Skip to main content

Herkesin bir uğurlu sayısı vardır. Benim uğurlu sayım bazıları için uğursuz kabul edilen 13’tür. Alüminyumun da atom numarası 13’tür. Simgesi Al olan kimyasal element doğada genellikle boksit cevheri halinde bulunur ve oksidasyona karşı üstün direnci ile tanınır. Bu direncin temelinde pasivasyon (metal yüzeylerin kimyasal bir işlemden geçirilerek koruyucu bir oksit tabakasıyla kaplanmasını ifade eden bir yüzey işleme yöntemidir) özelliği yatar.
Alüminyum doğal formda çok nadirdir ve onu cevherlerden arıtma işlemi karmaşıktır, bu nedenle insanlık tarihinin çoğu için bilinmezdi. Bununla birlikte, bileşik şap, MÖ 5. yüzyıldan beri biliniyor ve eskilerde boyama için yaygın olarak kullanılıyordu. Rönesans bilim adamları şapın yeni bir toprağın tuzu olduğuna inanıyorlardı. Aydınlanma Çağı‘nda bu toprağın, alüminyumun, yeni bir metalin oksidi olduğu tespit edildi. Bu metalin keşfi, çalışmaları Alman kimyager Friedrich Wöhler tarafından genişletildi ve Danimarkalı fizikçi Hans Christian Orsted tarafından 1825‘te duyuruldu.
Alüminyumun rafine edilmesi zordu ve bu nedenle kullanımı da nadirdi. Keşfedildikten kısa bir süre sonra, alüminyum fiyatı altının fiyatını aştı. Fransız kimyager Henri Etienne Sainte-Claire Deville tarafından 1856‘da ilk endüstriyel üretimin başlatılmasının ardından fiyatı düşmeye başladı. Alüminyum, Fransız mühendis Paul Heroult ve Amerikalı mühendis Charles Martin tarafından bağımsız olarak geliştirilen Hall-Héroult süreci ile çok daha fazla halka açıldı. 1886‘da Hall ve 1889’da Avusturyalı kimyager Carl Joseph Bayer tarafından geliştirilen Bayer işlemi gibi işlemler, günümüze kadar alüminyum üretimi için kullanıldı.

ALİ İHSAN YEŞİLOVA VE 13 ATOM NUMARALI ALÜMİNYUM
Benim nasıl 13 uğurlu sayım ise 13 atom numaralı Alüminyum da Ali İhsan Yeşilova’nın hayatını değiştirdi. Ali İhsan Yeşilova okuduğu Bursa Ticaret Lisesi’nde hayali hukuk eğitimi görmekti. Ama Ticaret Lisesi’nde okuduğu için bu zordu. O hayatta zorluklarla mücadeleye o zaman başladı. Hem Bursa Ticaret Lisesi’ni hem de Bursa Erkek Lisesi’ni aynı anda bitirdi. Hayalini gerçekleştirmek için bir adım atmıştı. Bursa’da Hukuk Fakültesi yoktu yolculuk İstanbul’a olmalıydı. Ama bu sefer onun önünde zorlukların en büyüğü vardı. Baba Yeşilova’yı ikna etmek. 1980 önce her gün birkaç kişinin öldürüldüğü bir ortak vardı. Sağ ve sol tarafından nerede ise ilçeler, otobüs durakları, iskeleler paylaşılmıştı. O birkaç gün zorlu geçti sonunda babasının sakin olduğunu düşündüğü bir anda konuyu açtı ve açtığı gibi konu Baba Yeşilova tarafından kapatıldı. “Yarın git BİTİA’ya kaydını yaptır”. İnsan ebeveynlerinin bazı davranışlarını ebeveyn olduğu zaman anlıyor. İstanbul gibi yere, o dönem Baba Yeşilova oğlunu göndermek istemiyordu.
“GEL BENİMLE”NİN GİZEMİ
Ali İhsan Yeşilova, BİTİA’ya (Bursa İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi) kaydını yaptırdı. Bu arada Baba Yeşilova ona bir Anadolu otomobil aldı. Serde gençlik vardı ve ilk yıl hızlı geçti. Akşamları eve gidiş gecenin geç saatlerde olmaya başladı.
İkinci sınıfta okuduğu dönemde baba Yeşilova bir sabah kahvaltı sonrası Ali İhsan beye döndü ve “Gel benimle” dedi. İyi bir karoseri ustası olan babanın kamyonetine binildi. Gazcılar Caddesi’nde küçük bir dükkanın önünde duruldu. 1974 yılıydı, dükkanın üstünde Can Alüminyum yazıyordu. İçeri girildi. “Selamun Aleyküm hayırlı işler Mehmet Amca” dendi. Baba Yeşilova dükkan sahibini göstererek “Bu senin patronun, sen onun çırağısın. Bundan sonra burada çalışacaksın. Okulunun gece eğitimi varmış. Gece de okula gideceksin” dedi ve oradan ayrıldı.
İşte Ali İhsan Yeşilova’nın hayatı o anda değişti. Hayatında ilk kez 13 atom numaralı element olan alüminyum ile tanışıtı.
Evet, alüminyum ile tanışma böyle başlarken, dükkan süpürmek, cam silmek, malzeme taşımak, telefona bakmak, ödemeleri yapmak onun ilk işi oldu. Aradan tam bir yıl geçti. Aynı zamanda emekli bir astsubay olan dükkan sahibi 1975 yılının başında Ali İhsan Yeşilova’ya “Oğlum Ali İhsan sen çalışkan bir çocuksun. İşi de öğrenmeye başladın. Ben bu işleri bırakacağım babanla konuş da burayı sana devredeyim” dedi. Baba Yeşilova da konuya sıcak baktı daha Ali İhsan Yeşilova 20 yaşını doldurmadan artık bir işyeri vardı ve okumaya da devam etti.
50 yıl önce, bugün ülkemizin alüminyum sektöründe en önemli entegre tesislerinden birine sahip olan, sektörün liderlerinden Yeşilova Holding’in hikayesi böyle başladı.
Evet, 1975’te böyle başlayan serüven bugün 9 şirketi 2000 çalışanı ile “Alüminyum ekstrüzyon, otomotiv yan sanayi, raylı sistem çözümleri, yüksek basınçlı döküm ve turizm alanlarında faaliyet gösteren” bir holdinge dönüştü.

YEŞİLOVA HOLDİNG 50 YIL BULUŞMASI
Yeşilova Holding, 50. kuruluş yıldönümü ile ilgili bir basın toplantısı düzenledi. Holiday Inn Bursa City Centre’da gerçekleştirilen toplantıda; Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova, İcra Kurulu Başkanı Yalçın Yeşilova, Yönetim Kurulu Üyeleri Yasemin Yeşilova Muştucu ve Nezihe Yeşilova vardı. Grubun tarihçesi, üretim operasyonları, toplumsal katkıları ve gelecek stratejileri paylaşıldı.
Toplantıda sözlerine, “Her şey ‘Gel Benimle’ sözüyle başladı” diyerek başlayan Yeşilova Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali İhsan Yeşilova, babasının yönlendirmesiyle 1975’te Bursa Gazcılar Caddesi’nde açılan küçük bir alüminyum dükkanında temelleri atılan bu uzun yolculuğun hikayesini paylaştı:
“Henüz 19 yaşında iş hayatına adım atmış bir gençken, babamın yönlendirmesiyle başlayan bu yolculukta, bugüne kadar Grubumuzun başarısına katkı sağlayan herkese teşekkür etmek istiyorum. İş hayatıma 1974 yılı ocak ayında Bursa’da küçük bir alüminyum profil dükkanında başladım. Tezgahtarlık, çay servisi, satış dahil her işi yaptım ve yaklaşık bir yıl sonra o dükkanın sahibi oldum. İşte böyle başladı Yeşilova hikayesi. Yıllar içinde farklı endüstri kollarında büyüyen Yeşilova markasının, başarılı iş birlikleriyle bugün ülkemizi küresel ölçekte temsil etmesinden büyük bir gurur duyuyorum. Değerlerimizi ve ilkelerimizi yaşatan, itibarımızı yükselten tüm çalışma arkadaşlarıma, ayrıca geçmişten bugüne emek veren tüm çalışanlarımıza, destekleriyle bize güç veren paydaşlarımıza ve bu yolculukta her zaman yanımda olan aileme teşekkür ediyorum.”

YALÇIN YEŞİLOVA NE DEDİ?
Toplantıda konuşan İcra Kurulu Başkanı Yalçın Yeşilova, alüminyumun stratejik bir malzeme haline geldiği günümüzde şirketin konumunu ve vizyonunu şu sözlerle aktardı:
“Yeşilova’nın geçmişi, yeniliğe ve sürdürülebilirliğe dayalı yarım asırlık bir dönüşüm hikayesidir. Yarım asırdır alüminyumu merkeze alarak büyüyoruz. Geçmişimizden güç alıyor, geleceğe emin adımlarla ilerliyoruz. Alüminyumun geleceğine yatırım yapıyoruz. Bugün alüminyum yalnızca bir sanayi girdisi değil; geleceğin yaşam biçimini şekillendiren stratejik bir malzeme konumunda. Global ölçekte yıllık yaklaşık 72 milyon ton birincil alüminyum üretimi yapılırken, 2050’ye kadar bu rakamın 100 milyon tonun üzerine çıkması öngörülüyor. 42 milyon ton olan ikincil alüminyum üretiminin ise 90 milyon tonu aşması bekleniyor.
Grubumuzun ekstrüzyon kapasitesi son 5 yılda 30 bin tondan 50 bin tona, otomotivde üretim hacmini iki, raylı sistemlerde ise üç katına çıktı. Sadece üretim değil; yenilik, sürdürülebilirlik ve insan kaynağında fark yaratmak üzerine kurulu bir vizyonla hareket ediyoruz. Mobilite sektörlerine odaklanan, uçtan uca çözüm tasarlayan ve üreten tek Türk alüminyum şirketiyiz. Avrupa’da ise bu yetkinliğe sahip sekiz firmadan biriyiz. Ekstrüzyon ve dökümde hassas toleranslı, özel alaşımlı ve nitelikli ürünler üretiyoruz. Alüminyum profil ve döküm parçalarını tek çatı altında üreten, bunları birleştirme teknolojisine sahip Avrupa’daki üç firmadan biriyiz. Raylı sistemlerde beş kıtaya ihracat yapan, dünyanın önde gelen tren üreticilerinin stratejik iş ortağı konumundayız. Ayrıca Türkiye’nin hızlı tren projesinde, tüm iç aksamların tasarımı, üretimi ve montajı Yeşilova tarafından yürütülmektedir.
Son iki yılda gerçekleştirilen GES yatırımları ile grubun enerji yoğunluğunu %31, emisyon yoğunluğunu %29 oranında düşürdük, su kullanımında ise %45 verimlilik sağladık. Grubun, 2045 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda planlı ve programlı biçimde ilerliyoruz.”

YASEMİN YEŞİLOVA’NIN SÖYLEMLERİ
Yönetim Kurulu Üyesi Yasemin (Yeşilova) Muştucu, toplantıda Yeşilova Holding’in toplumsal sorumluluk ve kurum kültürü alanındaki çalışmaları hakkında bilgiler verdi:
“Çevrecilik, Eşitlik, Şeffaflık ve Yenilikçilik yalnızca kurumsal değerlerimiz değil; aynı zamanda hayat felsefemiz. Kadınların iş hayatında daha da güçlenmesi ve desteklenmesine yönelik önceliklerimiz doğrultusunda hayata geçirdiğimiz İş’te Denge projemiz ile toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda önemli adımlar atıyoruz. Bu proje kapsamında 2022’den bu yana kadın istihdamını artırmaya yönelik politikalar uyguluyoruz. Son beş yılda kadın çalışan oranımız %34, yönetici ve üstü pozisyonlardaki kadın oranımız ise %127 artış gösterdi.
Kadın çalışanlara yönelik geliştirilen ‘İhtiyaç İzni’ uygulaması, gençlere yönelik düzenlenen Yeşilova Zirveleri, ‘Alüminyum Çöp Değildir’ farkındalık kampanyası, geri dönüşüm projeleri ve BUİKAD, LÖSEV, Mor Salkım Derneği ile yaptığımız iş birlikleriyle de toplumsal katma değeri artırıyoruz. Yaklaşık 2.000 çalışanımız ve onların aileleriyle birlikte 10.000’e yakın kişiye dokunuyoruz. Biz yalnızca üretim yapmakla kalmıyor, toplumsal sürdürülebilirlik için somut adımlar atıyoruz.”

SON SÖZ
Evet, ben önce Can Alüminyumu tanıdım. Koca tabelasıyla. Sonra Ali İhsan Bey’i Bursaspor yönetimlerinde olduğu süreçte ismen tanıdım. Sonrası BUSİAD’da ilk kez Erol Türkün, sonrasında Başkan Yardımcısı olarak Celal Beysel’in yönetimlerinde tanıdım. Sadece uzaktan tanımaydı kendisi ile hiç konuşmamıştık. Hep mesafeli bir insan izlenimi bırakmıştı bende.
2004 yılında Ali İhsan Yeşilova BUSİAD Başkanı seçildikten sonra bir gün telefonum çaldı, beni davet etti. İlk kez orada karşı karşıya konuştuk. Onun davetiyle yaklaşık 10 yıl süren BUSİAD Danışmanlığım, sonrasında da 10 yıllık BUSİAD üyeliğim başlamış oldu.
Kendisiyle yakın çalışınca onun çalışkanlığı, her şeyden önceliği olan iş ve yaşam disiplini, mükemmeliyetçiliği ile karşılaştım.
4 yıl BUSİAD Başkanı olarak, 4 yılda BUSİAD Yüksek İştişare Kurulu başkanı olarak Ali İhsan Beyle çalışma onuru yaşadım. Keyifli günlerdi.
Ali İhsan Yeşilova sıfırdan gelip, tırnakları ile kazıyarak büyük bir değer yarattı. 50 yıl önce çıraklığını yaptığı işte 50 yıl sonra Türkiye Alüminyum Sanayiciler Derneği (TALSAD) Başkanı olma mutluluğunu yaşadı.
İki evlat yetiştirdi. İkisi de şu anda onun ortaya koyduğu vizyonu ve üstlendiği misyonu daha yukarıya taşımak için onunla beraber bu zorlu günlerden geçiyorlar.
Kuşkusuz bu zorlu yolculuğun son 46 yılında onun hayat arkadaşı Nezihe Yeşilova da vardı. Başlangıçtaki zorlukları beraber omuzladılar.
Evet, ben Yeşilova Ailesine nice sağlık, huzur, başarı ve katma değerlerle dolu yıllar diliyorum.