Kentimizde BUSİAD’dan sonra kurulan ikinci SİAD olan GESİAD (Genç Sanayici ve İş İnsanları Derneği), çarşamba günü genel değerlendirme toplantısı düzenledi. 21 Aralık 2019 tarihinde gerçekleştirilen 13. Olağan Seçimli Genel Kurul sonucunda yönetim kurulu başkanlığına seçilen Murat Kaya dönemine göz attığımızda şunları görüyoruz.
İlk organizasyonlarını 24 Ocak 2020 tarihinde GESİAD üyeleriyle birlikte ANITKABİR’i ziyaret ederek yaptılar. Şubat 2020 tarihinde GESİAD 600 m2’lik toplantı salonu bulunan yeni merkezine taşındı. Sinerji Toplantıları’na etkin biçimde devam edildi.
Pandemi dönemine rağmen üye firma ziyaretleri aksatmayarak sürdürüldü. 17 Kasım 2021 tarihinde Almira Hotel’de geniş katılımla 30. yıl balosu gerçekleştirildi. Pandemi döneminde, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Hastanesi’ne çamaşır ve kurutma makinesi desteğinde bulunuldu.
GESİAD 30. yıl söyleşileri kapsamında TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan ağırlandı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş bir kez telekonferans, bir kez de fiziksel katılımlı toplantı ile konuk edildi. Ankara’da siyasi parti genel başkanları ve çeşitli protokol ziyaretlerinde bulunuldu.
GESİAD üyeleri ve aileleriyle birlikte Mardin, Gaziantep ve Hatay gezileri gerçekleştirildi. Mete Yarar, Prof.Dr.Acar Baltaş, Doç.Dr. Cihat Yaycı’nın konuk olduğu Sinerji Toplantıları yapıldı. Sektörel Komiteler oluşturuldu ve belirli takvimlerde dernek merkezinde sektörel toplantılar gerçekleştirildi. Aklımızda kalanlar bunlardı. Kuşkusuz daha birçok aktivite yapıldı.

KİMLER VARDI?
GESİAD’ın Almira Otel’deki toplantısında Başkan Murat Kaya dışında şu isimler vardı:
“Başkan Yardımcıları Tolga Papatya, Ömer Savaş Karagöz, Otomotiv Komitesi Başkanı Mustafa Samancı, Tekstil Komitesi Başkanı Orhan Aksakal, İnşaat Komitesi Başkanı Fatih Kutlucan, Makine ve Robot Teknolojileri Komitesi Başkanı Berkant Arseven, Turizm Komitesi Başkanı Fırat Yıldız, Eğitim ve Hukuk Komitesi Başkanını temsilen Cem Ağ ve Hizmet Komitesini temsilen Recep Dönmez.”

MURAT KAYA NE DEDİ?
Toplantıda GESİAD Başkanı Murat Kaya özetle şunları söyledi:
“Covid-19 pandemisinin devam eden etkileri, Rusya ile Ukrayna arasında 1 yıla yaklaşan sıcak savaş, global tedarik zincirinin bozulmasından kaynaklanan hammadde sıkıntıları, gelişmiş ülkelerde yaşanan yüksek enflasyon ve durgunluk beklentisi gibi sebepler ülkemizi de yoğun bir şekilde etkiledi.
Haliyle, 2022’yi en hafif anlatımıyla zor bir yıl olarak geride bıraktık ve yalnız bırakıldık. Çeşitli sorunlar yaşadık. Özetlersek; sanayi sektörümüzün krediye erişimindeki sorunlar, Maliyetlerdeki artışlar, Kurun rekabetçi olmaktan uzaklaşması, Büyük pazarlarımızdaki resesyonist eğilimler ve yavaşlayan dış talep. Bu nedenlerle çoklu bilinmezler ile karşı karşıya kaldık.
Yüksek enflasyon nedeniyle girdi fiyatları öngörülemez ölçüde yükselmiş ve bu yükseliş aynı oranda fiyatlara yansıtılamadığı için sektörleri sıkıntıya sokmuştur. Personel maliyetlerinin artması kalifiye personel teminini zorlaştırmıştır. Artan maliyetlere karşın döviz kurlarının baskılanması, parite etkisi ve dış talepteki yavaşlama nedeniyle ihracatçının kârlılığı düşmüştür. Yüksek vergi oranları da en önemli sıkıntılardan biridir. Ödeme vadelerinin uzamasından dolayı nakit akışı yavaşlamıştır. Bankalar nezdinde kredi tahsisi konusunda karşılaşılan sıkıntılar mevcuttur. Kalifiye eleman sıkıntısı başlı başına sorun olmaya devam etmektedir. 2022 yılı muhtemelen kayıtlara, 2000 ve 2009 krizleri ile 2020 pandemisinin ardından son 30 yılın en düşük büyüme yılı olarak geçecek.
Küresel ekonomiye ilişkin riskler ve belirsizlikler çok yüksek. Türkiye ekonomisi açısından da 2023’e, düşmekte olsa da hâlâ çok yüksek olan bir enflasyon oranı, büyümede yavaşlama, dış açık ve kamu açığında artış ile girdik. Biz üreten, katma değer sağlayan, ihracat yapan ve istihdam oluşturan genç müteşebbisler, önümüze bakmak istiyoruz.
2023’te ekonomi yönetiminin ana gündem maddesi her durumda enflasyon ile mücadele olmalıdır. Enflasyonist ortamdan mümkün mertebe uzaklaşılması gerekiyor. Üzerindeki baskının gevşetilerek döviz kurunun üretebilir ve rekabet edebilir seviyeye gelmesi sağlanmalıdır. Devletimizin ihracatçıların üzerindeki maliyet baskısını hafifletecek önlemleri alması büyük önem taşımaktadır. Finans kuruluşları bugünkünden daha uygun koşullarda krediye ulaşımın önünü açmalıdır. Kötü gün dostu olduklarını göstermeliler ki, reel sektör de iyi günlerde finans kesiminin yanında olsun. Tekrara düşmek istemiyorum ama, meslek liselerinin memleket meselesi olduğu gerçeğini göz ardı etmememiz gerekiyor. Yetişmiş iş gücüne ancak ve ancak bu şekilde ulaşabilir ve zorluk yaşamayız.
Biz GESİAD olarak her zaman siyaset dışı kalmayı kendimize düstur edindik. Seçimleri demokrasinin şöleni olarak görmekteyiz. Bu bağlamda, 2023 yılında gerçekleştirilecek seçimlerin memleketimize ve iş dünyasına hayırlar getirmesini temenni ediyoruz. 2023 yılı ülkemiz için çok özel ve anlamlı bir yıl. Diliyorum ki, cumhuriyetimizin 100. yıldönümüne yakışır bir yıl yaşarız.”
SON SÖZ
STK’lar gelişmiş demokrasilere uzanan yolculukta değerlidir. Özellikle gönüllü olanlar ve de siyasete bulaşmamış, basamak olarak kullanılmamış olanlar daha da değerlidir.
GESİAD’a başkanları Murat Kaya özelinde tüm üyelerine başarılar diliyorum.


