İbrahim Orhan, Bursa iş dünyasının saygın bir ismi. Tırnakları ile kazıyarak kurduğu Orhan Holding bugün 4 kıtada, 15 ülkede fabrikaları olan otomotiv yan sanayinin bir global aktörü konumunda. İbrahim Beyi nerede ise 40 yıldır tanıyorum. Bana söylediği bir sözü hiç unutmam:
“Murat Bey bir dönemler(Bursa Erkek Lisesi günlerinde) bizim için en uzak yer Ulucami’nin minaresini en uzakta gördüğümüz noktaydı. Ondan uzağa gitmeye çekinirdik. Şimdi ise 4 kıtada fabrikalarımız var.”
Uzun yıllar önceydi. Nerede olduğunu anımsamıyorum. Bir sabah kahvaltısında İbrahim Beyin küçük bir grup konuğu olmuştuk. O gün eşi Necla Hanımla yan yana düştük. Kahvaltı sırasında masadaki kaymağa uzandım, tabağıma alıp yedikten sonra “Kaymak çok güzelmiş dedim.” Necla Hanım bana “Murat Bey o tereyağ Yenişehir’deki çiftliğimizde yapılıyor.” dedi. Gülüştük. Sonrasında Necla Hanım ile sohbet ederken İstanbul Beşiktaş’ta aynı mahalleden olduğumuzu, rahmetli babasının mahallemizin bir büyüğü olduğunu öğrendim. Sonra da bana fotoğraf tutkusunun başladığı radyo programını anlattı.
Orhan Ailesi, Bursa sanayine yarattığı katma değerin dışında Bursa sanat ve kültürüne de katkı koyan bir aile. Bu katkıyı geçtiğimiz yıl açtığı Ninecim Sanat Galerisi ile de daha kurumsal bir yapıya dönüştürme çabası içinde.
Necla Hanımın gençlik yıllarında başlayan fotoğraf tutkusu holding içinde düzenlenen fotoğraf yarışmasının süreç içinde yerele, ulusala ve uluslararasına ulaşması ile kentimizin tanıtımı noktasında (kent kültüründe yarattığı değerin dışında) önemli bir enstrüman haline geldi. Orhan Holding 19. Uluslararası Fotoğraf Yarışması’nın ödül törenini geçtiğimiz ay Ninecim Sanat Evi’nde yapmıştık.

BENDE İZ BIRAKANLAR
Necla Orhan, şimdi önemli bir esere imza attı. Yıllar boyunca çektiği fotoğraflar içinde kendisinde iz bırakan fotoğrafları “Bende İz Bırakanlar” isimli bir fotoğraf kitabında topladı.
Kitapta dünyanın çeşitli yerlerinden çekilmiş renkli ve siyah beyaz 180 fotoğraf bulunuyor. Kitap Türkçe ve İngilizce hazırlanmış.

Kitabın önsözünde “Teşekkürler” ile başlığı Necla Orhan şunları söylüyor:
“1941 İskeçe doğumluyum. İÜ Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü mezunuyum. Evliyim. 2 çocuğum, 3 torunum var. Fotoğrafa ilgim 1960’lı yıllarda radyo günlerinde sunulan bir programda fotoğrafların hayatımızdaki önemini anlatan bir hikayenin beni etkilemesi ile başladı.
Daha sonra fotoğraf makinasının hayatıma girmesi ile amatörce çektiğim fotoğraflarla gezdiğim, gördüğüm yerlerdeki farklı yaşamların kültürlerini fotoğraflamaya çalıştım.
Ben bir fotoğraf gönüllüsüyüm. Fotoğraf çekmeyi ve fotoğraflarda yakalamaya çalıştığım hikayeleri, bende bıraktığı izleri seviyorum.

Bugüne kadar çektiğim fotoğraflarım yalnız benim belleğimde saklı iken sadece ben onlara bakıyorken, yalnız bana ait iken bugün artık bu kitabın içinde sizlerle paylaşmaktan çok mutlu ve gururluyum.
Bu kitabın hayata geçmesinde hazırlanmasında çok emeği geçen, beni bu yolda yönlendiren fotoğraf ustalarından Leyla Emektar’a, her zaman benim yanımda olan ve bana destek veren asistanımız Ayşen Küçüka’ya çok teşekkür ediyorum.
Ayrıca bu kitap için yazdıkları övgü dolu yazıları ile beni onurlandıran Prof. Dr. Güler Ertan ile ‘Işıkların Efendisi’ İbrahim Zaman’a da en derin saygı ve sevgilerimi sunarım.”

SON SÖZ
Öncelikle Necla Orhan’ı gönülden kutluyorum. Yaşamdaki her şey (bilgi, deneyim, kaynak, sevgi, sevinç vb) paylaştıkça çoğalır. Sanıyorum bu kitap Bende İz Bırakanlar’ın 1. cisi olacak. Arkası da gelecek diye düşünüyorum.
Necla Orhan’ı bu güzel kitap için kutlarken, şahsına ve Orhan Holding’e kentimize katkıları için teşekkür ediyorum.
İyi ki varsınız!


