Perşembe akşamı Merinos AKKM’de BBDSO’nun “Türkiye-İtalyan Dostluk Konseri”ni izledik. İtalyan genç şef Alessandro Bonato ve ünlü Avusturyalı klarnet sanatçısı Wenzel Fuchs’u izleme ve dinleme fırsatımız oldu. İlk bölümdeki ara sırasında Sevgili Ömer Kızıl, beni Fuchs ile tanıştırdı. Daha öncede Bursa’ya gelen bu değerli sanatçı ikinci bölümü Ömer Kızıl ve Bursa Filarmoni Derneği Başkanı Dr.Mehdi Kamruz ile birlikte izledi.
İkinci bölümde ise ünlü Rus besteci Peter Ilyiç Çaykovski’nin (1840-1893) ölümünden hemen önce tamamladığı, içinde kendi yaşamını canlandırdığı 6. Senfonisi (Patetik/Acınası) var.

Çaykovski, Patetik senfonisini yazdığı dönemde yeğenine(Bobik / V. L. Davidov) 18 Ağustos 1893 tarihinde yazdığı mektupta şunları yazar:
“Paris yolculuğum sırasında yeni bir senfoni yazmayı düşündüm. Bunun da bir programı, bir konusu olacak ama kimse ne olduğunu bilmeyecek. Herhalde ‘programlı senfoni’ adını takarım. Tabii bütünüyle beni ilgilendiren bir konusu var senfoninin; o kadar ki eseri kafamda tasarlarken zaman zaman ağladığım bile oldu. Eve döner dönmez çalışmaya koyuldum. Ne kadar hızlı bestelediğimi bilemezsin; dört gün içinde ilk bölüm ile üçüncü bölümü yarısı bitti. Gerisi de kafamda hazır sayılır. Biçim yönünden pek çok yenilik var: Örneğin son bölüm gürültülü bir Allegro değil de geniş bir Adagio olacak. Bu senfoni büyük bir başarı kazanmazsa, hatta beğenilmezse hiç şaşırmayacağım. Zaten daha önce de böyle durumlarla karşılaşmadım mı? Ne olursa olsun, bence en iyi eserim budur. Müzik dünyasına hediye ettiğim hiçbir yavrumu onun kadar sevmemiştim.”(Faruk Güvenç’in makalesinden)
Çaykovski, senfoniyi tamamladığı, hatta 28 Ekim’de çaldırdığı zaman hala bir isim bulamamıştı eserine. Kardeşi Modest, önce “Trajik Senfoni” ismini ortaya attı, sonra “Patetik Senfoni” dedi. Sonuncusuna bestecinin de aklı yatmıştı.
Çaykovski, kolera salgınına rağmen bir bardak kaynamamış su içer, hastalanıp ve 6 Kasım 1893’te St.Petersburg’ta ölür. Bestecinin ölümünden birkaç gün sonra, Patetik Senfoni tekrar çalınır ve olağanüstü bir başarı kazanır. Eser, o gün bugün, senfoni dağarcığının başköşesindeki yerini korur.
Bu arada Emre Aracı, Andante’deki bir makalesinde bu ünlü bestecinin gemi ile yaptığı iki Avrupa seyahati sırasında iki sefer İstanbul’a uğradığından söz eder. Birer gece kalır. Hatta birinde Tepebaşı’nda bir klasik müzik konseri izler. (Beethoven’ın 6. Senfonisi/Pastoral).
BEN GİDERİM, ADIM KALIR!
Aşık Veysel, gerçek adıyla Veysel Şatıroğlu, Türk halk ozanı ve şair. Afşar boyunun Şatırlı obasına mensup olan Veysel Şatıroğlu, Gülizar ve Ahmet Şatıroğlu çiftinin çocuklarından biri olarak 25 Ekim 1894‘te Sivas’ın Tenos(Şarkışla) kazasında doğdu. 1973’de aramızdan ayrıldı.
Çocukken görme yetisini kaybetmesine rağmen şiirlerinde hoşgörü, sevgi, birlik ve beraberlik, vatanseverlik ve doğa konularını işleyen Âşık Veysel; “Uzun İnce Bir Yoldayım”, “Dostlar Beni Hatırlasın”, “Kara Toprak” ve “Güzelliğin On Para Etmez” gibi birçok eser bıraktı. Türkiye‘de aşıklık geleneğinin en önemli temsilcilerinden birisi olarak kabul gören Veysel, Türkçeyi en yalın ve güçlü şekilde kullanan isimlerden birisi olarak kabul edilir.
Eserleri birçok ünlü sanatçımız tarafından yorumlandı ve yorumlanıyor.
2022-2023 UNESCO 41. Genel Konferansında, Aşık Veysel‘in vefatının 50. yıl dönümü olması nedeniyle, 2023 yılı UNESCO Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri Programına alındı. 2023 Aşık Veysel Yılı ilan edildi.
Bu kapsamda pazartesi günü Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde Aşık Veysel’in anılacağı “Ben giderim Adım Kalır” isimli bir program düzenlendi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü organizasyonunda, Bursa Valiliği ve Bursa Büyükşehir Belediyesi katkıları ile düzenlenecek organizasyonda kentimizin bir değeri olan Bursa Devlet Klasik Türk Müziği Koromuz ile birlikte
İstanbul Devlet Türk Halk Müziği ve Modern Folk Müziği Araştırma ve Uygulama Korosu, Devlet Halk Dansları Topluluğu, İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu, Sivas ve Ankara Türk Halk Müziği Korolarının da katılımı ile bir anma etkinliği düzenleniyor.
Bu etkinliğin tüm geliri depremzedelere aktırılacak.
Genel Sanat Yönetmenliğini Ömer Faruk Belviranlı’nın yaptığı, Enver Merallı, Uğur Yılmaz ve Hakan Özlev’in hazırladığı bir etkinliği izleyeceğiz.
Emeği geçenlere teşekkür ederken, Büyük Usta’ya saygıyla diyorum.


