Celal Beysel hem Bursa hem de ülkemiz iş dünyasının yakından tanıdığı bir isim. Kendisi BUSİAD eski başkanı, kuruculuğunu yaptığı MAKSİFED (MARSİFED) kurucu başkanı ve yine kuruculuğunda bulunduğu TÜRKONFED’in ikinci başkanı.

Deprem sonrası Celal Beysel’in telefonu çalar. Arayan TÜRKONFED başkanıdır. Hatay’a depremzedeler için bir kamp kuran Kartal Belediyesi’nin bu kamp alanında kullanılmak için seyyar tuvalet talep ettiğini söyler. Ve bu konuda kendisinden ricacı olur.

(Celal Beysel’in şirketi Floteks 1999 depreminde de o bölge için seyyar tuvaletler üretmişti.)

Bu talep üzerine Celal Beysel fabrikasında o zaman yapılan seyyar tuvaletlerin kalıplarını buldurur. O kalıplar temizlenir ve kullanılacak hale getirilir. Ve Kartal Belediyesi’ne daha doğru bir deyimle deprem bölgesine bir TIR dolusu (18 adet) seyyar tuvalet hibe edilir. Bunlar TIR’a yüklenir ve Hatay’a gitmek üzere cumartesi günü yola çıkartılır.

Bilindiği gibi deprem bölgesinde özellikle en çok sıkıntısı çekilen konulardan biri de tuvalet konusuydu. Bu konu temel ihtiyacın dışında özellikle hijyenik açıdan da çok önemli.

Deprem bölgesine sade vatandaşımızdan, sanayicimize; akademisyeninden, hekimine kadar her noktada büyük bir destek verildi. Elbette yeterliliği ve zamanlaması konuşulabilir. Ama bu yardımlar çok değerliydi. Bugüne kadar özellikle o şunu gönderdi, bu bunu gönderdi konusuyla ilgili yazı yazmadım.

Ama bu konu butik bir konu. Belki de bunlar önceden hazırlanılıp, eğer yerel yönetimler tarafından depremdeki toplanma alanları imara açılmadıysa o bölgelerde, deprem konteynırı ile birlikte bulundurulmalı. Bu nedenle ben Celal Beysel’e ve Floteks’e teşekkür ediyorum.


BEYSEL’İ ÜZEN DİALOG


Celal Beysel’in TÜRKONFED’in ricası üzerine hemen bu konuda elemanlarını harekete geçirir. Ama bu süreç içinde onu çok üzen bir olay da gerçekleşir. Bir arkadaşı o belediyenin hangi partiden olduğunu sorunca Celal Beysel şaşkına döner.

Bilmediğini ama bunun deprem bölgesine yapılacak yardımla ne ilişkisi olduğunu sorar ve üzüntüsünü dile getirir.

Bu bizleri yöneten ve bizleri yönetmeye talip olan siyasi hareketlerin bizleri ne oranda kutuplaştırdığının somut bir göstergesidir. Ayrıca bu konu ile ilgili olarak Bursa’da bir ilginç olay daha yaşanır ama bunu şu anda bu satırlarda yazmıyorum. Şu anda zamanı değil. Zamanı geldiğinde onu da bu satırlarda dile getireceğim.


SEYYAR TUVALETLER


Floteks‘in ürettiği Plastik Seyyar Tuvaletler 1.20x 1.20 x 2.20 ölçülerinde. Alttan forklift ile ya da üstteki kaldırma gözlerinden bağlanıp vinç ile kaldırılabiliyor. Toplam ağırlık 100 kg civarında. Bir adet 150 litrelik pis su deposu bulunuyor. Bu depo arzu edilirse arkada en alt noktadaki 10 cm çaplı çıkış vasıtasıyla septik kuyu/ septik depo/ kanalizasyon giderine bağlanabiliyor. Her tuvaletin dışarıdan doldurulan 60 litrelik su deposu ve ona bağlı

bir el yıkama, bir taharet musluğu var. 60 litrelik depo şamandıralı, şebeke suyuna bağlanabilir ya da manuel olarak doldurulabilir. Tuvaletlerde bir de pisuar mevcuttur. Kanalizasyon/ septik bağlantı istenmezse çıkışın kapatılması ve vidanjör ile temizlik hizmeti verilmesi gerekiyor.


SON SÖZ      


Türkiye deprem ile birlikte bir anda kenetlendi. Nerede ise her şirketimiz, her STK’mız (ortalarda deprem döneminde görünmeyen, farklı dönemlerde farklı olumsuzluklarla anılan, bazı STK, vakıf veya farklı isimlerdeki toplulukları buraya katmıyorum), her insanımız elindeki olanaklar, elindeki malzemeler ve imkanı nispetinde maddi ve ayni yardımda bulundu. Bu yardımlarla ilgili çeşitli konularda, organizasyonel eksiklikler veya yetkili konumda görülen ama karar vericiliği olmayan insanlar yüzünden yaşananları bir kenara koyuyorum.

Bu noktada ben herkese şahsım adına teşekkür ediyorum ve minnetlerimi iletiyorum. Zor günümüzde düşman diye adlandırdığımız yanımızda olan ülkelere, destek veren her ülkeye teşekkürlerimi ve minnetlerimi iletiyorum.

Bir notum da AB ile ilgili. 21 AB ülkesi 32 arama kurtarma ve 6 sağlık ekibi gönderdi.Toplamda 1651 kurtarma görevlisi ve 106 arama köpeği hayat kurtarmak için seferber oldu.İnsanların hayatlarını kurtarmak için yorulmadan çalışan tüm ülkelere, insani yardım ortaklarına ve acil durum müdahale ekiplerine bir kez daha teşekkürler.

Türkiyem aklın yolu birdir. Bilim ve rasyonellikten kaçmayalım. Bilgi ve eğitimin ne oranda önemli olduğunu bir kez daha gördük.