Bosko Brkic(Sırp/Ortodoks)ve Admira Ismic(Bosnalı/Müslüman), 1984’te Saraybosna’da ilk görüşte aşık olan bir çift.  Aşkları dokuz yıl sürdü. 1992’de, savaş başladıktan sonra, Bosko’nun ebeveynleri şehri terkettiler. Annesi Rada yalvarmasına karşın Bosko, Admira’sını bırakamayacağını belirterek ayrılma teklifini kesinlikle reddetti. Savaşın kısa sürede biteceğini, şehrin hızla eski güzel günlerine döneceğini düşünüyorlardı.

Bosko’nun yaşamı Sırp kuşatması altındaki Saraybosna’da hiç de kolay olmadı. Admira ve Bosko aşklarını ve yaşamlarını koruyabilmek için en doğru yolun şehri terketmek olduğu gerçeğine vardılar. 1993 mayısında Republika Sırpska Ordusu ile Bosna Hersek Ordusu arasında bu çiftin diğer tarafa geçerek şehri terketmesi konusunda antlaşma sağlandı. Bu Vrbanja köprüsünden Grbavica’ya geçerek olacaktı. 18 Mayıs 1993’te harekete geçtiler.

Amerikalı muhabir Kurt Sork, bu trajik aşkı 1993 yılında Reuters aracılığı ile dünyaya duyurdu. Dünyanın da devreye girmesi ile her iki taraftan da yetkililer çiftin şehri bölen hattı geçmesine izin verdiler.

“Bosko and Admira Miljacka’nın sağ kıyısı boyunca en az 500 metre yürüdüler. Her iki taraftan da askerlerin tamamen görüşü altındaydılar. Boşnak tarafının kontrolu altındaki bölümden, Sırpların kontrolu altındaki Grbavica yerleşim birimine geçtikten sonra birileri onlara saldırdı” diye yazdı Sork o günü anlatırken. Keskin nişancının ilk mermisi Bosko’ya idi. Hemen orada öldü.
İkinci mermi Admira’yı vurdu; ölümcül derecede yaralanmasına karşın, sürünerek Bosko’ya ulaştı, ona sarıldı ve son nefesini verdi.
Bu resim tüm dünyaya ulaştı. Saraybosna’nın Vrbanja köprüsünde birbirlerine sarılmış olarak öldürülen Bosko ve Admira’nın fotoğrafı bütün dünyada görüldü.
CNN onları Saraybosna’nın Romeo ile Jüliet’i olarak adlandırdı. Cesetleri kimsenin ulaşamadığı bu bölgede bir anıt gibi günlerce kaldı ve ancak 8. gün caddeden kaldırıldılar. Lukavica’daki mezarlığa gömüldüler.

Savaştan sonra 1996 yılında Admira’nın ailesinin isteği üzerine bedenleri Saraybosna’ya transfer edildi ve Lava mezarlığına gömüldü. Admira ve Bosko katliamıyla ilgili soruşturma hiçbir zaman gerçekleştirilmedi ve katilleri tespit edilmedi.

2013 yılında Zabrenjeno Pušenje, Admira ve Bosko’nun büyük aşkını ölümsüzleştirmek için bir şarkı yapmıştı: 

“Ma kakva Julija, ma kakav Romeo… Niko se nije tako volio/Jüliet gibi, Romeo gibi…Hiç kimse bu kadar sevilmedi.”

Hekim/Şair ve şarkı sözü yazarı Dr. Hüsamettin Olgun, Bosna ziyaretinde bu hüzünlü aşk efsanesinden etkilendi ve Bosna dilinde hüzünlü aşk şarkısı anlamına gelen Sevdalinka isimli bir şiir yazdı.

2017 yılında yazılan bu şiiri ünlü kanun virtüözü ve bestekar Göksel Baktagir hicaz makamında besteledi. TRT sanatçısı Bekir Ünlüataer’in yorumuyla stüdyo kaydı yapıldı.  TRT yayınlarında yer aldı. Ayrıca OlgunBosna Hersek Kültür Bakanlığı’na gönderilmek üzere hazırladığı Türkçe-Boşnakça dosya ve CD’yi, Kültür Bakanlığı’na teslim etti.


SON SÖZ

Hekim/Şair/Şarkı sözü yazarı Dr. Hüsamettin Olgun’u kutluyorum. Ve Bosna’da öyküyü dinlediğinde 2017’de yazdığı, 2023’de Baktagir tarafından bestelenen ve de Ünlüataer’in seslendirdiği Sevdalinka şarkısının sözlerini paylaşıyorum:

“Sevda’nın  gözyaşıdır, dertli nehirden akan

Gözlerinin rengidir, derin suya yansıyan

Başı dumanlı dağlar, ruhudur aşıkların

“Bosna’nın gülleri” ne, bakıp bakıp ağlayan!

 

Bu şarkı ölümsüzlüğe ulaşan tüm aşklara

Ve sana bakışları büyülü Sevdalinka!

 

Bosna’ya aşk, bülbülün, güle aşkı gibidir

Bosna’da aşk, hazanda, açan bir gül gibidir

Vuslatın her bir anı, sonsuz ömür gibidir;

Bunu bir seven bilir; bir de aşkı yaşayan!

 

Bu şarkı ölümsüzlüğe ulaşan tüm aşklara

Ve sana bakışları büyülü Sevdalinka!”

Tüm sevdalılara/Buluşanlara ve buluşamayanlara.