Bugün Cumhuriyetimizin 101. yılını kutluyoruz. Cumhuriyet 101 yıl önce bugün ilan edildi. Bu neydi? Daha geniş anlamıyla cumhuriyetin ilanı, Türk toplumunu çağdaşlaştırmayı amaçlayan Atatürk Devrimleri‘nin bir parçasıydı. Ve de diğer yenileşme ve reformların da önünü açan bir siyasal devrim hareketiydi.

101 yıl önce bugün, bir lider kendi sultanlığını oluşturabilecek tüm koşullar müsait iken en zorunu seçip, bağımsızlığı şiar edinmiş halkın hak ettiği koşullarda özgürce yaşayabilmesi için, hayatını kendisine değil millete adamayı görev edindi.

Bu lider 101 yıl önce bugün Ortadoğu’nun sınırları cetvelle çizilen amaçsız ve bedel ödememiş ülkelerine benzememek için bir devrimler dizisi başlattı.

Bu süreci, meslek büyüğümüz Türk aydınlanmasının büyük isimlerinden Uğur Mumcu, 10 Kasım 1981 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde şöyle özetliyordu:

Kemalist model, kendine özgü devrimci bir çizgiyi oluşturmaktadır. Sanayileşmemiş, modern sınıfları oluşmamış, feodal yapı içinde kapalı kalmış toplumsal yapıların bu az gelişmişlik çemberini kırmaları için öngörülen siyasal yönetim biçimine, evrensel boyutlarda ‘Kemalist model’ diyoruz.

ÖZTOSUN’UN KONUŞMASI

BUMİAD’ın Cumhuriyet Ödülü töreninde bir süre önce güven tazeleyerek yeniden Baro Başkanlığı’na seçilen Metin Öztosun bir konuşma yaptı. Daha doğrusu kaleme aldığı bir metni okudu. O metni beğendim. Sizlerle paylaşmak istedim. Bakın Öztosun ne dedi?

“Bir marangoz çırağı olan bana verdiği fırsat eşitliği ile devlet okullarında parasız okutup onu hukukçu sonra da Baro başkanı yapan şey benim için Cumhuriyet…

Bin yıldır tanrı ile kul arasında aracı kurumluk yapıp kendi saltanatlarını oluşturan softaların tarihe gömüldüğü şey benim için Cumhuriyet. Tek doğrunun kendine ait olmadığı, her bilginin ve her şeyin sürekli sorgulanması gerektiğini onun yolunun da bilimden yani okumaktan geçtiğini öğreten, kanmayan ve kandırılmayan bir şey benim için Cumhuriyet…

Rahmetli dedem ve ailemde gördüğüm samimi dindarlarla, dini kullanarak güç ve çıkar sağlayan dinciler arasındaki farkı gösteren, bunu engellemenin de ancak ve ancak laik devlet düzeni ile sağlanabileceğini öğreten şeyin adı benim için Cumhuriyet…

Donmadan bulanmadan akan dünü dünde bırakıp her gün yeni şeyler söylemek gerektiğini belleten bunun da ancak medeniyet seviyesinin en üstünü hedefleyerek ve kendini sürekli yenilemek gerektiğini gösteren şey benim için Cumhuriyet. Bu dünyayı cennete çevirecek yolun, vicdan adalet ve ahlaktan geçtiğini, bunun da barışa ve toplumsal menfaatlere yönelik sürekli çalışma ile gerçekleşebileceğini, bu gerçekleşmenin de “yurtta barış dünyada barış” temelinde olabileceğini gösteren şeyin adı benim için Cumhuriyet…

Kadını sadece cinsel bir sınıflandırma kapsamında görmeyip ona erkek ile aynı şartları sağlayan, tıpkı kurtuluş savaşındaki gibi omuz omuza aydınlık bir gelecek kurmalarını hedefleyen bir yapının adı benim için Cumhuriyet…

Hakimin oturduğu kürsünün, avukatın giydiği cübbeninin, adalet devletin temelidir demenin ve ona her şartta sahip çıkmak için mücadeleye hazır olmanın onuru demek benim için Cumhuriyet…

Sanatçı alnında ışığı ilk hissedendir, sanat ve bilim yoluyla aklınızı ve ruhunuzu serbest bırakın diyen, Aşık Veysel, Neşet Ertaş, Fazıl Say, Aziz Sancar, Nazım Hikmet’i yaratan toprak demek benim için Cumhuriyet. Ve tüm bunları ve daha nicelerini gerçekleştirerek küllerinden yeniden doğan Zümrüd-ü Ankalar misali bu vatanın bizim yurdumuz olarak kalmasını sağlayan, kendi zamanında yıldız gibi parlayıp mazlum uluslara örnek olan ve devam edecek asırlarda gösterdiği hedefler ile bizi yıldızlara taşıyacak olan tek lider Mustafa Kemal Atatürk demek benim için Cumhuriyet…

Milletimizin kadınlı erkekli Kurtuluş mücadelesi sonucunda egemenliği saraydan alıp gerçek sahibi olan halkımıza veren, laik Cumhuriyetimizi kurarak halkı, kulluktan millete, kadınla erkeği aynı haklara sahip yurttaşa dönüştüren, bilimi ve sanatı rehber edinip, çağdaş uygarlığın üstüne çıkmayı hedef olarak gösteren, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla anıyor, devrimlerinin ışığını her sabah okula giden kız çocuklarının gülüşünde gördüğümüz Cumhuriyetimizin 101.yılı kutluyorum.

Bir çift mavi gözün ışığında yüzlerce yıl parlasın Cumhuriyetimiz…”

SÜTAŞ VE CUMHURİYET BAYRAMI

SÜTAŞ, Cumhuriyet Bayramı’nı düzenlediği kurum içi bir webinar ile kutladı. SÜTAŞ Kurumsal İletişim Direktörü Eylem Soyluoğlu’nun yönettiği webinarda önce SÜTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, bir Cumhuriyet Bayramı kutlama mesajı yayınladı ve onun finalinde şöyle dedi:

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde bizlere Cumhuriyetimizi armağan eden Milli Mücadele kahramanlarımızı, şehit ve gazilerimizi minnet ve şükranla anıyorum. Cumhuriyetimizin 101. Yılı kutlu olsun.”

Ardından da Çocuk Edebiyatı’nın önemli ismi yazar Şermin Yaşar’ın kaleme aldığı, Prof. Dr. İlber Ortaylı Hoca’nın katkıda bulunduğu ve Gökçe Akgül’ün resimlediği bir seyyar satıcı çocuğun gözünden Cumhuriyet’in İlk Sabahı kitabı konuşuldu.

Bu webinarı SÜTAŞ çalışanları ve aileleri izledi.

SON SÖZ

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün özetle en büyük ideali “Millî sınırlarımız içinde millî birlik duygusuyla kenetlenmiş uygar bir toplum oluşturmaktı.”

O bunu hayata geçirmek için “Vatanı kurtardı, hür ve bağımsız Türkiye idealini gerçekleştirdi, yeni Türkiye’yi modernleştirmek amacı ile çağdaş medeniyet idealine yöneltti.”.

Bizim ondan sonra ne ve neler yaptığımızı ve onun bu ülke için idealini nereye taşıdığımızın değerlendirmesi ve yorumuna girmiyorum.

Evet, Cumhuriyetimiz bugün 101 yaşında.

Atam teşekkürler.

İyi ki vardın ve vardınız!