Toplumumuzun yaklaşık yüzde 10’u engelli diye adlandırdığımız çeşitli konularda özel eğitim ve bakım gerektiren bireylerden oluşuyor. Bu noktada Özel Gereksinimli Gençlerimiz kentimizde çeşitli devlet ve özel okullarda eğitim alırlar.
İşte bu okullar özel eğitim gerektiren bireylerin eğitim ve sosyal gereksinimlerini karşılamak için özel geliştirilmiş eğitim programları ve yöntemleri ile onların bireysel yeteneklerine dayalı, gelişim özelliklerine uygun ortamlarda toplum içindeki rollerini geliştirebilen, başkaları ile iyi ilişkiler kurabilen, iş birliği içinde çalışabilen, çevresine uyum sağlayabilen, üretici ve iyi birer vatandaş olarak yetişmelerini, iş ve meslek alanlarına ve yaşama hazırlanmalarını sağlarlar.
Tuna Kamura, bu özel eğitim veren okullardan birinin öğrencisi. Tuna atipik otizm (Atipik otizm; dil ve sosyal iletişimle ilgili sorunlar, dilin amaca yönelik kullanımındaki problemler, aşırı çekingenlik, aşırı utangaçlık, gündelik ve özel yaşamında belli ilkelere aşırı bağlılık gibi durumlarla kendini gösteren bir rahatsızlıktır) tanısı nedeniyle bu okullardan birinde.

Tuna’nın annesi Elif Kamura, özel gereksinimli gençlerin toplumsal yaşama aktif katılımı için çalışmalar başlattı. Elif Kumaru, farkındalık yaratan anlamlı bir projeye imza attı. Tuna’nın da öğrencisi olduğu Mehmet Torun Özel Eğitim Meslek Okulu öncülüğünde başlatılan “Seramik Duvar Panosu” projesi, özel gereksinimli gençlerin sanat yoluyla görünür olmasını ve üretim süreçlerine dahil edilmesini amaçlıyor.
“Seramiğe Dokunan Umut: Özel Gereksinimli Gençlerden Bursa’ya Kalıcı Bir Eser” isimli projede Bursa’da özel gereksinimli gençlerin el emeğiyle hazırladığı 8,5 metrelik seramik duvar panosu, toplumun tüm bireyleri için ilham kaynağı oluyor.
Bu çalışma Nilüfer Belediyesi’nin destekleriyle hayata geçen proje kapsamında hazırlanan seramik pano, Kültür Caddesi Palmiye Parkı yanında (Nilpark AVM karşısında) kalıcı olarak sergilenecek. Yaklaşık 3,5 metre yüksekliğe ve 8,5 metre uzunluğa sahip pano, 770 parça seramikten oluşuyor ve Türkiye’de özel eğitim alan öğrencilerin katılımıyla hazırlanan ilk kalıcı kamusal sanat eseri olma özelliğini taşıyor.
Burada bu projeye; “Mehmet Torun Özel Eğitim Meslek Okulu, Alaaddin Bey Özel Eğitim Meslek Okulu ve Çağdaş Eğitim Kurumları 3 Mart İlköğretim Okulu” öğrencileri ve öğretmenleri aktif olarak katıldı. Çalışmanın sanatsal ve teknik danışmanlığını ise seramik sanatçısı Figen Özden üstlendi.
Uzun soluklu bu çalışmaya RUMELİSİAD Derneği tarafından sağlanan 2,5 ton seramik çamuru ile 1 yıl boyunca süren üretim süreci, katılımcı okulların atölyelerinde ve Nilüfer Belediyesi Engelliler Şube Müdürlüğü’ne ait seramik atölyesinde yürütüldü. BONLIFE Art ise seramiklerin boyanmasında kullanılan sır malzemelerini temin etti.

Projeyle ilgili düşüncelerini paylaşan fikir sahibi Elif Kumaru, şunları söyledi:
“Bu sadece bir sanat projesi değil, görünmeyeni görünür kılma çabasıdır. Her biri ayrı yeteneklere sahip özel gereksinimli gençlerimiz, fırsat verildiğinde topluma üretken bireyler olarak katılabiliyor. Bu eser, onların sadece seramikle değil, umutla ve azimle hayata dokunuşudur.”

Seramik panonun yapım süreci filmleştirildi. Kamura, bu filmin yerel ve ulusal medya aracılığıyla yayınlanarak projenin Türkiye genelinde örnek bir model haline gelmesini hedefliyor.

SON SÖZ
Dünyada ve ülkemizde nüfusun yaklaşık yüzde 10’u çeşitli alanlarda engeli olan insanlarımızdan oluşuyor. Ve bizler bu toplumun içinde o insanlar yokmuş gibi yaşıyoruz. Bu insanlarımızı sadece yılda bir kez özel günlerinde anımsıyor ve o günlerde birkaç laf edip veya bu köşelerde birkaç paragraf yazıp geçiyoruz.
Geçenlerde bu ülkenin büyük devlet üniversitelerinden birinde engelli öğrenciler engelli tuvaleti talebi bulunduğunda Rektör özetle “Parasını bulun yapalım” anlamına gelen bir söylemde bulundu. Ne üzücü, üzücü olması ötesi utanç verici. Koca üniversite engelli öğrencileri için bir engelli tuvaleti yapamıyor.
Evet, bazı konular vardır insanın başına gelmedikçe veya ailesinde olmadıkça konuyu anlaması mümkün değildir. Zaten her alanda empatiden yoksun bir toplum olduğumuz için empati yapmasını da beklemiyoruz.
İşte bu ortamda Özel Gereksinimli Öğrencilerimizin bazılarının ebeveynleri ve özellikle anneleri kendi olanakları, ilişkileri ve sosyal çevreleri içinde bir şeyler yapmaya çalışır. Bu annelerimizden biri de Elif Kamura. O ortaya attığı “Seramiğe Dokunan Umut: Özel Gereksinimli Gençlerden Bursa’ya Kalıcı Bir Eser” adlı projede önce çocuğunun eğitim gördüğü okulun Mehmet Torun Özel Eğitim Meslek Okulu’nun yöneticilerini ve öğretmenlerini inandırdı. Burada ortaya çıkan sinerji ile projeye Alaaddin Bey Özel Eğitim Meslek Okulu ve Çağdaş Eğitim Kurumları 3 Mart İlköğretim Okulu dahil oldu.

Sonrasında Nilüfer Belediyesi, RUMELİSİAD, BONE Life Art ve seramik sanatçısı Figen Özden farklı alanlarda destek verdiler. Finalde ise ortaya yaklaşık 3,5 metre yüksekliğe ve 8,5 metre uzunluğa sahip pano, 770 parça seramikten oluşan ve Türkiye’de özel eğitim alan öğrencilerin katılımıyla hazırlanan ilk kalıcı kamusal sanat eseri “Seramiğe Dokunan Umut” ortaya çıktı.
Bu özel çalışmayı Nilüfer’de Kültür Caddesi Palmiye Parkı yanında (Nilpark AVM karşısında) görebilirsiniz.
Ülkemiz ayakta duruyorsa ceplerinde çok para olamasa da yüreklerinde iyilik dolu insanlarımızın, kamu görevinin ne olduğunun farkında olan kamu görevlilerinin ve bazı özel öğretmenlerin destekleri ile ayakta duruyor.
Ben Elif Kamura’yı bu güzel proje için kutluyorum. Dileğim Elif Kamura’ların ve ona inanıp yola çıkan herkesin çoğalması.