Makine Sektörünün temsilcilerini buluşturan ve bu yıl ilke kez düzenlenen MATEF Fuarı 20-23 Haziran tarihleri arasında Makina İmalatçıları Birliği(MİB) işbirliği ile Tüyap İstanbul Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi.
Bilindiği gibi MATEF – Üretim Teknolojileri, Sac İşleme – Metal İşleme Makineleri, Lazer – Otomasyon – Robotik Sistemler, Kaynak ve Yüzey İşlem Teknolojileri, Makine Ekipmanları ve Fabrika Donanımları Fuarı.

Fuarın açılında Makina İmalatçıları Birliği(MİB) Emre Gencer ve Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Hasan Büyükdede de birer konuşma yaptılar.
Bakan Yardımcısı Büyükdede konuşmasında sektörden övgü ile söz etti.

EMRE GENCER NE DEDİ?
Emre Gencer ise yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:
“Makine sektörü olarak ihracata dayalı olarak büyümeye uzun yıllardır devam ediyoruz. Memnuniyetle ifade etmeliyim ki, imalat sanayinde AB ülkelerinin önemli bir bölümünden daha gelişmiş üretim potansiyeline sahibiz. Ve bu potansiyelimiz son yıllarda küresel tedarik zincirlerinin yakın coğrafyalara kaymasıyla daha da güçlendi.
Dolayısıyla, makine ihracatımızda son on yılda yakaladığımız yıllık çift haneli artış oranı ortalamasını ileriki yıllarda da sürdürmemiz için uygun koşullar devam ediyor.
Araştırmalar 2030 yılına kadar yıllık 60 milyar dolar makine ihraç eden ülke konumuna geleceğimizi göstermektedir. Bu hedefe paralel olarak, küresel ölçekte ön plana çıkacak nitelikte daha fazla ihtisas fuarları düzenlemeye çaba göstermeliyiz.
Sektör olarak geçtiğimiz yıl, son yılların ortalamasının da üzerinde bir artışla toplam 25,3 milyar dolar ihracat gerçekleştirdik. Bu büyüme ivmesini de arkamıza alarak başladığımız 2023 yılı ilk çeyreğinde makine ihracatımız, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 13 artarak 8,9 milyar dolar seviyesine ulaştı.
Ancak bu yüksek oranlı artış trendini, bu yılın ilk aylarından itibaren en büyük pazarımız Avrupa’da ortaya çıkan ekonomik yavaşlama nedeniyle yılın kalan bölümünde sürdürmemiz olasılığı zayıftır.
Son iki yılda güçlü seyreden iç piyasa talebinin de son iki çeyrekte zayıflaması sektörümüz açısından diğer bir olumsuzluktur. Nitekim makine ve teçhizat yatırımlarında kesintisiz 12 çeyrek devam eden çift haneli büyüme döneminin 2022 yılı son çeyreğinde sona erdiğini ve yatırım harcamaları artışının bu çeyrekte yüzde 2 düzeyine gerilediğini gözlemliyoruz.
İç ve dış pazarlarımızdaki yaşanan bu gelişmeler önümüzdeki dönemde stok ağırlıklı çalışacağımıza ve dolayısıyla daha fazla işletme sermayesine ihtiyaç duyacağımıza işaret etmektedir. Bu nedenle, makine imalatçılarının uygun koşullu kredilere erişimine şimdiye kadar sağlanan kolaylıkların, yeni bir ekonomik programın uygulanacağı bu dönemde de devam ettirilmesini bekliyoruz.
Her vesileyle gündeme getirdiğimiz gibi makine ihracatımızda yeni bir atakla küresel ölçekte başat ülkeler arasında yer almak istiyoruz. Bunu başarabilmemizin yolu, dış satışlarımızı Batılı ihracat kredi kuruluşları ile rekabet edebilecek koşullarda on yıla kadar vadeli, ödemesiz dönemli ve düşük faizli ihracat kredileri ile desteklemekten geçmektedir.
Önümüzdeki Eylül ayında açıklanması beklenen yeni ekonomik program çerçevesinde bu talebimizin karşılanmasına yönelik adımlar atılmasını bekliyoruz. Yeni programdan diğer bir beklentimiz de, imalat sanayinde halen sürdürdüğümüz sanayinin dijital dönüşüm sürecinin hızlandırılmasıdır.
Yenilenmesini beklediğimiz diğer bir mevzuat da ‘Yerli Malı’ kullanımının özendirilmesine ilişkin düzenlemedir. Türkiye’nin makine ithalatı, geçtiğimiz ay geriye dönük son 12 ayda yüzde 17’lik artışla tarihi zirve olan 40 milyar doları aştı.
Bu ithalatın azaltması için alınması gereken tedbirler arasında, mevcut Yerli Malı Tebliği’nin kötüye kullanımını önleyecek bir yaklaşımla yeniden şekillendirilmesinin ön plana çıktığını belirtmek isterim.
Bilindiği üzere dış ticaret hacmimizin yaklaşık yarısını, Gümrük Birliği Anlaşmasının sağladığı serbest dolaşım koşulları sayesinde AB ülkeleri ile yapıyoruz. AB ekonomisi şu anda kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçmektedir. Bu süreçte Avrupa Yeşil Anlaşması, Dijital Tek Pazar gündemi, enerji ve gıda güvenliği gibi temel politika alanlarında AB müktesebatına uyumumuz her zamankinden daha da önemli hale gelmiştir.
Dijital Tek Pazar ve Avrupa Yeşil Mutabakatı aynı zamanda korumacı düzenlemelerdir.
Bu düzenlemelere uyumda geç kalmamızın ciddi pazar kayıplarına neden olacağı kuşkusuzdur.
Makine İmalatçıları Birliği ihracatımızın yaklaşık üçte ikisini gerçekleştiren 200’ün üzerinde yerli, milli ve özgün makine imalatçısı firmanın temsil edildiği bir sektör üst kuruluşudur. Birliğimiz, Avrupa makine imalat sanayinin üç büyük üst kuruluşunda ülkemizi temsil etmektedir.
Bu kuruluşlardan dünya takım tezgahları üretiminin yüzde 33’ünü üreten işletmelerin temsil edildiği European Association of the Machine Tool Industries (CECIMO) Genel Kurulu, bir ilk olarak Birliğimiz ev sahipliğinde geçtiğimiz Mayıs ayında Antalya’da gerçekleştirilmiştir.”
SON SÖZ
İlki gerçekleştirilen MATEF Fuarı’nın sürdürülebilir olmasını dilerken, Emre Gencer özelinde tüm makine imalatçılarımıza ülkemize kattıkları katma değer için teşekkür ediyorum.


