60. Uluslararası Bursa Festivali, Sibel Can konseri ile sona erdi. Öncelikle festivali organize eden Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) Başkanı Sadi Etkeser ve yönetim kurulundaki çalışma arkadaşlarına; BKSTV Genel Sekreteri Fehim Ferik ve ekibine; festivale destek veren Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş ve arkadaşlarına; festivale maddi kaynak yaratan sponsorlara ve de festivali izleyen Bursalı sanat ve kültüre gönül verenlere teşekkür ediyorum.

Festivali nerede ise 40 yıldır izliyorum. Bir uzman sıfatı ile değil sanata ve kültüre önem veren sade bir vatandaş sıfatı ile bazı değerlendirmelerde, övgülerde ve eleştirilerde bulunacağım.

İYİ NOTLAR
Öncelikle ekonominin zorda ve enflasyonunun doruklarda olduğu bir ortamda bu işi bir neden bulup, ötelemek veya ertelemek yerine hayata geçiren BKSTV’nın gönüllü ve profesyonel kadrolarını unutmamak lazım.
Geçtiğimiz yıllarda açılış konserinde –Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası da dahil olmak üzere- belediye başkanı gelecek diye beklettiğimiz açılışların, bu yıl Alinur Aktaş’ın açılış öncesinden yerini alması ile zamanında yapılması -yani olması gibi olması- güzeldi.

Daha önceki yıllarda da yaşanan -hatta Özer Matlı’nın BKSTV Başkanlığından istifa etmesinin en önemli sebebi- bu yıl da olan valiliğinin, sesin kısılması konusundaki uyarıları ile ortaya çıkan krizi çözen ve fırsat buldukça festivali izleyen AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan’ın tavrı önemliydi.
Nedeni ise basit. İnsanlar ekonomik yönden bunalma ve patlama noktasına gelmiş; siyasetin çirkin ve seviyesiz dilinden, her gün ortaya atılan iddialardan kafayı yemiş durumda. Burada insanların bir zaman diliminde de olsa rahatlayacakları, uzun zamandır unuttukları eğlenmeyi yaşayacak bir ortam var. Festivale teşekkür etmek yerine, sesten şikayetçi olmak garipti.
Ve de festivalde insanlarımız 4-5 kat fazla para ödeyerek izleyebilecekleri sanatçıları ucuza izleme olanağı buldular. Bu fark sponsorların desteklerinden sağlandı. Bu festival BKSTV aracılığıyla sağlanan sponsorların en fazla katkı koyduğu festivaldi. Bütçenin yarıdan fazlası sponsorlarla sağlandı.

İYİLEŞTİRME NOTLARI
Öncelikle belirteyim. Bir kurumun en önemli yeri tuvaletidir. Tuvaletinin düzeninden kurum hakkında bilgi alırsınız. Festival boyunca tuvaletler rezaletti. Erkekler kısmında tüm festivalde 6 lavabonun, 3’nün içinde “Arızalı” kağıdı bulunuyordu.
Koltuk numaraları düzenli değildi. Tekrarlanan numaralar vardı. Bu da tartışmalara yol açtı. Yağmurlu günün akşamı koltuklar silinse de mutlaka izleyicilere girişte en azında bir basit oturmalık verilmeliydi.
Bu iki sorunun temel nedeni ise “Koltuklar değişecek, değişmeyecek. Açıkhava bakıma girecek, girmeyecek.” konularının bir Arapsaçına dönmesi ve bir türlü netleşmemesi.
Festivalde çeşitli nedenlerle erken kalkmak zorunda kalan insanların sanatçıların önünden geçerek protokol kapısından çıkması hoş değildi. Başka kapı açık bırakılmalıydı.
Saatinde başlayan birkaç etkinlik dışında çoğu gecikmeyle başladı. Bu zaman kültürü oturtulmalı ve gerekirse başlama saatinden sonra içeriye insan alınmamalı. Hele hele Merinos AKKM’deki Özbekistan bale gösterisinin 20 dakika geç başlamasını anlamak mümkün değildi.
Festival sırasında diğer etkinliklerin görsel duyurularında aynı sanatçı aynı tanıtım içinde farklı iki gün de görülüyordu.(Hadise’nin anonsu).
Bir sponsor firmanın tanıtım filminde kelime hatası vardı. Olabilirdi ama festival boyunca düzeltilmedi. Bazı sanatçılar nerede ise sahne alırken bile tanıtım filminin dönmesi hoş değildi.
Gelelim ses konusuna. Festivalin başladığı ilk günde belediye başkanın konuşması sırasında başlayan ses patlamalarını festival boyunca dinledik. Hele hele proje programlarda (iki ayrı sanatçının sahne aldığı) ara vermeden ses düzeni ve sahne düzeni değişikliği yapmanın yanlış olduğunu 45 dakika bekleyerek, herhalde bunu yapanlarda öğrendi. Ayrıca sahne alan sanatçılar sesten nerede ise her konserde şikayet etti. Bu sorun tonmayster sorunu muydu, teknik sorun muydu, organizasyon sorunu muydu? onu bilmem. Ama iyileştirilmesi gereken en önemli konuydu.
SON SÖZ
Evet, Bursalılar özellikle ulusal ve uluslararası bazdaki Bursa firmaları, Bursa Festivali’ne daha fazla sahip çıkmalı.
Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı desteklenmeli ve bu yapının içinde önemli markalarımız yer almalı.
Böylece vakıf aynen İKSTV’de olduğu gibi kendi kendine bir festivali döndürür hale gelmeli. Bu destek verecek firmaların siyasi tereddütlerini de ortadan kaldırır.


