Bursa Bademli’deki Akeramos Sanat Galerisi ve Sanat Merkezi’nde sanatçı Doçent Vedat Kacar’ın “Geçmiş belleğin zamansız izleri” isimli bir seramik sergisi açıldı. Sergi 4 Kasım – 8 Aralık tarihleri arasında açık kalacak.
Bu sergi Vedat Kacar’ın profesörlük sergisi. Sergide sanatçının 60 seramik çalışması bulunuyor.

Sanatçı çalışmalarındaki manifestoyu şöyle özetliyor:
”Çalışmalarımda geleneksel seramik sanatımızın desen birikimlerinden yararlanıyorum. Bu birikimlerin bende bıraktıkları izler ve düşünceler hiç değişmiyor aslında. Ama dünya birçok değişime sahne oluyor. Hedef değişiyor, insanlar, duygular, semboller, beğeni kavramları değişiyor. Değişmeyen tek şey kültürel izler… Bu izler olduğu yerde kalarak bir döneme tanıklık etmekte ve o dönemin izlerini, sözlerini, duygularını yansıtmaktadır. İşte bu noktada değişmeyen kültür birikimlerine bugünün şu anından bakınca da zamansızlaşabiliyor aslında. Bakıldıklarında bir dönemin izleri olsalar da bir döneme tanıklık etseler de bugünün estetik tavrı girince, düne ait olan bugüne de ait olabiliyor. Yani zamansızlaşıyor, zamansız izlere dönüşüyor.”

VEDAT KACAR KİMDİR?
1969 doğumlu Vedat Kacar, 1991’de Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik Bölümünü “Geleneksel Çini Motiflerinden Yola Çıkarak Yeni Tasarımlar Oluşturmak” Projesi ile bitirir. 1994’te yine aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Enstitüsü Yüksek Lisans Seramik Programını “Bir Bildirim Aracı Olarak Artistik Duvar Uygulamaları” Projesi ile bitirir. 1996 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Sanatta Yeterlik Seramik Programını “Geleneksel Seramiklerin Çağdaş Bir Form ve Renk Anlayışıyla Yeniden Sunuluşu” Projesi ile tamamlar. Aynı yıl Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk El Sanatları Bölümü Çini Ana sanat Dalında Öğretim Görevlisi olarak göreve başlar. 1998 yılında Yardımcı Doçent olur, aynı tarihten başlayarak 2014 yılına kadar Geleneksel Türk El Sanatları Bölümünde Çini ve Çini Onarımları Ana sanat Dalı Başkanlığını yürütür. 2019 Yılında Doçent olur. Türk Çini Sanatı Form Özellikleri ve Bezeme Teknikleri ile Günümüzde Çini Tasarımı ve de Tasarım üzerine dersler vermeye devam eder. 1989’dan itibaren birçok şehir ve ülkede, kişisel sergiler açar ve birçok karma sergi, ulusal ve uluslararası sempozyumlara katılır. Çeşitli Üniversite, Müze ve koleksiyonerlerde eserleri bulunur. Türk çini sanatının önemli iki merkezi olan İznik ve Kütahya Çini Sanatı üzerine makaleler yazar ve bu alanda yapılan çeşitli projelere katılır. 2. ve 5. Altın Testi Seramik Yarışmalarında Özel Ödüle lâyık görülür. 2016(Ekim)-2018(Mart) Yıllarında Dekan Yardımcılığı görevinde bulunur, halen Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Çini Ana sanat dalı başkanı ve öğretim üyesidir.

SON SÖZ
İlk çanak çömlek tipi seramiklerin M.Ö. 6000 yıllarında Anadolu‘da bulunmasının ardından ilk sırlı seramiğin M.Ö 4000 yıllarında Mısır‘da yapıldığı tespit edilir. Türk seramik sanatının köklü bir geçmişi ve geleneği vardır. Bu gelenek Anadolu‘da Neolitik Çağ‘dan başlamak üzere günümüze kadar kesintisiz devam eder. Çağdaş seramik sanatının temellerinin atılmasında ilk kuşak seramik sanatçılarının önemli bir rolü vardır. Bu sanatçıların çoğu Anadolu Uygarlıklarının zengin kültürel mirasından ilham alır.
Burada sanatçı ne yapar sorusunu sorduğumuzda, alanın uzmanı olmayan biri olarak bunu şöyle yanıtlayabiliriz:
Sanatçı, sıradan bir kültür ürünü olan bir nesneyi çağdaş sanat eserine dönüştürür. Böylece o sıradanlık yeni bir sanatsal kültür unsuruna ve ortamına taşınır. Sanatçıların geçmişten günümüze gelişerek değişen ve yenilenen geleneğin ışığında bu tür nesnelerden ilham alırlar.

Ayrıca, gerek akademik dünya gerekse dışındaki sanatçılar “geleneğin gelecek nesillere aktarılması” noktasında önemli bir misyonu yerine getirir.
Bu noktada akademik dünya içinde her alanda teoriyi, pratiğe taşıyan ve onları hayata geçiren her akademisyenin çok değerli bir şey yaptığına inanıyorum.
Bu noktada gezerken büyük keyif aldığım ve manifestosundan da etkilendiğim Doç. Vedat Kacar’ı “Geçmiş belleğin zamansız izleri” sergisinden ötürü kutluyorum.
Vedat Kacar’a nice sergiler dilerken, ileride nice sergiler açacak gençleri yetiştirmesini diliyorum.


