Önce biraz tarihten birkaç anekdot ve bir deyişin öyküsünü anlatmak istiyorum.
MÖ 516 ve MS 70 arasında ayakta kalan Kudüs‘teki Tapınak Tepesi‘nde bulunan Yahudi kutsal tapınağına, II. Tapınak ve o döneme de II. Tapınak Dönemi denir.
Ferisi Yahudileri veya Ferisiler,
İkinci Tapınak Dönemi‘nde İsrailoğulları içinde doğan bir Yahudi toplumsal hareketi, düşünce okulu ve siyasi grubu Ferisiler veya Ferisi Yahudileri’dir.
Onların dönemi İsa’nın dönemine denk gelir. İsa ile sürekli tartışıp, onu tuzağa düşürmeye çalışırlar. Birgün Ferisiler, İsa‘ya gelip, “Öğretmenimiz senin dürüst biri olduğunu, Tanrı yolunu dürüstçe öğrettiğini, kimseyi kayırmadığını söylüyor. Çünkü insanlar arasında ayrım yapmazsın. Peki ne dersin, söyle bize, Sezar’a vergi vermek Kutsal Yasa’ya uygun mu, değil midir?” diye sorarlar.
İsa onların niyetlerini fark eder ve “Beni neden sınıyorsunuz? Vergi ödemekte kullandığınız parayı gösterin bana!” der. Ona bir dinar getirirler. İsa onlara, “Bu resim, bu yazı kimin?” diye sorar. “Sezar’ın” derler.
O zaman İsa onlara, “Öyleyse Sezar’ın hakkını Sezar’a, Tanrı’nın hakkını da Tanrı’ya verin” der.
***
Bunları neden yazdım?
Kasım ayı sonuydu. Gençlik ve Spor Bakanı Dr.Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Bursa’ya bir dizi açılış için gelmiş ve o sırada da üniversiteye de uğramıştı. Orada bir takım müjdeler vermişti.

Bu olayı köşemden Mart 2022 başında şöyle duyurmuştum:
“Kasapoğlu, 36 milyonluk bir bütçeyle Bursa Uludağ Üniversitesi kampüsü içinde yüzme havuzu da olan çok amaçlı bir spor kompleksi yapacaklarının müjdesini verdi. Bunun ile ilgili çalışmalar başlatıldı.
(Bu beni heyecanlandırdı. Rahmetli Prof.Dr.Ayhan Kızıl zamanında üniversitemize bir yüzme havuzu kazandırılmak istenmiş, inşaatı bitiriliyorken, daha sonraki yönetimlerce durdurulmuştu. Ve farklı amaçlarla kullanılmıştı. Şu anda orada Spor Bilimleri Fakültesi var.)
Ayrıca, UEFA normlarına uygun sentetik çimli bir tesis de 8 milyon liraya üniversitemize kazandırılıyor. Bunun inşaatı hızlı bir şekilde devam etmekte.”

Yazının sonunda da şöyle demiştim:
“Burada bir ilk söz konusu. İlk kez bu ülkenin bir spor bakanı yaklaşık 50 yıllık bir geçmişe sahip üniversitemize sahip çıkıyor, onu kucaklıyor ve oraya toplam 44 milyonluk bir yatırım yapıyor.”
***
Bu müjdenin üzerinden yaklaşık 8.5 ay geçti. Bakanın ilk sözündeki UEFA normlarına uygun sentetik çimli bir tesis artık üniversitemizde.
(O gün için 8 milyon liraya malolacak tesis, 15 milyon liraya maloldu.)
Ayrıca olayın büyüğü olan BUÜ Spor Merkezi çalışmaları da devam ediyor. Bu büyük projenin bütçesi Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından karşılanıyor. Bakanlık protokol ile bütçeyi veriyor. İşin projelendirme, ihale ve yapım süreçlerini ise Bursa Büyükşehir Belediyesi yürütüyor.

Günümüzdeki rakamlarla bu proje -projede bazı değişiklikler yapıldı- 80 milyona çıkıyor. Bu proje kapsamında Bursa Uludağ Üniversitesi Spor Merkezi içinde “Yüzme Havuzları, Spor Salonları, Spor Stüdyoları, Antrenman Salonları, Öğretim Üyeleri Ofisleri ve Kondisyon Salonu” yer alacak.
SON SÖZ
Gelelim yazının son sözüne. Bir spor bilimleri akademisyeni, bir TMOK üyesi olarak şunları söylemek istiyorum.
“Mart 2022’deki yazımda da belirttim. İlk kez bir Gençlik ve Spor Bakanı Bursa Uludağ Üniversitesi’ne dokunuyor. Bu dokunmak öyle sözle de değil. Yaklaşık 100 milyonluk bir yatırım yapılıyor.
Gerek kurulduğu günden beri takip ettiğimden gerek onun tarihini kitaplaştırdığımdan gerekse eşimin bir dönemler oradaki öğretim üyeliğinden yakından bilirim. Oradaki insanların ne koşullarda spor yapmaya çalıştıklarına tanıklığım vardır. Yapılmaya çalışılanların da yıkıldığına tanıklığım vardır.
Bu açıdan ben Gençlik ve Spor Bakanı Dr.Mehmet Muharrem Kasapoğlu’nun Bursa Uludağ Üniversitesi’ne bu katkısı için teşekkür ediyorum.”
Evet, “Sezar’ın hakkı Sezar’a, Kasapoğlu’nun hakkı Kasapoğlu’na”


