Ülkemizin süt ve süt ürünleri konusundaki lider kuruluşlarından SÜTAŞ’ın rahmetli Sadık Yılmaz ile başlayan yarım asırlık öyküsü oğlu Muharrem Yılmaz’ın liderliğinde her geçen

gün büyüyerek devam ediyor.

SÜTAŞ Grubu bünyesindeki Sütaş Süt Ürünleri (SÜTAŞ), Sütaş Tarımsal Faaliyetler (TARFAŞ) ve Sütaş Enerji Faaliyetleri (ENFAŞ) şirketleri ile Bursa-Karacabey, Aksaray, İzmir-Tire ve Bingöl’de bulunan dört entegre tesisi yanı sıra Genel Merkezi ve 27 Bölge Müdürlüğü ile faaliyetlerine devam ediyor.

Bilindiği gibi SÜTAŞ’ın bunların dışında yurtdışında Makedonya ve Pakistan’da da entegre tesisleri bulunuyor.

SÜTAŞ Türkiye tesislerinde 5000 çalışanının yanı sıra satış dağıtım grubundaki iş ortakları ile birlikte 7.500 kişiye istihdam sağlıyor.  2022 net konsolide cirosu 15 milyar TL olan SÜTAŞ Grubu 4 entegre tesisinde her gün 6,8 milyon paket süt ürünü, o   yem fabrikalarında günde 1.380 ton karma yem üretiyor.

“Çiftlikten Sofralara” iş modeli ile çalışan şirketlerle, tüketicilerin doğallık ve güvenilir gıda beklentilerini de en iyi şekilde karşılamaya olanak sağlıyor.


SÜTAŞ SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORU

Sürdürülebilirliği temel hedeflerinin içine entegre eden SÜTAŞ’ta konuya verilen önemin bir göstergesi Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanlığı’nı, SÜTAŞ Yönetim Kurulu Üyesi olan Duygu Yılmaz’ın yapması. Yılmaz, SKD YKÜ  ve TKYD YK Başkan Yardımcısı. Sürdürülebilirlik İlerleme Raporunu, 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde paylaşan SÜTAŞ’ın Sürdürülebilirlik Komitesi Başkanı Duygu Yılmaz, şunları söyledi:

“Raporumuzu bu önemli günde paylaşarak gıda sisteminin, sürdürülebilirlik ve döngüsellik esasında dönüşümüne ilişkin farkındalık oluşmasına destek olmak istedik. Dünyamız, iklim değişikliğinin yol açtığı küresel ısınma ve doğal kaynakların hızla tükenmesinin yarattığı tehditlerle mücadele etmeye çalışırken gıda sektörü olarak artan dünya nüfusunun sağlıklı gıdaya erişimini sağlama sorumluluğumuz var. Biz, bu küresel sorunların çözümüne katkı sağladığına inandığımız; özüne sürdürülebilirliği alan ‘Çiftlikten Sofralara’ iş modelimizle çalışıyoruz.”

İklim değişikliği ile mücadele ve karbon yönetiminin 2022 yılında da öncelikleri arasında yer aldığını kaydeden Duygu Yılmaz, şöyle devam etti:

“Çalışmalarımızla sera gazı emisyonlarında bir önceki yıla göre yüzde 7’lik, emisyon yoğunluğumuzda da yüzde 10 oranında düşüş sağladık. İklim etkimizi azaltmadaki en önemli araç, çiftliklerimizin gübreleri ve tesislerimizin tüm organik atıklarını işleyerek elektrik, buhar ve sıcak su elde ettiğimiz biyogaz tesislerimiz. Şimdiye kadar yaptığımız yatırımlarla 4 entegre tesiste elektrik üretim kapasitemizi 18,1 MWh’ye, termal enerji kapasitelerimizi de 18 MWh’ye çıkardık. Üretim tesislerimizin elektrik ihtiyacının yüzde 80’ini karşılar durumdayız. Bu sayede ayrıca 590 bin ton karbonu yakaladık. Bu rakam, faaliyetlerimiz sonucu oluşan sera gazı miktarının yüzde 252 fazlasına denk geliyor. Bu arada enerji verimliliği çalışmaları ile 2015-2022 yılları arasında 26 milyon kWh enerji tasarrufu sağladık. Elde ettiğimiz bu tasarruf, 9 bin 400 hanenin bir yıllık elektrik tüketimine eşit.

2020 yılında yenilenebilir enerji üretimini çeşitlendirme kararı alarak 25 MWp GES yatırım hedefi koymuştuk. Bu kapsamda, Bingöl Entegre Tesislerimizde 1 MWp’lik, Tire Entegre Tesislerimizde 4,9 MWp’lik güneş enerjisi santrali (GES) yatırımlarını sonuçlandırdık.  Diğer lokasyonlarımızdaki çiftliklerimiz ve üretim tesislerimizin çatıları için GES fizibilite ve şartname çalışmalarımız devam ediyor.

Ayrıca ineklerimizin yediği yemlerin yetiştirildiği toprakları zenginleştirmek amacıyla biyogaz tesislerimizin çıktılarından elde ettiğimiz organik ve organomineral gübrelerin tarımsal üretimde kullanımını artırıyoruz.  Bu sayede topraklarımıza kazandırdığımız organik madde miktarı, 2020 yılına oranla 2022’de yüzde 43 artarak 43 bin ton oldu. Bu kapsamda İl Tarım ve Orman Müdürlükleri ile organik ve organomineral gübre kullanımının tarım topraklarında kalite ve verim üzerine etkilerinin belirlenmesine  yönelik deneme çalışmalarımız da devam ediyor.”


YEREL KALKINMAYA KATKI

İş modellerinin çevresel sürdürülebilirliğin yanı sıra paydaşlarına sosyal ve ekonomik açıdan da katkı sağladıklarını, bu anlayışla hayata geçirdikleri yatırımların; tarım, sanayi ve

hizmet sektörlerinde birçok farklı alt sektörü harekete geçirirken yerel kalkınmaya ve faaliyette bulundukları bölgelerdeki toplum refahının artmasına katkıda bulunduğuna dikkat çeken Duygu Yılmaz şunları sözlerine ekledi:

“2022 yılında 18 binden fazla süt üreticisinden süt aldık ve 33,2 bin dekar arazide sözleşmeli yem bitkisi üretilmesini sağladık. Sözleşmeli model ile iş birliği yaptığımız yem bitkileri üreticilerimizi, toprağın hazırlanmasından uygun tohum seçimine, verimli sulama sistemlerinin geliştirilmesinden organik ve organomineral gübre teminine ve hasat faaliyetlerine kadar birçok konuda destekledik. Süt üreticilerimizin de gerek sürdürülebilir süt hayvancılığı konusunda verdiğimiz eğitimler, gerek yerinde denetimler aracılığı ile daha kaliteli ve verimli üretim yapmalarına katkı sağladık.”


ATIK KONUSU

Son yıllarda dünyanın dikkatinin, plastik atıklar ile mücadelenin yanı sıra gıda atık ve kayıplarına yöneldiğini belirten Yılmaz “Her iki konuda da işbirliğinin gücüne inanıyor, oluşturulan girişimlerde paydaşlarımızla birlikte çalışmalar yürütüyoruz. 2022 yılına kadar gramaj azaltımı çalışmalarımızla ambalajlarımızda yaklaşık 2.100 ton daha az plastik kullandık. Gıda kaybımızı da %1’in altına düşürmeyi başardık.” dedi.


SÜTAŞ 2025 HEDEFLERİ

SÜTAŞ 2025 hedeflerinden bazılarını şöyle açıklıyor:

“Global Food Safety Initiative sertifikalı tedarikçilerden tedarik edilen ürünleri artıracağız. Gıda ile temas eden ürün tedarikinde, GFSI sertifikalı tedarikçilerin oranını 2025’de yüzde 75 olarak hedefledik. Tüketicilerimizin sağlıklı beslenmesine daha fazla katkıda bulunacak yeni ürünler geliştireceğiz. Ürünlerimizin besin değeri ve güvenilirliğine ilişkin daha fazla bilgi ve tüketicilerimizi bilgilendirmeye ve bilinçlendirmeye yönelik daha fazla içerik paylaşacağız. Ambalajının üzerinde bilinçlendirme ve bilgilendirmeye yönelik iletişim içeriği bulunan ürün oranı 2025’de yüzde 50 olacak. Elektrik ihtiyacımızın 0’ünü çiftliklerimizin gübreleri ve fabrikalarımızın organik atıklarından üreteceğiz. Sütaş Grup elektrik ihtiyacının karşılanma oranı 2025’de yüzde 100 olacak. Enerji tesislerimizin çıktılarından üretilen organik ve organomineral gübre ile yem bitkilerimizin üretildiği toprakların organik yapısını geliştireceğiz. Topraklarımıza kazandırdığımız organik madde miktarı 2025’de 50.000 ton/yıl olacak.”


SON SÖZ

Kutluyorum. Başarılar diliyorum. Dileğim SÜTAŞ’ın 2025 hedeflerine de ulaşması.