İtalyan tüccar ve hümanist Ciriaco d’Ancona (d. yaklaşık 1391– ö. yaklaşık 1455) Klasik Arkeoloji’nin kurucularından biri olarak kabul edilir. Arkeolojinin babası olarak da tanınır. Ayrıca kültür tarihi bakımından değerlendirildiğinde Johann Joachim Winckelmann da klasik Arkeoloji’nin kurucuları arasında sayılır.

Arkeoloji, arkeolojik yöntemlerle ortaya çıkarılmış kültürleri,  sosyoloji, coğrafya, tarih, etnoloji gibi birçok bilim dalından yararlanarak araştıran ve inceleyen bilim dalıdır. Türkçeye yanlış bir şekilde “kazıbilim” olarak çevrilmiş olsa da kazı, arkeolojik araştırma yöntemlerinden sadece bir tanesidir. Arkeoloji asıl olarak insanlığın kültürel geçmişini, kültürlerin değişimini ve birbirleriyle ilişkilerini inceler.

Arkeoloji,  Yunanca’daki ar(ch)ke/ eski, eskiden kalma ve logos/ bilgi, bilim, öğreti, öğretme, tanımlama, ortaya koyma kelimelerinden türer. Kelime anlamı olarak da “Eskinin -Bilgisi, -Bilimi,  Öğretisi, Tanımlanması ve Ortaya çıkarılması” anlamlarına gelebilir.

Konuya sadece merakı ve ilgisi olan bir kişiyim. Bu arada ülkemizde arkeoloji dendiğinde akla gelen ilk isimlerden biri olan Prof.Dr. Ekrem Akurgal hocayı 1980’li yılların ikinci yarısında görev yaptığı TMOK Olimpik Akademi Komisyonu’nda dinleme fırsatı bulmuştum.

BURSA VE ARKEOLOJİ

Gerilere gittiğimizde 4,5 milyar yıldır güneşin çevresinde dönen dünyamızda içinde yaşadığımız Bursa kentinde yaşamın başlangıcı milyonlarca yıl önceye dayanır. Bursa kentinin paleoantropolojik (fiziksel ya da biyolojik fosilbilim), antropolojik (insanbilim), arkeolojik ve tarihsel verileri, bu kentin binlerce yıllık ortak kültür mirasını ortaya koyar.

Bilimsel veriler Bursa Mustafakemalpaşa Paşalar’da günümüzden 15 milyon yıl önce küçük kemiricilerden, fillere, gergedanlara kadar zengin biyolojik çeşitlilik gösteren bir tekil faunaya (hayvan topluluğu) sahip olduğunu gösterir.

Paşalar’da ormanlık bir doğal ortamı gösteren bu türlerden Paşalar’a özgü bir fil türü bile bulunduğu görülür.

Prehistorik (Tarih Öncesi Dönem) döneme göz attığımızda son çalışmalarda Bursa yöresinde keşfedilen üç neolitik yerleşim alanında günümüzden 8500 yıl öncesine giden uygarlık izleri karşımıza çıktığı görülür.

Orhangazi yakınlarında bulunan Ilıpınar Höyük’te, Akçalar’da bulunan Aktopraklık Höyük’te yapılan çalışmalarda M.Ö. 6000 yılına kadar giden yerleşim alanları ve diğer yaşamsal materyallere rastlanır.

BURSA ARKEOLOJİ KULÜBÜ

Günümüzde Bursa tarihi anlatılırken genelde MÖ 700 yılına kadar gidilir. Halbuki yukarıdaki veriler göz önüne alındığında en az 8500 yıllık bir kültür mirasımız vardır.

İşte bu noktadan hareketle Bursa Büyükşehir Belediyesi Kültür Şube Müdürlüğü bünyesinde Prof.Dr.Mustafa Şahin hocamızın liderliğinde bir Arkeoloji Kulübü kuruldu.

Amaç sadece Bitinya, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemleri değil geçmişi 8500 yıl öncesine uzanan Bursa’da, somut kültür mirasımız ortaya çıkarmak. Bursa’nın bu noktada ulusal ve uluslararası platformda bir destinasyon olmasını sağlamak. Aynı zamanda bu tarihi değerlerimizin defineciler tarafından talan edilmemesi, tarihi değerlerimizin hepimizin ortak mirası olduğu noktasında bir farkındalık ve bilinç yaratmak.

Bu girişim arkeolojiye ışık tutacak Arkeoloji Günleri programını başlattı. Bu program kapsamında her ayın üçüncü çarşambası bir konuk Bursa’da olacak ve bize geçmişimizi anlatacak.

İLK ETKİNLİK

Etkinliğin ilk konukları, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan ve Prof. Dr. Harun Taşkıran oldu. Tayyare Kültür Merkezi’nde moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin’in yaptığı programda; Prof. Dr. Harun Taşkıran, ‘Karain Mağarası Kazıları ve Paleolitik Çağda Anadolu’, Prof. Dr. Mehmet Özdoğan ise ‘Şahinkaya Bulguları Işığında Bursa’nın Uygarlık Tarihi Açısından Değişen Önemi’ başlıklı sunum gerçekleştirdi.

Kültür Şube Müdürü Yusuf Sevinç, Bursa Arkeoloji Günleri’nin her ayın üçüncü Çarşamba günü düzenleneceğini belirterek, arkeolojiye ilgi duyan herkesi etkinliklere beklediklerini söyledi.

Önümüzdeki ayın konuğu ise Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr.Fahri Işık olacak. O bize “Anadolu’nun insanlık tarihi”ni anlatacak.

SON SÖZ

Bu gerçekten değerli bir çalışma. Bursa’nın adının duyulması hem de bir destinasyon olarak algılanmasına katkı koyacak bir girişim. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Prof.Dr.Mustafa Şahin hocamı kutluyorum.