Genelde sanayici ve iş insanları derneklerinin gıda ve tarım alanında yaptığı çalışmaya çoğu kişi “sanayicilerin ne işine yarar?” gözlüğü ile bakar. Ülkemizde TUSİAD sonrası kurulan ikinci SİAD olan BUSİAD’ın da gıda ve tarım alanındaki çalışmalarına aynı gözle bakılır.
Bursa’ya da bakılırken sadece tarım arazileri akla gelir. Halbuki bu böyle değildir. BUSİAD’ın kurucu başkanı Doğan Ersöz bir gıda sanayicisidir. Un fabrikası vardır. Ayrıca Bursa’da üniversite sanayi iş birliğinin ilkini daha Uludağ Üniversitesi kurulmazdan önce BİTİA( Bursa İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi) ile gerçekleştirmiş ve unun paketlenerek satılmasının getirisini araştırtmış, sonrada ülkemizdeki ilk paketlenerek satılan unlardan biri bu kentten başlamıştır.
Hatta yıllarca BUSİAD yönetiminde görev alan BİTİA’nın ve Uludağ Üniversitesi’nin hocalarından Prof.Dr.Ali Ceylan da bu araştırma yapılırken öğrenci olarak çalışmada yer almıştır.
Bursa gıda alanında ve gıda sanayi alanında önemli bir kenttir. Bursa sadece şeftali ve armut bahçelerinden ibaret değildir. Dünyada arkeolojik olarak en eski süt ve süt ürünleri Yenişehir’in Barçın köyündeki Barçın Höyük’te tespit edildi. Bulgular 8 bin 500 yıl öncesine dayanıyordu.
Ülkemizde modern konserveciliğin temelleri Bursa’da ilk olarak Celal Antel tarafından Antel Konserveleri olarak 1925 yılında atıldı. Ülkemizdeki ilk Süttozu fabrikalarından biri 16 Mart 1934’de Bursa’da Süter Ailesi tarafından kuruldu. Aynı zamanda buz da üretiyordu. Sayas markası ile tüm ülke tanıştı.
Ülkemizde hem Osmanlı döneminde (1912) hem de Cumhuriyet döneminde (1926) ruhsatlı olarak sunulan madensuyu Keşiş Dağı/Uludağ Maden Suyu idi. Yine ülkemizde ilk işlenmiş gıda ürünün ihracatı Gemlik’te Rıfat Minare ile gerçekleştirildi. 1947 yılında Rifat Minare Konserveleri, Türkiye’nin dünyaya açılan ilk markası oldu ve ilk işlenmiş gıda ihracatı Bursa’dan ABD’ye yapıldı.
Ülkemizin ilk meyve suyu fabrikalarından biri olan TAMEK, 31 Mart 1955 tarihinde, Bursa-Demirtaş’ta kuruldu. TAMEK, Türk Alman Meyve Ekstreleri Kumpanyası sözcüklerinin baş harflerinden oluşuyordu. Mehmet Sipahioğlu ve Alman bir ortak ile şirket kuruldu ancak bir yıl sonra Alman ortağı ayrıldı.
Erikli temellerinin atıldığı 1960’lı yıllar sonrası ülkenin en bilinir su markası oldu. 2006’da Nestle’ye satıldı. Şu anda tüm fabrikalarında sıfır atık prensibi ile çalışıyor.
Türkiye‘de perakende dondurulmuş gıda sektörünün ilk şirketi olan Kerevitaş Gıda Sanayi, 1970 yılında Bursa’nın Akçalar ilçesinde kuruldu.
Türkiye’de süt sektörünün ilk Ar Ge’si 50. yılını kutlayan SÜTAŞ’ta kuruldu. Ayrıca SÜTAŞ Türkiye’nin dört bir yanına kurduğu süt fabrikalarının yanında, çiftlikleri, yem fabrikaları, organik gübre fabrikaları, biyogaz üretim tesisleri ve de GES santralları ile sürdürülebilirlik alanında bir model oluşturdu. Enerji ihtiyacının, gübre ihtiyacının, yem ihtiyacının tamamını sürdürülebilir kaynaklardan sağlarken karbon ayak izini sıfırlayıp, yüzde 360 oranında karbon piyasasında satar hale geldi.
1978 yılında, Bursa’da kurulan May Tohum alanında ulusal ve uluslararası platformda bir aktör haline geldi.
Bu örnek ve ilkleri çoğaltmak mümkün.
BUSİAD’IN VİZYONU VE GIDA-TARIM
BUSİAD Buğra Küçükkayalar döneminde 6 aydan fazla süren bir çalışmayla ortaya 22 Mart 2023’te “Sanayi, Tarım ve Turizmle Gelişen Bursa-Bursa Vizyonu” raporunu ortaya koydu. Burada Tarım ve Gıda sektörünün de yer alması değerliydi. BUSİAD son dönemde bu alanda aklımda kaldığı kadarıyla şunları yaptı:
18 Nisan 2022’de “Tarım Yoksa Hayat Yok” mottosuyla Tarım ve Gıda Değerlendirme Raporu yayınladı. Bursa Sanayicileri ve İş insanları Derneği (BUSİAD) Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu’nun yayınladığı raporda özetle şöyle diyordu:
“Tarımda yaşadığımız sorunlar ve temel gıda fiyatlarındaki büyük artışlar nedeniyle, bir değerlendirme yaparak, düşüncelerimizi ve önerilerimizi kamuoyu ile paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördük. Tarım ve gıda sektörünün mevcut durumunun fotoğrafını çekerek resmi istatistiki veriler eşliğinde yapmış olduğumuz bu çalışmanın, ortaya koyduğumuz öneriler ile birlikte karar vericilere bir bakış açısı kazandırmasına, eyleme geçme noktasında yol gösterici olmasına, Bursa’mıza ve ülkemize katkı sağlamak.”
Daha sonra 22 Mart 2023’de “Su Varsa Hayat Var” mottosuyla Dünya Su Günü sebebiyle suyun kritik önemine değinilerek düzenlenen panelin Sonuç Bildirgesi yayınlandı.
28 Kasım 2023’te “Çevre ve İnsan Sağlığı Açısından Pestisit Sorunu ve Çözüm Önerileri” başlıklı bir panel düzenlendi.
T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Bakan Yardımcısı Ahmet Gümen ziyaret edilerek, tarım raporu ve vizyon raporu sunuldu.
AB PROJESİ proje Ortaklığı “Aedil-Dairy-Cove Erasmus +KA2 European Excellence in Diary Learning” Süt Endüstrisi Eğitiminde Avrupa Mükemmelliyeti Projesi tanıtıldı.
31 Ekim 2024’te Gıda ve Tarım Zirvesi “Gıdanın ve Tarımın Geleceği” başlığıyla BUSİAD Evi’nde yapıldı.
21 Mayıs 2025’te “Küresel İklim Değişikliği, AB Yeşil Anlaşması ve Organik Tarım” konusu BUSİAD Evi’nde masaya yatırıldı.
BUSİAD Evi’nde “Dünya Çiftçiler Günü Toplantısı” Bursa tarımının sorunlarına dikkat çekmek için kamu ve sektör temsilcileriyle yapıldı. Nilüfer Belediye Başkanı, İl Tarım ve Orman Müdür Yardımcısı, BUÜ Ziraat Fakültesi öğretim üyeleri, Ziraat Odaları temsilcileri, çiftçiler ve sektör paydaşları bir araya geldi.
10 Mayıs 2025’te Avrupa Leylek Köyü Eski Karaağaç köyü ziyaret edildi.
Şimdi ise Nisan 2026 ‘da BUÜ Mete Cengiz Salonunda “Bursa’ da Tarımın Dünü, Bugünü ve Geleceği” konulu bir Tarım Kongresi organize edilecek.
Bu kongreye Bursa Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD) Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu’ düzenleyeceği 4 çalıştay ile hazırlanacak. Bu çalıştayların ilki 4 Kasım 2025’te BUSİAD Evi’nde “Bursa Tarım ve Gıda Çalıştayı – Tarla Bitkileri” konusunda gerçekleştirildi. Diğer çalıştaylar ise şöyle:
ÇALIŞTAY 2 “Bursa Tarım ve Gıda Çalıştayı – Bahçe Bitkileri” 11 Kasım 2025 – BUSİAD Evi
ÇALIŞTAY 3 “Bursa Tarım ve Gıda Çalıştayı – Hayvansal Üretim” 18 Kasım 2025 – BUSİAD Evi
ÇALIŞTAY 4 “Bursa Tarım ve Gıda Çalıştayı – Gıda Sanayi” 26 Kasım 2025 – BUSİAD Evi
Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu, BUSİAD’ın en eski uzmanlık gruplarından biri. Grup, gıda sanayi ve tarım sektörünün temsilcisi firmaların profesyonellerinden, BUÜ ve BTÜ öğretim üyelerinden, meslek odaları ve kamu temsilcilerinden oluşuyor. BUSİAD’ın diğer uzmanlık gruplarında olduğu gibi burada da gönüllü olarak katkı koyan müthiş bir ekip var. Her bir uzmanlık grubuna bir yönetim kurulu üyesi liderlik ediyor. Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubunun bu dönemki liderliğini Yönetim Kurulu Üyesi Lale Yıldız yapıyor. Gıda Mühendisi olan Lale Yıldız 2016-2020 döneminde TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şube Başkanlığı da yaptı. Grubun yaptığı tüm çalışmalar BUSİAD’ın “Sanayi, Tarım ve Turizm ile Gelişen Bursa” ana vizyonuna hizmet eder nitelikte.
Grup lideri Gıda Mühendisi Lale Yıldız şunları söylüyor:
“BUSİAD, Bursa ve ülke ekonomisine katkısı sebebiyle gıda ve tarım sektörlerini son derece önemsemekte ve öncelikli çalışma alanları arasında konumlandırmaktadır. Bu itibarla, BUSİAD Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu, sektördeki yapısal sorunlara çözüm olabilecek, sektörün sürdürülebilir büyümesine katkı sağlayacak somut eylem adımlarının tariflenmesi yönünde görüş ve raporlar hazırlamaktadır.
BUSİAD Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu’nun nihai amacı; Bursa’nın ve ülkemizin tarım ve gıda potansiyelini doğru yönlendirmeye, sektörün geleceğine ışık tutacak stratejiler geliştirmeye ve sürdürülebilir bir tarım-gıda ekosisteminin oluşmasına katkı sağlamaktır.”
BUSİAD Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu şu isimlerden oluşuyor:
“Lale Yıldız, Serkan Durmuş, Yasemin Uyar Duman, Prof. Dr. İbrahim Ak, Prof. Dr. Metin Güldaş, Prof. Dr. Bige İncedayı, Prof. Dr. Senih Yazgan, Doç. Dr. Aycan Yiğit Çınar, Dr. Öğr.Üyesi Özlem Kurt, Melek Seda Kavas, Okan meral, Ali Hakan Donduran, İsmail Çakır, Çağlar Ercan, Deniz Özkan, Selçuk Tekin, Kıvılcım Ateş, Şeyda Ogan.”
GRUBUN AMACI
BUSİAD Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu’nun amacı özetle şunlar:
“Panel, kongre, seminer ve çalıştay gibi etkinlikler düzenleyerek sektörün gelişimine katkı sağlamak. Sektörel raporlar ve analizler yayınlayarak güncel verilerle karar alıcıları bilgilendirmek. Üniversiteler, kamu kurumları ve diğer paydaşlarla iş birlikleri geliştirerek, araştırma ve eğitim alanlarında sinerji yaratmak ve sektördeki yenilikçi projeleri desteklemek.”
Grup bu amacı hayata geçirirken yöntem olarak “Gıda ve tarım sektörlerinin sürdürülebilir gelişimini desteklemek amacıyla sektör profesyonellerini, kamu ve üniversite temsilcilerini bir araya getirmeyi” benimsiyor.
SON SÖZ
İnsanoğlunun avcı ve toplayıcı toplumdan, yerleşik düzene geçmesi Bereketli Hilal denen topraklarda tarımı keşfetmesiyle başlar. Uygarlık, şehirleşme ve endüstri bu süreçten sonra adım adım geçen yüzyıllarca yıllarda doğar.
Son dönemde yaşanan savaşlar, katliamlar ve pandemi insanlığa gıdanın ve tarımın ne oranda önemli olduğunu, tarımı kendine yeten ülkelerin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anımsattı.
O dönem şu yapıldı, onu şu iktidar yaptı sohbetine girmeden kendi kendine yetecek verimli tarım topraklarında bana tarım ürünü ithal etmek argo deyimiyle koyuyor veya onuruma dokunuyor demek daha doğru olacak.
Bu noktada BUSİAD’ın Bursa özelinde bu konuda yaptığı çalışmaları çok değerli buluyorum. Başta BUSİAD Başkanı Buğra Küçükkayalar olmak üzere, BUSİAD Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu lideri Lale Yıldız ve tüm çalışma arkadaşları ile gönüllü ve profesyonel katkı koyanları kutluyorum.
Ve anımsatıyorum.
Abraham Maslow ihtiyaçlar hiyerarşisi kavramını, ilk olarak 1943 yılında “A Theory of Human Motivation” başlıklı makalesinde ve daha sonraları yazdığı Motivation and Personality kitabında açıkladı.
Bu 5 temel ihtiyaç hiyerarşisinde ilk basamakta fizyolojik ihtiyaçlar başlığı altında şunlar yer alır:
“Hiyerarşinin en alt basamağında bulunan bu ihtiyaçlar, hayatta kalmamız için ciddi önem taşıyan ihtiyaçlardır. Yemek, su, nefes almak, boşaltım, cinsellik, uyku, sağlıklı metabolizma vb…”

