Yeni bir yıla, her Türk vatandaşı için özel bir yıla, Atamızın emaneti olan Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına başlıyoruz.
Önce tarihimizden ders çıkarmak için kısa bir anımsatma yapıyorum…
****
Bir asırlık Cumhuriyet deneyiminizde, rasyonellik ve bilimden uzaklaşmanın; dogmanın peşinde koşmanın; din satmanın; kadınları ikinci sınıf vatandaş görmenin; kız çocuklarına bile cinsel gözle bakmanın; hukuk ile oynayarak adaletsizliğe yol açmanın; hukukun gücünün değil, gücün hukukunu anlatan televizyon dizilerinin; niceliğe takılıp, niteliği atlamanın; devletin nerede ise tüm kademelerinin itibarını yitirmesinin; liyakatın yerini sadakata bırakmasının; süreçlere değil, sonuçlara takılı olmanın; akıl, bilim ve çağdaşlıktan uzak bir eğitim sistemi uygulanmasının bizi nerelere getirdiğini öğrenmiş olmamızı diliyorum.
Lütfen kendimize balık hafızalı dedirtmeyelim. Çünkü balıkların 4-5 saniyelik hafızaları vardır. Sonra her şeyi unuturlar.
****
Şimdi gelelim bugüne ve yeni yıla bir güzellikle başlayalım. Geçenlerde SÜTAŞ Yönetim Kurulu Üyesi ve SÜTAŞ Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Duygu Yılmaz, güncel ve dillere pelesenk olmuş deyimle bu “yerli ve de milli” gururumuzun 2021 Sürdürülebilirlik Raporunu açıkladı.

Geçtiğimiz yıl sizinle 2020 yılı sürdürülebilirlik raporunu da paylaşmıştım.
Önce nedir bu “Sürdürülebilirlik raporu” sorusunu yanıtlayalım:
“Sürdürülebilirlik raporları, şirket proje ve faaliyetlerinin, çevreye ve insan yaşamına zarar vermeyen ve enerji kaynaklarını dengeli şekilde kullanacak bir çalışma sistemine sahip olduğunu tescilleyen raporlardır.”
Bu raporu patron oturup, kendisi yazmaz. “Sürdürülebilirlik raporu nasıl yazılır?” sorunun da yanıtı şu:
“GRI (Global Reporting Initiative/Küresel Raporlama Girişimi), kuruluşların sürdürülebilirlik raporlaması yaparken yararlandığı kılavuz bilgileri, ilkeleri ve standartları yayınlar. Günümüzde neredeyse tüm şirketler, raporlama çalışmalarını GRI’nın yayınladığı standartlara göre yapıyor.”
RAPORDAN BİR KAÇ ÇARPICI NOT
Şimdi “Tamam anladık. SÜTAŞ Sürdürülebilirlik Raporunu yayınladı. Bu bizim ne işimize yarar ki?” sorusuna rapordaki bazı rakamlarla yanıt vermek istiyorum:
“SÜTAŞ üretim tesislerindeki toplam elektrik ihtiyacının yüzde 80’ini çiftliklerinin gübreleri ve fabrikalarının organik atıklarından karşıladı.
2021’de sera gazı emisyonları bir önceki yıla göre yüzde 11’lik düşüş gösteren SÜTAŞ’ın yenilenebilir enerji üretirken salımını önlediği sera gazı miktarı, üretim faaliyetleri sonucu oluşan sera gazı miktarından yüzde 117 fazla oldu.
Biyogaz tesislerinin kurulduğu 2013 yılından bu yana toplam 38 milyon ağacın yaptığına eşdeğer sera gazı salımı engellendi.
SÜTAŞ’ın tarlalara kazandırdığı organik madde miktarı, 2020 yılında 33 bin ton iken 2021’de yaklaşık 42 bin tona ulaşmış durumda.
2021 yılı verilerine göre 593 sözleşmeli üretici ile yaklaşık 34.000 dekar arazide de sözleşmeli yem üretimi gerçekleştiren SÜTAŞ, toplamda 170 bin ton kaba yem tedarik ederek üreticilerine 61 milyon TL ödeme yaptı.
SÜTAŞ ayrıca süt üreticileri ile birlikte çalışarak bilgilendirmeler, denetimler ve doğru yem yönlendirmeleri yaparak verimliliklerinin bir önceki yıla göre yüzde 6,3 artmasını sağladı. Süt üreticileri, 2021 yılında 802 milyon litre süt karşılığı 2,6 milyar TL düzenli gelir elde etti.”
DUYGU YILMAZ NE DEDİ?
SÜTAŞ’ın 2025 hedefleri doğrultusunda yürüttüğü faaliyetleri ve 2021 yılı sürdürülebilirlik performansını kamuoyu ile paylaşmaktan mutluluk duyduklarını dile getiren SÜTAŞ Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Duygu Yılmaz özetle şunları söyledi:
“2021 yılı, Covid-19 pandemisinin günlük hayatımıza etkilerinin belirli bir ölçüde kontrol altına alındığı bir yıl oldu. Ancak ortaya çıkardığı geri döndürülemez sonuçlarını hep birlikte deneyimlemeye devam ediyoruz. Pandeminin belirsizliği, 2022’nin ilk aylarında yanı başımızda gelişen savaş ile birleşince enerji ve gıda arzının ne kadar kırılgan bir yapıda olduğu daha net görüldü.
Bunun sonucunda tarım ve gıda sistemlerinin dönüşümü, dünyanın sürdürülebilirlik ajandasında iklim değişikliğinin yanında daha güçlü biçimde yer almaya başladı. Ne mutlu ki hem arz güvencesi ve hem de tedarik zinciri entegrasyonu sağlayan “Çiftlikten Sofralara” iş modelimiz, tüm bu belirsizlikler ve değişimlerin içinde faaliyetlerimizi kesintisiz sürdürebilmemizi sağlıyor. Özünde sürdürülebilirlik olan iş modelimizle her gün çevreye, topluma ve bireylere katkı sağlamaya devam ediyoruz.
Yenilenebilir enerji kullanımını artırmayı planlıyoruz. SÜTAŞ, bu amaçla güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarına da ağırlık verdi. Doğu-Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi, Bingöl Entegre Tesisleri’nde 1 MW gücündeki hibrit GES yatırımını Ocak 2023 itibarıyla devreye almaya hazırlanıyoruz. Tire, Aksaray ve Bingöl tesislerindeki çiftliklerinin ve fabrikalarının çatılarına GES kurmak üzere çalışmalara başladık.
10 MW GES yatırım hedefini 25 MW’a yükselten SÜTAŞ, ısı enerjisi ihtiyacının yüzde 50’si kadar yenilenebilir enerji üretmeyi hedefliyor.
Ayrıca gelecek nesillerin yeterli, sağlıklı ve kaliteli gıdaya erişimini sağlamanın ve tarımı sürdürülebilir kılmanın yolunun onarıcı tarım olduğuna inanıyoruz. Ürettiğimiz organik ve organomineral gübreyi yem bitkileri yetiştirilen tarlalardaki toprağın organik yapısını iyileştirmede kullanıyoruz. Böylece hem ürün verimini hem de toprağın karbon tutma kapasitesini artırmayı amaçlıyoruz.”
SON SÖZ
Burada nerede ise tamamen dışa bağımlı olduğumuz enerji konusunda ve bize emanet edilen dünyaya karşı sorumluluğumuzda da üstümüze düşenler olduğunu görüyoruz.
Ticari ve hukuki bir zorunluluğu olmadığı halde tüm sanayiye model olacak bir şekilde geliştirdiği “Çiftlikten Sofralara” Entegre İş Modeli ile “Bireylerin sağlığı ve mutluluğuna”, “Toplumun gelişimi ve refahına”, “Çevrenin sürdürülebilirliğine” katkıda bulunan SÜTAŞ’a teşekkür ediyorum.
İyi ki varsın, SÜTAŞ ve Yılmaz Ailesi.


