Ne İsa’ya ne Musa’ya yaranıldı!

Siyasi partilerde liste muhabbetleri sona erdi. Ak ve kara netleşti. Bursa özeline baktığımızda siyasi partiler genel anlamı ile teşkilatlarını ve de tabanlarını hayal kırıklığına uğrattılar.

Buna şu özdeyişimiz çok yakışıyor:

3.5 milyonluk bir kentte adam bulamamak, adam ithal etmek, bana göre anlaşılır değil. İnsanların sadece liderleri geldiğinde görebileceği, bir de lütfederlerse Bayram kutlamalarında görebilecekleri, kenti bilmeyen, kentin demografik yapısına hakim olmayan, hele hele siyasi deneyimleri de hiç olmayan(bazı isimler için yazıyorum) isimlerle neden yola çıkılmak istenir?

BURASI BURSA  

Burası Bursa.

Burası bu ülkenin en fazla ihracat yapan zaman zaman ikinci veya üçüncü kenti.

Bu kent dış ticaret açığı vermiyor.

Dış ticaret fazlası veriyor.

Bu kent Avrupa standartlarında bir çok alanda üretim yapma, istihdam sağlama kapasitesine sahip.

Bu kentte kilogram başına düşen ihracat rakamı ülke ortalamasının kat be kat üzerinde.

Koca 3.5 milyonluk Bursa kentinde 20 tane dünya görüşünüze uygun adam bulamadınız mı?

Bu kent merkezi bütçeye sağladığı katkıdan yeterince pay almaz.

Bu kentte farklı dünya görüşlerine sahip nice nitelikli insan var.

Bu kent sürekli üretiyor.

Bu kent sürekli katma değer yaratıyor.

AYAĞINIZA SIKMAK

Tabiri maruz görün “Kendi ayağına sıkmak” diye bir tabir vardır.

Siz değerli karar vericilere hiç mi akıl veren insan yoktur?

Siz değerli karar vericilerin çevresinde öbeklenmiş çeşitli sıfatlarda bulunan insanlar içinde hiç mi sizlere doğruyu söyleyen yoktur?

At gözlüğü ile baka baka ülkenin geldiği hal ortada. Kutuplaşmış, birbirini bir kaşık suda boğacak, neyin peşinde koştuğunu bilmeyen, bilgi sahibi olmadan fikir üretmeye çalışan, cahilliğin her boyutta olduğu, bir toplum yaratıldı.
Bunu kim yarattı?

Kim yaratacak iktidar ve muhalefet birlikte yarattı.

Bu kimin işine yarıyor?

Çevremizde ve içimizdeki düşmanların işine yarıyor. Bir toplum ancak bu kadar kırılabilir, bir toplum ancak bu kadar değerlerini yitirebilir, bir toplum ancak bu kadar düşmanlarının yapmak istediklerini kendi kendine yapabilir.

AKILDAN UZAKLAŞMAK

Adına demokrasi denilen bir oyunu iktidarı da muhalefeti de oynuyor. Kendi içlerinde demokrasileri olmayan partilerimiz ülkeye demokrasi vadediyor.

Aklımızla oynamayın.

Akıldan gittikçe uzaklaşıyorsunuz.

SON SÖZ

Son söz mü istiyorsunuz.

Bu kentin demografik yapısına uygun ve bu kentte yaşayan insanlar istiyoruz.

İktidarı da muhalefeti de kentin kolay ulaşabildiği ve kent için bir şeyler yapmaya çalışan mevcut bazı milletvekillerini liste dışında bıraktı.

Bu kentin akla ihtiyacı yok.

Bu kentin yönlendirilmeye ihtiyacı yok.

Biz yeter ki hakkımız olanı alalım.

Sevgili partiler yolunuz yanlış.
Kuşkusuz sözüm iktidar alternatifi partilere/ittifaklara.

Sizden beklenen sadece “Sezar’ın hakkını Sezar’a; İsa’nın hakkını İsa’ya” vermenizdi?