“Batı’da gelişen akımları, bizim topraklarımıza ekip, filiz vermesini bekleyen davranışa karşıyım. Batı’ya bilinçli bir seçmeyle yaklaşmak, sanat oluşumunu biçimsel şemaların ötesinde aramak, çağdaş sorunlarımıza kendi sanat açımızdan bakarak, Batı’yla hesaplaşmak gerektiğine inanıyorum.”
Yukarıdaki sözler çağdaş resim sanatımızın büyük isimlerinden biri olan Devrim Erbil’in sözleri.
Çağdaş Türk resim sanatının yaşayan en büyük efsanesi. “Başlangıcından Bugüne Çağdaş Türk Resim Sanatı” isimli çalışmasının II. cildinde Adnan Turani; onu Lirik Soyutlamanın temsilcilerinden biri olarak tanımlıyor.
(Fransız sanat eleştirmeni Jean José Marchand, ABD’deki Soyut Ekspresyonizme benzer, Avrupa’da ortaya çıkan bir resim akımına atıfta bulunmak için, 1947’de, terimin bir varyasyonu olan Lirik Soyutlama’yı kullanır. Terimin her iki kullanımı da, nesnel gerçeklikle ilgisi olmayan, özgür, duygusal, kişisel kompozisyonlarla karakterize edilen sanatı ifade ediyordu. Ancak bu eğilimler, en azından 20. yüzyılın ilk on yılına ve Wassily Kandinsky’nin çalışmalarına kadar daha da geriye izlenebilir.)
Ben bir resim eleştirmeni değilim, sadece meraklısıyım. Bu alanda da bilgisi sınırlı bir insanım. Bu nedenle değerlendirmelerimdeki bakış yanlışlıkları için şimdiden özür dilerim.
Bana göre Devrim Erbil, her ne kadar Adnan Turani’nin çalışmasında Lirik Soyutlamanın temsilcilerinden biri olarak tanımlansa da onun bir özgünlüğü göz ardı edilmemeli. O minyatür sanatının etkilerinin görüldüğü ve çizgilerle oluşturduğu resimlerinde Doğu ve Türk sanat anlayışını harmanlar. Bu harmanlama sonucu ona özgün bir üslup doğar. Özellikle kuş bakışı bir görüntüyü çizgilerle kompozisyon hâline getirir. Genelde tek renk altyapı üzerine çalıştığı resimlerde kuşlar, kent, doğa ve insan görünümlerini konu alır. Özellikle benim en çok sevdiğim eserlerinden biri olan İstanbul adlı tablosu, sanatçının karakteristik özelliklerini bir araya toplandığı en önemli çalışmalarındandır.
Kuşkusuz 86 yıllık bir yaşam yolculuğunu birkaç paragrafta anlamak mümkün değil. Bir takım başlıklarla Devrim Erbil’i şöyle anlatabiliriz:

DEVRİM ERBİL KİMDİR?
Türk ressam ve akademisyen Devrim Erbil 1937 yılında Uşak’ta doğdu. Orta öğrenimini Balıkesir’de tamamladıktan sonra, 1955’te İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Resim Bölümü’ne girdi. Burada, galeride Halil Dikmen’in, atölyede Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun öğrencisi olarak çalıştı.
1959’da bitirdiği Akademi’ye, 1962’de asistan olarak atandı.1970’te doçent, 1981’de profesör oldu
1965’te İspanya hükümetinin kültür bursundan yararlanarak gittiği Madrid’de sanat çalışmaları ve incelemeler yaptı. İlk sergilerini 1955 ve 1957 yıllarında Balıkesir’de açtı. 1959’da ve 1962’de Ankara Milli Kütüphane ve İstanbul Şehir galerilerinde iki ayrı sergi daha düzenledi. 1959’da Ankara, İstanbul ve İzmir’de “Soyutçu 7’ler(Ayça Serimer, Zerrin Kehnemuyi, Ayhan Cerrahgil, Nurhan…, Ayse…bu grubu 6 kız arkadaşı ile beraber kurdu)”, 1963’te İstanbul’da “Mavi Grup”(Altan Gürman, Sarkis Zabunyan, Devrim Erbil ve Tülay Tura Börtecene), 1966’da İstanbul ve Ankara’da “Beş Genç Ressam” (Devrim Erbil, Mehmet Güleryüz, Naveti Ayden, Oktay Anılmert, Utku Varlık) sergilerine, 1961 ve 1962’den bu yana da Devlet Resim ve Heykel, Türkiye Çağdaş Ressamlar Cemiyeti karma sergilerine katıldı.
Devrim Erbil, 1981’de açılan 42. Devlet Resim ve Heykel Sergisi’nde Soyutlama adlı yağlıboya tuvaliyle başarı ödülünü, 1966’da Tahran Bienalinde Saray Krallık birincilik ödülünü kazandı. 1968’de Türkiye Çağdaş Ressamlar Cemiyeti genç ressamlar birincilik ödülünü, 1972’de İskenderiye bienalinde resim dalı ikincilik ödülünü, 1976’daki 10. DYO Sergisi’nde Yörük Düğünü tablosuyla başarı ödülünü kazandı. 1960 yıllarından başlayarak Venedik, Paris, Sao Paulo, Tahran ve İskenderiye bienallerine katıldı. 1970’te Osaka’daki “Ekspo 70”, 1971’de Yeni Delhi’deki Trianele, 1964 ve 1965 yıllarında Brüksel, Paris, Berlin, Roma ve Viyana’da açılan Çağdaş Türk Sanatı Sergileri’ne katıldı.

1965’te Romanya, Tunus, Cezayir ve Lübnan’daki Çağdaş Türk Grafik Sanatları Sergisi’ne, 1968’de Üsküp’te açılan Çağdaş Türk Resmi Sergisi’ne yapıtlarıyla katıldı (yurt dışında toplam 38 sergi açmıştır). Çeşitli yapılara mozaik, seramik ve vitray uygulamaları yaptı.
Sanat üstüne yazıları ve konferanslarıyla da tanınan Devrim Erbil’in, Sérullaz’dan Türkçeye aktardığı Empresyonizm Sanat Ansiklopedisi (1983) adlı bir de çevirisi vardır.
1991’de Erbil, “Devlet Sanatçısı” unvanı alıyor. Ressam Devrim Erbil, aynı zamanda Türkiye’de ilk monografik müzeyi kuran kişi. 2000 yılında Balıkesir’de Devrim Erbil Çağdaş Sanatlar Müzesi’ni kuruyor.
2015’de kendi adını taşıyan Devrim Erbil Sanat, Kültür ve Eğitim Vakfı’nı kuruyor. Usta Ressam, 2019’da ise Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülüyor.

EROL EVGİN KİMDİR?
Mehmet Erol Evgin 16 Nisan 1947’de İstanbul’da doğdu. POPSAV’ın kurucusu olan Türk Pop Müzik sanatçısı, sunucu, oyuncu ve mimardır.
Vanlı bir baba ve Rizeli bir annenin çocuğudur. Yüksek mimar Emel Evgin ile evli ve 2 çocuk babasıdır. Oğlu Türk Pop Müzik sanatçısı sanatçısı Murat Evgin’dir. Liseyi İstanbul Erkek Lisesinde üniversiteyi Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Yüksek Mimarlık Bölümünde okudu. Bir dönem aynı üniversitede öğretim görevlisi olarak da çalıştı. Daha sonra eşi ile birlikte bir mimarlık bürosu açtı. Ayrıca Popüler Müzik Sanatı Vakfının (POPSAV) kurucusu olup üç yıl vakfın Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptı. Hâlen POPSAV Yüksek Danışma Kurulu Başkanlığı görevini yürütüyor. Evgin, Almanca ve İngilizce bilmektedir. Erol Evgin’in Erol Sheehan, Leo Ozan Sheehan ve Erem Erol Evgin adında 3 torunu bulunmaktadır.
Erol Evgin, Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’nde (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi) Cemal Tollu, Neşet Günal, Özdemir Altan ve Devrim Erbil gibi ünlü hocaların öğrencisi oldu. Evgin, hocalarından aldığı esinle resme başladı. Yirmi yılı aşkın bir süredir resim çalışmalarını tutkuyla sürdürüyor.

YAN YANA SERGİSİ
Yıllar sonra, Devrim Erbil ve Erol Evgin “Yan Yana” adlı özel bir sergide buluştular. Sergileri Ankara, Kuşadası, Mersin, Urla ve İzmir’deki seçkin sanat alanlarında binlerce sanatsever tarafından izlendi. Ünlü sanatçıların görsel sanat şöleni şimdi de Bursa Balat’a geldi.
Orhan Holding sahiplerinden Necla Orhan tarafından sanata değer katmak için kurulan Orhan Eğitim ve Kültür Vakfı’nın Ninecim Sanat Merkezi’nde, sanat yazarı/küratör İbrahim Karaoğlu ve sanat koordinatörü Dr. Zeki Hozer’in koordinatörlüğünde, H. Mehmet Balcı’nın sanat danışmanlığında 2 Mart pazartesi günü saat 16.00’da Yan Yana Sergisi açıldı.
Bursa sergisine, Devrim Hocanın asistanı genç ressam Neslihan Özkan da katıldı. Akademik eğitimi sonrasında ressam/ akademisyen Devrim Erbil’in atölyesinde çalışmalarını sürdüren Özkan, hocasının ve sanatçı Erol Evgin’in isteği üzerine bu etkinlikte yer aldı. Farklı kuşakları buluşturan bu özel sergi 29 Nisan’a kadar her gün izlenebilecek.

SON SÖZ
Orhan Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından kentimize kazandırılan Ninecim Sanat Galerisi 2022 yılından beri kentimiz sanat yelpazesine bir renklilik kattı.
Orhan Holding’in kültür ve sanata katkıları uzun yıllardır devam ediyor. Uzun yıllar Bursa Festivali’ne sponsor oldular. 1992 yılında Bursa Rotary Kulübü tarafından başlatılan Cemal Nadir Karikatür Yarışması’na 1996 sponsor oldular ve bunu sürdürdüler. 2003’de bu etkinlikle Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Rotary Kulübü ve Orhan Holding iş birliğiyle uluslararası boyuta taşındı.

Daha sonra kurum bünyesinde başlattıkları fotoğraf yarışması, önce ulusala sonra uluslararası boyuta taşındı. Geçen yıl 21. Uluslararası Orhan Holding Fotoğraf Yarışması yapıldı.
2022 yılından beri de Ninecim Sanat Galerisi kentimizi değerli sergiler ile buluşturuyor.
Ben başta Necla Orhan olmak üzere tüm aileye teşekkür ediyorum.

Laf aramızda pazartesi günkü kalabalığı görünce; Acaba daha büyük bir galeriye mi ihtiyaç var? sorusu aklıma geldi. Necla Hanıma buradan iletilir.