek fonksiyonu genişletir ve inovasyon kavramını gündeme getirir.
Schumpeter’a göre, bir icadın yenilik yaratabilmesi için mutlaka üretim faaliyetine uygulanması gereklidir. Bu bağlamda Schumpeter, inovasyonun herhangi bir icadın ticari alanda uygulanması ile mümkün olabileceğini belirtir. Dolayısıyla, yenilik ticari başarıya dönüştürüldüğü sürece inovasyon olarak değerlendirilir.
Tarihsel süreçte, yeni ürünlerin ekonomik büyüme konusundaki önemine ilk değinen ekonomist Schumpeter’den; inovasyonu fikir oluşturma, teknoloji geliştirme, yeni ya da iyileştirilmiş bir ürünün, imalat sürecinin veya ekipmanın üretimi ve pazarlama sürecini içeren tüm faaliyetlerin yönetimi şekli olarak tanımlayan İngiliz Paul Trott’a kadar inovasyon ve ekonomik büyümenin birlikte ele alındığı görülür.
ÜLKEMİZDE İNOVASYON/YENİLEŞİM KAVRAMININ GELİŞİMİ
Ülkemizde ağırlıklı olarak son çeyrek yüzyılda telaffuz edilen bu konuda ilk ulusal yapı 2006 yılında TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı’nın önerisiyle TÜSİAD tarafından kurulan Ulusal İnovasyon Girişimi’dir.
Bu girişimin (UİG) kurucuları arasında 2000-2004 yılları arasında BUSİAD Başkanlığı yapan Celal Beysel, TÜRKONFED Başkanı sıfatıyla yer almıştı. Özünde çalışmalar 2005’de başlamış ama yapı 2006’da hayata geçer. Girişimde birçok üniversitenin hocaları, Bilkent, ODTÜ, Boğaziçi Üniversitelerinin rektörleri de vardır. Burada amaç, inovasyonun ne olduğunu, nasıl yapılabileceğini kamuoyuna anlatmak, farkındalık yaratır. Bu girişim üç sene çalışır. Üç senenin sonunda artık ülkede inovasyon konuşulur olur, özetle inovasyon girişimi amacına ulaşır.
Bu arada Türkiye Bilimler Akademisi(TÜBA) konferansları arasında 26 Mart 2009’da Ankara’da Sabancı Üniversitesi’nden Dr. Cemil Arıkan, Hexagon Kurucusu Jan Nahum, Eczacıbaşı Holding YK Başkan Vekili Faruk Eczacıbaşı’nın birlikte katıldığı “Ülkemizde İnovasyon ve Ulusal İnovasyon Girişimi” konferansı düzenlenir. (Bu da yanlış anımsamyorsam bu alandaki ilk konferanstı.) Daha sonra buradaki konuşmalar 2011’de TÜBA Yayınlarından yayınlanır.
BUSİAD VE İNOVASYON/YENİLİKÇİLİK
Ali İhsan Yeşilova’dan sonra 2008-2012 yılları arasında BUSİAD Başkanlığı yapan Mehmet Arif Özer döneminde daha önceden oluşturulan bazı komisyonlar uzmanlık gruplarına dönüştürülür. Bu arada 25 Ağustos 2008 tarihinde de BUSİAD Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubu kurulur.
Bu grup Ar-ge, Ür-ge, İnovasyon Yönetimi, Ürün, Süreç ve Teknoloji Tasarımı, Paydaş Kurumlarla Fon Yaratılması (AB, Dünya Bankası, vb.) konu başlıkları altında çalışmalar yapar.
Daha sonra 2009 yılında Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubu tarafından ‘Yuvarlak Masa’ toplantıları başlatılır. Toplantılarda yaratıcılık ve yenilikçilik konularında sanayi kuruluşlarında, iş dünyasında, kamuda ve akademik dünyada çalışan kişilerin, belirlenmiş konu hakkında, serbest düşünce akışını sağlayacak bir ortamda görüş alışverişinde bulunmalarına iklim sağlanır.
Ayrıca kentimizde yenilikçilik kavramının yaygınlaştırılması noktasında sempozyumlar düzenlemeye başlar
BUSİAD YENİLİKÇİLİK SEMPOZYUMLARI
I.Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu, 15 Ocak 2010 tarihinde “Bilgi Üret, Yenilik Yap, Ayakta Kal” teması ile BUTTİM Kültür Merkezi’nde 460 kişinin katılımıyla gerçekleştirilir.
Süreç böyle devam ederken Oya Coşkunöz döneminde “Yenileşim ve Girişimcilik” temasıyla 20 Aralık 2013 cuma günü düzenlenen “4. Bursa Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu” içinde ilk kez “1. Bursa Yenileşim Ödülü” de verilmeye başlanır. Anımsadığım kadarıyla o dönem ödül sürecini başarıyla tamamlayan Floteks, Nilüfer Belediyesi ve Şaypa’nın yenilikçi faaliyetleri ödülle taçlandırılır. Bu ödül iki yılda bir verilir.
15.YENİLİKÇİLİK VE YARATICILIK SEMPOZYUMU
BUSİAD Yenilikçilik ve Yaratıcılık Uzmanlık Grubu ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğinde, 20 Kasım 2025 Perşembe günü Podyum Davette “15. Bursa Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu” düzenliyor.
15. Bursa Yenilikçilik ve Yaratıcılık Sempozyumu‘nun bu yılki ana teması “Fabrika Ayarlarına Dönmek” tir.
Saat 13.00-17.00 arasındaki toplantıda psikolog Prof. Dr. Acar Baltaş, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Görevlisi İdil Türkmenoğlu ve Uludağ İçecek Türk AŞ CEO’su Levent Kömür konuşmacı olarak bilgi ve deneyimlerini paylaşacak.
SON SÖZ
Elektronik dünyasında fabrika ayarlarına dönmek kavramı “sıfırlamak, format atmak” anlamında kullanılır. Olaya insani boyutuyla baktığımızda ise dünyanın sadece bizim için yaratılmadığının farkındalığını yaşamaktır. Bizim dışımızda sadece her insanın değil her zerrenin ekosistem içinde bir yeri olduğu bilincini anımsamaktır.
Bakalım alanın uzmanları bizi hangi fabrika ayarları ile tanıştıracak.


