Bursa’da bir grup insan 1962 yılında büyük bir turizm hareketine neden olacağı düşüncesiyle bir Bursa Festivali fikrini ortaya atar. O dönemin eski Demokrat Partilileri (1960 sonrası DP kapanmıştı), “Siyasiler Kayseri cezaevinde yatarken, ne festivali?” derken, bazı kesimler “Kadınlara tecavüz edilecek. Papazlar gelecek. Brezilya’daki karnavala dönüşecek.” şeklinde abartılı ve akıldışı sözler yayar.
Bunlar olup biterken Setbaşı Köprüsü yanındaki Bursa Turizm ve Tanıtma Derneği’nin bürosunda yoğun bir faaliyet vardır.
(Banu Demirağ’ın Festivalin Altın Yılı kitabından bazı notlar aktaracağım.)
Dönemin valisi ve belediye başkanı Enver Kuray’da bu çalışmalara destek verince İş Bankası Müdürü Haluk Aksu’nun liderliğinde CHP Bursa Milletvekili Sadrettin Çanga, Göçmen Çelebi, Orhan Erman, Mustafa Tayla, Hasan Alkoçlar, Ergun Kağıtçıbaşı, Necati Akgün, Memduh Üreyen(Unuttuklarım affetsin) gibi isimler gayri resmi bir komite olarak çalışmalara devam eder. Bu çalışmalara zaman zaman Bursa Barosu ve Bursa Emniyeti de destek verir.
7 Eylül -12 Eylül(Bursa’nın kurtuluşu) 1962’de ilk Bursa Festivali planlanır. Bu planlama sırasında bir İsrailli halk oyunları grubunun Ordu’ya gösteri yapmak için geldiği haberi alınır. Hemen Bursa’da Hahambaşı David Aseo ile ilişki kurulup, bu grubun festivale katılması için girişimde bulunur. Grup üyeleri Bursa’daki Musevi yurttaşlarımızın evlerinde ağırlanır. Grup gösteri yapacakları sahneyi (O zaman Kültürpark için tahtadan yapılmış bir sahne) görünce orada gösteri yapamayacaklarını söylerler. Yine Hahambaşı devreye sokulur ve böylece ilk Bursa Festivali’nde ilk ve tek yabancı konuğu İsrail halk oyunları ekibiyle yer alır.

60 YIL ÖNCE VE 60 YIL SONRA
Aradan 60 yıl geçer. 60. Bursa Festivali 13 Haziran’da başlar. Cumartesi günü bu festivalde dünyaca ünlü Kamançe (Kamança veya Kamançe, Azerbaycan, İran ve Türkiye’nin Doğu Anadolu Bölgesi’nde çalınan bir tür yaylı telli çalgıdır) ustası Mark Eliyahu’yu izledik. İsrail kökenli sanatçı Mark Eliyahu 1982‘de Dağıstan’da doğdu. 1989‘da, ailesiyle birlikte İsrail’e göç etti. Müziğe dört yaşında kemanla başlayan Eliyahu, lise yıllarında eğitim için gittiği Yunanistan‘da kamançe ile tanışıp hayran kaldı. Azerbeycan’a giderek Adalet Vezirov‘dan ders aldı. Tar ustası ve müzikolog olan babası Piris Eliyahu‘nun izinden gitti ve ona birçok çalışmasında eşlik eden sanatçının Voices of Judea isimli bir albümü var.
Mark Eliyahu bugün dünya müziği adı verilen, farklı kültürlerin müziğini içeren türün uluslararası alanda en üst seviyedeki isimlerinden biri. Eliyahu’nun kamançe üzerindeki hakimiyeti inanılmaz. Sahnede eşi benzeri olmayan tınılar üretiyor dinleyene uzak diyarlardan ezgiler sunuyor.
Sanatçının orkestrasındaki perküsyon sanatçısı Rony Iwryn ise bir kap içindeki suyla ve de kabak ile yaptığı solo performans dinleyenleri kendine hayran bıraktı.
Mark’ın konseri öncesi sahneyi Perdenin Ardındaki (Doruk Ereşter ve Direnç Kaçmaz)isimli grup aldı. Yeni jenerasyonun yakından tanıdığı grubun solisti Doruk Erester çok nitelikli bir sese sahip. Müzik uzmanı değilim ama sesi harika.
Konserde Mark Eliyahu, kamançesiyle Perdenin Ardındaki grubu solisti Doruk Ereşter ile Uzaklar ve Her Gece şarkılarına yaptığı Türkçe düetle sanatseverlere büyülü bir gece yaşattı.
Eliyahu ve Ereşter, 60 yıllık festivalde kendilerini Bursalılarla buluşturan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne ve Başkan Alinur Aktaş‘a teşekkür etti.
Evet, 60 yıl önce bir İsrailli Halk Oyunları Grubu ile başlayan festivalimizin ilk yabancı konukları, 60 yıl sonra yine İsrailli bir dünya çapındaki sanatçı Mark Eliyahu ile devam etti.

SON SÖZ
Dünyanın evrensel 3 dili vardır. Bunlar matematik, spor ve müziktir. Bu evrensel diller insanları buluşturur. Buluştukları alanda her türlü ayırımcılık ortadan kalkar. Dil, din, ırk, renk tekleşir.
Bu arada bu güzel konserin geçişinde ses ile ilgili yaşanan Perdenin Ardındaki grubunun ardından Mark’ın başlayacağı sırada 40 dakikalık sorun bizleri üzdü ve festivalimize yakışmadı.
Bakın sanat için bu ülkenin kurtarıcısı ve Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk ne diyor:
“Bu ülkeyi kılıçla kurtardık, sanatla yükselteceğiz.”
Sanata ve sanatçıya saygıyla.


