Geçtiğimiz günlerde BUSİADEVİ’nde ülkemizin ilk SİAD’ı TÜSİAD ve ikinci SİAD’ı BUSİAD’ın ortak bir etkinliği gerçekleştirildi.

Bu etkinlikte “Tekstilde dijitalleşme” masaya yatırıldı. Etkinlik BUSİAD Dijital Dönüşüm Çalışma Komitesi ve TÜSİAD SD² Dijital Platformu iş birliğinde “Tekstil ve Kimya Sektöründe Teknoloji Buluşması” biçiminde gerçekleştirildi.

Etkinliğin açılışında BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve BUSİAD Dijital Dönüşüm Çalışma Komitesi Sorumlusu Tuncer Hatunoğlu şunları söyledi:

“İnsanoğlunun gelişim sürecinin milattan önce 14 binli yıllardan beri sürüyor ve bu sürede insanoğlu kas gücünün yerine bir kuvvet bulma derdinde. Bu serüvende 1850’li yıllarla birlikte buhar gücünün bulunmasıyla tam bir kırılma yaşandı. Elektrik ve elektroniğin devreye girmesiyle başka bir noktaya gelindi. İnsanoğlu abaküsle başlayan bir hesap yapma makinelerine de merak sardığını günden bugüne yapay zekaya kadar gelindi.

Bugün bu iki serüven artık evleniyor. Artık dijital dönüşümden bahsediyoruz. Almanların 2011’de Hannover’de endüstri 4.0 başlamıştır demesiyle dikkatimiz bu alana çevrildi. Yeni bir dünya düzeni başladı. Veriden değer yaratıldığı, kısıtlı dünya kaynaklarını daha az tüketen ve bunu sürdürülebilir kılan bir düzene geçiyor olacağız.

Bunun için çok sayıda çalışan teknoloji şirketleri ve buna ihtiyaç duyan şirketler var. Bu anlamda bu şirketleri buluşturan TÜSİAD’ı kutluyorum BUSİAD ev sahipliğinde Türkiye sanayisinin dijital dönüşümüne katkı koydukları için.”

PARLAMIŞ: BAŞKA ÇIKIŞ YOLUMUZ YOK

BUSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Tekstil Komitesi Sorumlusu Haluk Parlamış ise “Yüksek enflasyonist ortam, tekstilde ve özellikle emek yoğun olan hazır giyimde, rekabet gücümüzü azalttı. Rekabet gücümüzü arttırabilmek için bizler dijital dönüşüme hızla adapte olmak zorundayız. Buradan çıkış yolumuz olmadığı aşikar. Döviz kurunun artmasını bekleyerek tekstil sektörünün ayakta tutmak hayalcilik olacak. Avrupa’nın tamamı 2024 ve 2025’i dijital dönüşüm yılı kabul ederek KOBİ’lere destek oluyorlar. Bizler de sürdürülebilirlik, dijital dönüşüm ve Avrupa Yeşil Mutabakatını sürekli işliyoruz. TÜSİAD’a da bu çalışma için teşekkür ediyoruz” şeklinde konuştu.

TÜSİAD SD² Görev Gücü Başkanı Onur Eren ise BUSİAD‘a teşekkür ederek, katılımın yüksekliğinden dolayı çok memnun olduklarını söyledi. Eren, şöyle devam etti:

“SD² internet sitesinin ziyaret edilerek, daha geniş bilgi alınabilmesi mümkün.  2 binden fazla teknoloji tedarikçisinin bulunduğu platformda, 800 kadar da kullanıcı bulunuyor ve ihtiyaçları doğrultusunda platform üstünden çağrıya çıkılabiliyor.”

Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen ilk oturumda Onur Eren yönetiminde Sun Tekstil Sürdürülebilirlik Müdürü Utku Varol ile Dijitopia Kurucusu ve CEO’su Halil Aksoy‘un katılımıyla düzenlenen deneyim paylaşımı oturumuna geçildi.

DENEYİM PAYLAŞIMI OTURUMU

Deneyim paylaşımında konuşan Sun Tekstil Sürdürülebilirlik Müdürü Utku Varol, özetle şunlara değindi:

“Emek yoğun ve çok rekabetçi bir sektörüz. Bunlar bilinenler ama daha derinleşen yaralarımız var. Hammadde yoğun bir sektörüz ve yüzde 30-40 firelerle çalışıyoruz. Tedarik zincirinin kırılgan olduğu nadir sektörlerden biriyiz. Demirbaşların verimliliği de düşük. Bir de sürdürülebilirlik var. Bunları aşmak için ikiz dönüşümü yapmamız gerekir. Bunun için dijital dönüşümü sürdürülebilirlik ve verimlilik dönüşümünden ayrı düşünmüyoruz. İcra kurulunun altında bir IT komitesi var, ayrıca sürdürülebilirliğin altında da IT komitemiz var. SD² üzerinden 2 çağrı açtık ve 2 eşleşme yaşadık. Bizim için fark yaratan bir platform”

AKSOY, ÖLÇMEK VE YÖNETMEK

Dijitopia Kurucusu ve CEO‘su Halil Aksoy ise, şu konulara değindi:

“Ölçemediğiniz hiçbir şeyi yönetemezsiniz. Varmak istediğiniz vizyona varma yolculuğunda nerede olduğunuzu gösteren bir araç dijital dönüşüm. SD² için yapılan geçen yılın dijital dönüşüm verilerini de paylaştı. Dünyada 2.95 iken endüstri 4.0, bizde 2.84. Bir yıl geriden takip ediyoruz dünyayı. O kadar kötü durumda değiliz. Bankacılıkta dünyanın önündeyiz.”

Deneyim paylaşımı oturumunun ardından 3’er dakikalık periyotlarla 35 teknoloji tedarikçisi firma sunum yaptı.

Global pazarda var olabilmenin asgari koşulu, pazardakilerle aynı enstrümanları kullanabilme yetisine sahip olmak. Pazarda yükselmek içinde bunun üzerine koymanız gerekiyor.

Başarılar.

KÜRESEL İLKELER SÖZLEŞMESİ YAZIMA BİR NOT

Geçtiğimiz günlerde Küresel İlkeler Sözleşmesi ile ilgili bir yazı yazmıştım. Orada Global Compact’ın ilk imzacısının Koç Holding olduğunu belirtmiştim. Bunu daha önceki yıllarda da yazmıştım. Burada bir maddi hata yapmışım.

29 Mayıs 2002’de Türkiye Kalite Derneği, Global Compact’ın (Küresel İlkeler Sözleşmesi) ülkemizden ilk imzacısı olur.

KOÇ Holding ise 5 Nisan 2006’da sözleşmenin beşinci imzacısı olarak imza atar. Yeşim 28 Eylül 2006’da sözleşmenin 11. imzacısı;  Nilüfer Belediyesi’de 13. imzacısı olarak karşımıza çıkar.

Bu maddi hatayı düzeltmek istedim. Kal Der Bursa Şubesi’nden Sevgili Arzu Özel’e anımsatması için teşekkür ediyorum.