Türkiye’de 1990’lı yılların başından itibaren, belirli bir olgunluğa ulaşmış üniversitelerin “özel statülü devlet üniversitesi”ne dönüştürülmesi gündeme gelir. Ama bu girişimlerden sonuç alınamaz. 2015’te altı üniversitenin bir deklarasyon ile oluştuğunu ilan ettiği Türk Araştırma Üniversiteleri Güçbirliği (TAÜG) bu süreci hızlandırır. Sonuçta 2016’da Türkiye’de araştırma üniversiteleri konusu resmi makamlarca da dile getirilmeye başlanır.

YÖK, önce “Bölgesel Kalkınma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Projesi”ni kamuoyuna duyurur, ardından “Araştırma Odaklı Misyon Farklılaşması Programı” kapsamında Araştırma ve Aday Araştırma Üniversiteleri Programını (AÜP) tanıtır. Bu kapsamda, üniversitelerin performanslarının YÖK “İzleme ve Değerlendirme Komisyonu” tarafından belirlenen kriterler çerçevesinde yıllık olarak takip edileceği ve bunun üç boyutta oluşturulan puanlamayla izleneceği duyurulur.

Birinci boyutta “Araştırma kapasitesi” başlığı değerlendirilirken üniversitede bulunan bilimsel yayın sayısı, atıf sayısı, ulusal proje sayısı, ulusal projelerden elde edilen fon tutarı, uluslararası proje fon tutarı, ulusal ve uluslararası patent başvuru sayısı, ulusal patent belge sayısı, uluslararası patent belge sayısı, faydalı model/endüstriyel tasarım belge sayısı, doktora mezun sayısı ve doktora öğrenci sayısı göz önüne alınır.

İkinci boyutta “Araştırma kalitesi” başlığı değerlendirilirken belirli kriterlere uyan bilimsel yayın oranı, belirli dilime giren bilimsel yayın oranı, ulusal bilim ödülü sayısı, öğretim üyesi firma sayısı, öğrenci/mezun firma sayısı, YÖK 100/2000 Doktora Burs Programı öğrenci sayısı, TÜBİTAK 2244 Sanayi Doktora Programı öğrenci sayısı, TÜBİTAK 1004 Teknoloji Platformu Projesi kapsamında alınan fon tutarı, bilimsel yayınların açık erişim yüzdesi, tezlerin açık erişim yüzdesi, dünya akademik genel başarı sıralamalarında ilk 500’e giren sayısı ve akredite edilmiş program sayısı değerlendirilir.
Üçüncü boyutta “Etkileşim ve işbirliği” başlığı değerlendirilirken üniversite-üniversite işbirlikli yayın oranı, üniversite-sanayi işbirlikli yayın oranı, uluslararası işbirlikli yayın oranı, üniversite-sanayi işbirlikli patent belge sayısı, uluslararası işbirlikli patent belge sayısı, kamu fonları kapsamında üniversite-sanayi işbirlikli ar-ge ve yenilik projelerinden alınan fon tutarının ilgili proje sayısına oranı, kontratlı üniversite-sanayi işbirlikli ar-ge ve yenilik projelerinden alınan fon tutarının ilgili proje sayısına oranı, uluslararası öğrenci oranı, uluslararası öğretim üyesi oranı ve dolaşımdaki öğretim üyesi/öğrenci sayısına bakılır.

Sonuçta bu kriterlere uygun 20 üniversite 2017 yılında tespit edilir. Bunların arasına Bursa Uludağ Üniversitesi de girer.

13 Aralık 2021’de programda yer alan üniversiteler 20 devlet üniversitesi olarak tekrar güncellenir. İlk kez programa üç vakıf üniversitesi dahil edilir. Asli-yedek üniversite ayrımı kaldırılır ve yerine performansa göre belirlenen A1, A2, A3 sınıflandırılması getirilir.

A1, üst düzey araştırma performansı gösteren üniversiteler; A2, üst düzey araştırma performansı gösteren üniversiteler, A3, orta düzey araştırma performansı gösteren üniversiteler,

ANKARA’DA ARAŞTIRMA ÜNİVERSİTELERİ DEĞERLENDİRME TOPLANTISI

Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın katılımıyla Gazi Üniversitesi ev sahipliğinde Ankara’da yapılan “Araştırma Üniversiteleri Değerlendirme Toplantısı” yapıldı. Bu toplantıya araştırma üniversiteleri içinde yeralan Bursa Uludağ Üniversitesi adına Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz da katıldı.

YÖK tarafından gerçekleştirilen “Araştırma Odaklı Misyon Farklılaşması ve İhtisaslaşma Programı Değerlendirme Toplantısı” 16 Eylül 2024 tarihinde gerçekleştirildi.

Bu toplantıda Araştırma Üniversiteleri 2023 yılı Performans Kriterleri Sıralaması açıklanmıştır. Buna göre, Bursa Uludağ Üniversitesi 23 üniversitenin bulunduğu bu listede bir sıra yükselerek 22. sıraya yerleşti. Bursa Uludağ Üniversitesi A3 seviyesinde bulunuyor.

Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz şunları söyledi:

“Sürece katkı koyan tüm akademik ve idari personelimize teşekkür ederiz. Üniversitemizde giderek yayılan araştırma misyonu ve kültürü doğrultusunda, çok daha önemli olan 2024 yılı listesinde daha üst sıralarda yer alma istek ve motivasyonumuz güçlenerek devam ediyor. Toplantıda alınan kararların üniversitelerimiz adına hayırlara vesile olmasını diliyorum.”

SON SÖZ

Burada olumsuzluk edebiyatı yapmayacağım. Öncelikle bir biçimde Bursa Uludağ Üniversitesi’nin Türkiye’deki 23 araştırma üniversitesinden biri olması bana göre değerlidir. Bu listede en alt sıradan bir üst sıraya da çıkması değerlidir.

Bu kentte yaşayan biri olarak elbetteki üniversitemizin daha yukarılarda olmasını A3 kategorisinden, A 2 kategorisine oradan da A1 kategorisi üniversitelerin arasına girmesini arzularım. Bunu da ucundan köşesinden bir akademisyen olarak gerçekten isterim.

Bu elbette bugünden yarına olacak bir iş değildir. Üniversite yöneticilerimizin bu konuyu öncelikler listesinde üst sırada değerlendirdiğini düşünüyorum.

A 1 kategorisindeki bir Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa’nın marka değerine büyük değer kartar.

Ferudun Hoca nezdinde bu konuya katkı koyacak herkese kolaylıklar diliyorum.