Günümüzçağdaş Türk resim sanatının önemli isimlerinden biri de Gülsün Erbil hocadır. Kendisi sayısız öğrenci yetiştirdi. Çok sayıda kişisel sergi açtı ve karma sergilere katıldı. Ayrıca Bodrum Bienali‘ni de hayata geçiren kişidir.

Bu değerli sanatçımızın ülkemizin sanat tarihine kattığı bir başka değer de 29 Ekim 2002 tarihinde çeşitli disiplinlerden 54 sanatçının katılımıyla Galeri X‘in İstanbul Galata’daki sergi salonunda “Ekim Geçidi” adlı sergidir.Artık geleneksel hale gelen ve çeşitli illerde öğrencileri, dostları tarafından sahiplenip, sürdürülen bu sergiler, özünde Cumhuriyete ve Atatürk’e olan tutkunun, minnet borcunun bir ifadesi olarak hayata geçti.

Ekim Geçidi sergilerinin isim annesi ise sanatçı ve şair olan Yeşim Ağaoğlu’dur. Bu yıl 21. si gerçekleştirilen sergiler çeşitli illerde hayata geçirilmekte ve her yıl yeni iller katılmaktadır.

EKİM GEÇİDİ BURSA SERGİSİ

Bu yıl yirmi birincisi 30 ilde yapılan ve üç binin üzerinde plastik sanatların çeşitli disiplinlerinden gelen sanatçıların (resim, heykel, seramik, enstalasyon, video, performans, vb.) katılımıyla adeta bir sanat geçidi olacak.

Bursa‘da Ekim Geçidi’nin on birincisi Ayfer Demircioğlu’nun çalışmalarıyla gerçekleştiriliyor.

Sergiyi 20-28 Ekim 2022 tarihleri arasında Bursa Tarihi Irgandı Sanat Köprüsü – Irgandı Resim Atölyesinde izleyebilirsiniz.

SERGİDE KİMLER VAR?

Bu yılki Bursa Ekim Geçidi’nde şu sanatçılar yer alıyor:

“Adviye Bal, Ahmet Uzuner, Akife Dekeli, Arzu Karayel, Ayfer Demircioğlu, Ayşe Canan Oğan, Bahri Genç, Belkıs Şenoğulları, Berrin Buzcular Yılmaz, Birgül ÖzçelikçiTaşören, Burçak Yazıcı, Cengiz Çelik, Cengiz Uğur, Ceyhan Özer, Çiğdem Saçkavrayan, Çiler Belen, Ece Ergüzel, Eda Çığırlı, Eda Yıldız, Emel Uzuner, Ertuğrul Doğru, Evrim Sırmalı, Faik Agaev, Figen Gürsoy, Gamze Duman, Gülçin Öztanaş, Gülser Aktan, Gülsün Erbil, Gülten Bahar, Halide Okumuş, Halim Çeliker, Hüseyin Rüstemoğlu, Işık  Tüzüner, İbrahim D. Tavlıbıyık, Kemal Topçu, Mehmet Emin Kayserili, Memduha Satır Kayserili, Muhsin Bilyap, Mustafa Dileköz, Muzaffer Gencer, Nagihan Ergiyen, Nevhiz Tanyeli, Nevin Güven, Nilgün Solakozlu, Nilgün Şener, Nuri Sezer, Onur Ayangil, Özlem Caymazbaşköy, Raziye Kuzucuoğlu, Sabahattin Şen, Sedat Kumova, Serdar Kipdemir,Serpil Şenel, Sibel Okumuş Toros, Şaban Okan, Şebnem Altuntaş, Şüheda Yalçın, Tolga Şenol, Yunus Emre Çelik, Zehra Başeğmez, Zeliha Sezgin, Zerrin Kehnemuyi.”

GÜLSÜN ERBİL KİMDİR?

Sanatçı İzmir‘de dünyaya geldi. 1971‘deDGSA’yı bitirdi. 1983-1984 yılları arasında Londra Üniversitesi Goldsmith’sCollege‘de seramik yüksek lisansı yaptı ve ardından 1993-94 yılları arasında tekstil yüksek lisansını tamamladı.

1998‘de New York Harlem‘de Gallery X’i, 2002 yılında ise İstanbul Beyoğlu‘nda Galeri X‘i kurdu. 1977‘den beri de Mevlana felsefesinden esinlenerek dünya sanatına ve Türk sanat tarihine “Mistik Döngülü” yapıtlar sunmaktadır.

Soyut resmin kavramsal temsilcilerindendir.

SON SÖZ

Sanat sözcüğü genelde görsel sanatlar anlamında kullanılır. Sözcüğün bugünkü kullanımı, batı kültürünün etkisiyle, İngilizcedeki ‘art’ sözcüğüne yakın olsa da halk arasında biraz daha geniş anlamda kullanılır. Gerek İngilizce’deki‘art’(‘artificial’ = yapay), gerek Almanca’daki‘Kunst’(‘künstlich’ = yapay) gerekse Türkçe’dekiArapça kökenli ‘sanat’(‘suni’ = yapay) sözcükleri içlerinde yapaylığa dair bir anlam barındırır.

Tarihe göz attığımızda ilk toplumlarda sanatın büyüden ortaya çıktığı öne sürülür. Mağara duvarına avlanmak istedikleri hayvanın resimini çizerler. Yapılan resim ve heykeller büyüsel amaçlar için kullanılır.

1945‘li yıllarda gazeteler sekiz sayfa çıkar. Ama daha çok edebiyat ve makalelere yer verilir. Şiir, resim, sinema, tiyatro sayfası da vardır. Hollywood‘dan sanatçılarla yapılan röportajlar yer alır. Tiyatro ve oyun tanıtımlarına ağırlık verilir.

Ülkemizde ilk defa Vatan gazetesi 1953 – 1956 dönemince ”sanat yaprağı” isimli bir sanat eki yayınlar.

Eğitim yaşantımıza göz attığımızda sanatla ilgili sadece “Sanat sanat için midir; sanat toplum için midir?” tartışması aklımızdadır.

Gerçek bağlamda sanatçılar gördüklerini ve hissettiklerini inşa edenlerdir. İşte bu beraberinde özgünlüğü getirir. Çünkü, bizlerin görmediğini/göremediğini sanatçı görebilir. Burada sanatçı o göremediğimizi bize de duyumsatmaya çalışır. Belki biz bakarız nesneye; ama o davranıştaki güzelliği yahut o davranıştaki çarpıklığı, çirkinliği göremeyiz; ama sanatçı duygusaldır görür ve yansıtabilir.

Özünde sanat güzeldir. Sanatçı bize güzelliği sunar. Burada sanatçı bize sadece güzelliğin güzelliğini sunmaz. Acının, kederin, çirkinliğin, aldatılmanın, hırsın v.d. insani duyguların ve gerçeklerin hepsinin güzelliğini sunar. Bir acı en güzel biçimde öyle anlatılır.

Sonuçta sanatçı bir aynadır. Yüzümüze göremediklerimizi, önemsemediklerimizi yansıtır. Bunun için onun cam levhaların bir yüzünün ince bir gümüş tabaka ile sırlanmasına ihtiyacı yoktur. O burada çeşitli araçları kullanır. Kimi zaman sesini, kimi zaman notaları, kimi zaman renkleri, kimi zaman taşları, kimi zamanekranı, kimi zaman bunları karmalayarak ve/veya başka enstrümanları kullanır.

O nedenle ben hepsinin önünde saygıyla eğiliyorum. Bursa Ekim Geçidi’ni 11 yıldır sürdüren sanatçı Ayfer Demircioğlu’nun özelinde emeği geçen, katkı koyan ve eser gönderen herkes ile oraları boş bırakmayan tüm sanatseverlere sevgi, saygı ve sağlık dileklerimi iletiyorum.