Bursa sanayi ve iş dünyası BUSİAD özelinde yaklaşık 4 yıldır “Bursa nasıl bir kent? ve Nasıl bir kent olmalı?” sorularının yanıtını, yaptığı araştırma ve akademik çalışmalarla arıyor.

Anımsanacağı gibi BUSİAD Başkanı Buğra Küçükkayalar liderliğindeki BUSİAD yönetimi iki yıl önce “Sanayi, Tarım ve Turizm ile Gelişen Bursa” vizyon belgesi çalışmasını kamuoyu ile paylaşmıştı. Onunla da yetinmeyip, merkez ve diğer ilçeleri tek tek gezip, yerel yönetimlere bunun sunumunu yapmıştı.

BUSİAD her fırsatta Bursa için yapılacak çalışmalarda “Bir kentin yaşanılabilir olması için dünü ve bugünün bilinmesi ve bu bilgilere dayanılarak geleceğinin de tüm paydaşların asgari oluruyla planlanması gereklidir.” tezini savundu ve ortaya koydu.

Bu noktada hedef ve bakışını şu cümlelerle özetledi:

“Hedef, sanayini tarımın ve turizminden daha ön planda tutan değil, bunları il ölçeğinde planlayarak Avrupa’da çokça örneğinin bulunduğu yaşanabilir şehirler arasında yer almak olmalı. Tıpkı 1961’de Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesini planlayarak oluşturduğu gibi. O gün Türkiye’ye pilot olan ve Pilot Sanayi olarak anılan, organize sanayi bölgesi anlayışı, bugün Bursa için artık planlı kent anlayışına evrilmeli. Bugün de Bursa salt sanayinin değil, sanayi ile birlikte tarım, turizm, hizmet, madencilik, eğitim ve sağlık gibi sektörlerin gelecek yıllardaki gelişim alanlarının da hesaba katıldığı planlı bir kent için pilotluk yapmalı.”

BUSİAD BURSA 2050 ÇEVRE PLANI

Şimdi de BUSİAD “Yaşanabilir kent için Plan Şart” sloganıyla Bursa 2050 Çevre Planı taslağı hazırladı.

Bilindiği gibi günümüzde Bursa’mız halen 1997 yılında tamamlanıp 1998 tarihinde onaylanan 2020 Çevre Düzeni Planı ile yürütülmeye çalışılmaktadır. Geçen süre içerisinde önce 2030 ardından 2040 planları hazırlandı fakat yürürlüğe sokul(a)madı ve son olarak ta yerel seçimlerin ardından “Bursa 2050 Çevre Düzeni Planı” hazırlıklarına başlanıldı.

BUSİAD’ın çalışmasına göz attığımızda “1990 ve 2023 yılı nüfus rakamlarından da görüleceği üzere Bursa’mız, 33 yılda 2 kat büyüyen bir kent.” karşımıza çıkıyor.

Yine bu taslağa göz attığımızda şunları görüyoruz:

“Büyükorhan, Harmancık ve Keles nüfusları 2023’te 1990 yılına göre neredeyse yarıya düşmüş durumda. Orhaneli nüfusunda da yüzde 35’e yakın azalış görünmekte.

Buna karşılık Nilüfer’in nüfusu 8.3 kata, Gürsu’nun 5.5 kata, Mudanya’nın 2.8 kata, Kestel’in 2.4 kata, İnegöl’ün 2.4 kata, Yıldırım’ın 2 kata, Osmangazi’nin ise 1.7 kata yakın artmış. Orhangazi, Gemlik, Karacabey, Mustafakemalpaşa, Yenişehir ve İznik ilçelerinde ise ciddi bir değişim olmadığı gözlenmekte.”

SOSYO-EKONOMİK GELİŞMİŞLİK VE BUSİAD ÖNERİLERİ

Yine rapora göz attığımızda Bursa ilçelerinin sosyo-ekonomik gelişmişlikleri sıralamasında Nilüfer 8. sırada, Osmangazi 32 sırada, Yıldırım 116. sırada yer alırken Büyükorhan 815. sırada yer alıyor. Bu çok üzücü ve çarpıcı bir değerlendirme.

BUSİAD bu sosyo-ekonomik dengesizliği çözmek noktasında da şu 16 öneriyi sunuyor:

“Sanayi yapılaşmasına uygun (tarım ve turizme engel olmayan) tekil alanlarda gerekli koşulları sağlamak kaydıyla tekil sanayi yapılarının ve yerleşimlerin oluşumuna izin verilmelidir. Nilüfer’de yeni organize sanayi yapılaşmasına gidilmemeli, Bursa’nın diğer ilçelerindeki uygun alanlarda yeni yapılaşmaların olabilirliğine bakılmalıdır.

Tarım özendirilmeli, çiftçilik mesleğine itibar yeniden kazandırılmalıdır. Tarımın sanayi olarak görülme anlayışı geliştirilerek iş insanlarının tarıma yönelmesi, büyük ölçeklerde, yetkin iş gücüyle ve teknolojiyi kullanarak üretim yapmaları sağlanmalıdır. Tarımsal üretimde genç girişimcilerin yetişmesi desteklenmelidir. Üretimden kullanıcıya kadar uzanan süreçte kooperatifçilik yapılanması Bursa ve ülke çapında oluşturulmalı ve desteklenmelidir. Tarımsal üretim ve verim teşvik edilmelidir. Tarım ürünlerinin işlenip, değerlendirilmesine ve pazarlanmasına yönelik üreticiler ve girişimciler yönlendirilmelidir.

Termal turizm ‘Yeşil Bursa’ nitelemesi korunarak kamu özel sektör işbirliği ile geliştirilmelidir. İnanç turizmine yönelik tarihsel sürece ilişkin yenileme çalışmaları tamamlanmalı ve bu konuya ilişkin kültür turizmi politikaları belirlenerek hayata geçirilmelidir. Sektörel yelpazesi en geniş şehir olan Bursa’mız konu bazlı tematik festivaller şehri yapılmalıdır. Uludağ’ımız yılın her mevsimi yararlanılabilecek bir alan haline getirilmelidir.

‘Yeşil Bursa’ söyleminin tüm Bursa il merkezi ve ilçelerinde gözle görülebilir ve yaşanabilir olması sağlanmalıdır. Bursa 2050 Çevre Düzeni Planı ilgili tüm paydaşların görüş, öneri ve olurları alınmış olarak hayata geçirilmeli ve plan mutlaka korunmalıdır.

Bursa’mızın kentsel yenileşim planı merkez ve tüm ilçeler ile birlikte sanayi, tarım ve turizm potansiyelimiz ve hedeflerimiz göz önüne alınarak hazırlanmalıdır.

Hem tarımda hem de sanayide teknoloji etkin şekilde kullanılmalı, katma değeri yüksek ürünler üretecek tesisler kurulmalı, alansal verimlilik sağlanmalıdır.”

SON SÖZ

Bursa 2050 Çevre Planı taslağı şu cümlelerle bitiriyor:

Sonuç olarak, Bursa’nın planlanması, Bursa’mızın topyekûn kalkınmasını sağlayacak şekilde; tüm ilçelerin birlikte düşünülüp ele alınarak, sosyo-ekonomik dengesizliği de giderecek şekilde politikalar geliştirilerek, tüm ilçelerinin orantılı gelişimi üzerine kurgulanmalıdır.

Ziyaretlerimizde gördük ki sanayi, tarım ve turizm açısından bu potansiyel, sektörüne bağlı olarak tüm ilçelerimizde yeterince mevcut.

Bursa 2050 Çevre Düzeni Çalışmalarının tam bir Bursa Mutabakatı sağlanarak hedeflendiği şekilde tamamlanmasını diliyoruz.

Evet, BUSİAD’ın hazırlamış olduğu Bursa 2050 Çevre Planı taslağı bana göre çok değerli. Çünkü sorunların ve mevcut durumun tespiti ile kalmamış. Bunların çözümü noktasında da önerilerde bulunulmuş. Özetle bütüncül ve bilimsel bir yaklaşım

Kutluyorum.