Antakya Medeniyetler Korosu, 2007 yılında Hatay’ın Antakya ilçesinde şefleri Yılmaz Özfırat tarafından kurulur. Koronun üyeleri, üç semavi dine mensup ve aynı zamanda altı farklı mezhebe sahip kişilerden oluşur.

Koro kuruluşundan bir yıl sonra 2008 yılında “Antakya Medeniyetler Korosu Derneği” adıyla dernekleşir. Kurumsal bir kimliğe sahip olur. 2008 yılından itibaren bu dernek yapısı altında faaliyetlerini gerçekleştiren koro, 2012 yılında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilir. Antakya Medeniyetler Korosu 2019 yılında Türkiye Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülü’ne layık görülür. Koro farklı mesleklere sahip yaklaşık 120 kişilik bir gruptan oluşur.

Bu değerli koro 6 Şubat 2023 depreminde 7 üyesini kaybetti. Ayrıca koroda bulunan herkes en az bir yakınını kaybetti.

DEPREME AĞIT GELECEĞE UMUT

Osmangazi Belediyesi’nin 6 Şubat depremlerinin ikinci yılında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlediği “Depreme Ağıt Geleceğe Umut” konserini, şef Yılmaz Özfırat yönetti. Etkinliğe Yarına Şans Ver Derneği ve Bir Kitap Biletin Olsun Topluluğu da destek verdiler.

Konsere girişler bilet yerine kitap bağışı ile yapıldı. Toplanan kitaplar deprem bölgesindeki okullara ve Hatay’da yapılacak kütüphaneye bağışlanacak.

Konserde, Adıyaman’da yıkılan İsias Otel’in enkazında hayatını kaybeden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Gazimağusa Türk Maarif Koleji kız ve erkek voleybol takımı öğrencileri anıldı. Koro Mağusa Limanı adlı Kıbrıs türküsünü seslendirirken, depremde yaşamını yitiren öğrencilerin fotoğrafları sinevizyon eşliğinde sahneye yansıtıldı. Depremzedelere adanan Derdin Ne Hatay adlı eser de seslendirildi.

ERKAN AYDIN NE DEDİ?

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın konserde yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“İki yıl önce yaşadığımız depremde hayatını kaybeden 53 bin vatandaşımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve ülkemize başsağlığı diliyorum. Umarım böyle afetleri bir daha yaşamayız. Ancak unutmamamız gereken bir şey var ki o da Bursa’nın da deprem kuşağı üzerinde yer aldığıdır. Hem genelde hem de yerelde yöneticiler üzerine düşeni yapması gerekir ki bu acılar bir daha yaşanmasın. Konser boyunca hüzünlendik, ağladık. O anları bir kez daha hissettik. Ben, depremin ertesi günü Elbistan’a gittim ve 21 gün orada kaldım. Maalesef birçok acıya tanıklık ettik. Yitirdiğimiz canları unutmayacağız. Onları her zaman anacağız. Ancak hayatın da devam etmesi için bizlere de umut lazım. Geleceğe iyi bakmak gerekiyor. Umutla, iyilikle, mutlulukla, Atatürk’ün ışığında çağdaş bir Türkiye’de, Antakya Medeniyetler Korosu ile unutulmaz bir gece geçirdik. Bu gecenin bileti yok. Konsere girişler kitap bağışı ile oldu. Bu kitaplar da Hatay ve Antakya’da yıkılan okullara, kitaba ulaşamayan öğrencilere ulaştırılacak. Tüm koro üyelerine teşekkür ediyorum.”

ŞEF ÖZFIRAT’IN SÖYLEMLERİ

Koro Şefi Şef Yılmaz Özfırat ise şunları dile getirdi:

“6 Şubat 2023 gecesi saat 04.16’da her şeyimiz vardı, saat 04.17’de hiçbir şeyimiz kalmadı. Bir depremzede görürseniz ona acımayın, sahip çıkın. Oturup birlikte bir çay için. Hatırını sorun. Biz hiç kimseden bir şey istemiyoruz. Bize en acı gelen şey unutulmak. Bu akşam burada olmamıza vesile olan kişi Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’dır. Allah kendisinden bin kere razı olsun. Bugün bizler kendimizi evimizde hissettik. Bu gecenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyoruz”

Gecenin sonunda, eşi Nadire Aydın ile birlikte sahneye çıkan Belediye Başkanı Erkan Aydın, koro üyeleri adına Şef Yılmaz Özfırat’a hediye takdim etti. Başkan Aydın ve eşi Nadire Aydın, daha sonra koro üyeleri ile birlikte Bir Başkadır Benim Memleketim şarkısını seslendirdi.

SON SÖZ

“6 Şubat 2023 gecesi saat 04.16’da her şeyimiz vardı, saat 04.17’de hiçbir şeyimiz kalmadı.” Bu sözler şef Yılmaz Özfırat’a aitti ve çok çarpıcıydı. Deprem kaç yerde oldu diye sordu. 11 yanıtına “Hayır 12 bir de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Sadece 2 araba otopark yeri kazanmak için yıkılan kolonlar yüzünden 6 saniye içinde 26 genç sporcu, 5 aile fertleri, 4 teknik kadro ve hocaları yok oldu gitti.” Yanıtını verdi ve bizlerin gözlerini yaşarttı.

Ayrıca şunları da sözlerine ekledi:

“Biz birbirimizin dinin ne olduğunu sadece cenazelerde anlardık. Bunlar sorulmazdı. Konuşulmazdı. Uzun Çarşı’mızda bir Müslüman esnaf Cuma namazına giderken dükkanını kapatmaz, yanındaki Yahudi veya Hıristiyan esnafa emanet ederdi. Yahudi esnaf da Şabat’a giderken, Hıristiyan esnaf da kiliseye giderken birbirlerine bırakırlardı.

Antakya’da aç kalmazdınız. Kapılarımız açıktı ve önünden geçerken sizleri mutlaka buyur ederlerdi.

Şimdi bir Medeniyetler Köyü yapıyoruz. İmece usulü. Kimse oranın sahibi değil. Koromuz için evler yapılıyor. O evi yapanlar Antakya’ya geldiklerinde koromuz tarafından misafir edilecekler. Ayrıca bir kubbesi ve üç kapısı olan bir de ibadethanemiz yapılıyor. Üç ayrı kapıdan bir mescite, bir havraya ve bir şapele girilebilecek.”

Bu arada Bir Kitap Biletin Olsun Topluluğu da oraya bir kütüphane yapımı için 5 bin kitap bağışladı. Yarına Şans Ver Derneği de bir ev yapacak.

Ben buradan öncelikle Şef Yılmaz Özfırat özelinde tüm Antakya Medeniyetler Korosu’na ve tüm bölgeye bir kez daha başsağlığı dileklerimi iletiyorum.

Bu duygu dolu gece için Şef Yılmaz Özfırat özelinde tüm Antakya Medeniyetler Korosu’na, onları bizle buluşturan Osmangazi Belediyesi Başkanı Erkan Aydın’a, destekçileri Yarına Şans Derneği özelinde Emire Cantürk Eren’e ve Bir kitap Biletin Olsun Topluluğu kurucusu Elif Hanoğlu’na teşekkür ediyorum.

İyi ki varlar, iyi iyilik var.