Prof. Dr. Cezmi Akdiş, İsviçre Alerji Merkezi (SIAF) Direktörü. Bursalı olan Prof. Dr. Cezmi Akdiş ve eşi Prof. Dr. Mübeccel Akdiş uzunca bir süredir Davos’ta bulunan SIAF’ta çalışıyorlar.
Ayrıca yıllardır Dünya Ekonomik Forumunu izliyorlar ve Prof. Dr. Cezmi Akdiş’in bu oturumlar içinde konuşmaları oluyor. Bu yılda öyle oldu. Başlayan WEF/Dünya Ekonomik Forumu 26’dan bazı izlenimlerini Sevgili Cezmi paylaşmış. Ben de size forumu yaşayan bir kişinin gözlüğünden forumdan birkaç not aktarmak istedim.
CEZMİ AKDİŞ’İN PAYLAŞIMLARI
Prof. Dr. Cezmi Akdiş’in forumla ilgili kısa paylaşımları şunları içeriyor:
“Davos Dünya Ekonomik Forumu, Diyalog Ruhu temasıyla, kamu-özel iş birliğinin ilerleme için kritik olduğu beş acil küresel soruna odaklanmaktadır. Burada şu sorulara yanıtlar aranmaktadır:
* Daha çekişmeli bir dünyada nasıl iş birliği yapabiliriz?
* Yeni büyüme kaynaklarını nasıl açabiliriz?
* İnsanlara nasıl daha iyi nasıl yatırım yapabiliriz?
* Yeniliği ölçekli ve sorumlu bir şekilde nasıl uygulayabiliriz?
* Gezegen sınırları içinde refahı nasıl inşa edebiliriz?
Açılış Konserinde yedi Grammy ödüllü sanatçı Jon Batiste, ünlü kemancı Renaud Capuçon ve Mahler Oda Orkestrası yer aldı. Jon Batiste’in bu konser için yaptığı özel şarkılar oldukça anlamlıydı: Rüzgarda Üflemek, Doğruyu Söylemek, Özgürlük.
Avrupa Birliği Konsey Başkanı Ursula von der Leyen’in Davos 2026 konuşması, bugününkü ‘sismik değişimin’ yeni bir Avrupa bağımsızlığı biçimi inşa etmek için bir fırsat ve gereklilik olduğuna odaklanıyordu. Jeopolitik şokların Avrupa için güvenlik, ekonomi, savunma ve demokrasi alanlarında fırsatlar haline gelmesi gerektiğini belirtti ve son krizlerle ortaya çıkan yapısal bağımlılıkların kalıcı değişim gerektirdiğini vurguladı. Avrupa’nın ayrışmak yerine riskten kurtulması gerektiğini savundu; tarifeler yerine adil ticareti, izolasyon yerine ortaklığı ve sömürü yerine sürdürülebilirliği tercih etmeli, aynı zamanda yatırımcılar için daha cazip, enerji, güvenlik ve savunma alanlarında daha kendine yeten bir hale gelmeli. Tarife yerine serbest ticaret, Avrupa güvenliği, Arktik güvenliği, güçlü Avrupa anahtar kelimelerdi.
Çin Başbakan Yardımcısı He Lifeng, Davos konuşmasını kullanarak Çin’i stratejik bir rakip değil, çok taraflılığın işbirlikçi bir ortak ve savunucusu olarak sundu. ‘Tek taraflılık’, korumacılık ve ‘orman yasasına’ dönüş konusunda uyardı, kuralların eşit şekilde uygulanması gerektiğini ve birkaç güçlü ülkenin özel ayrıcalıklardan yararlanmaması gerektiğini savundu. Çin’in kasıtlı olarak ticaret fazlası aramadığını, ‘dünyanın pazarı’ ve ‘dünyanın fabrikası’ olmak istediğini belirtti ve daha geniş pazar erişimi, artan ithalat ve yabancı yatırımcılara açık istikrarlı, yeşil, düşük karbonlu bir kalkınma yolu sözü verdi.
Benim yorumum: Bu kaosun içindeki gezegeni unutmayın. ‘Gezegen Sağlığı Atlası’nı okuyun ve arkadaşlarınıza iletin. Kişisel yapay zekanızdan ‘Epitelyal Bariyer Teorisi’ni takip edin. Kendiniz ve çocuklar için sağlıklı bir yaşam tarzı geliştirin.”
SON SÖZ
Evet, yaşadığımız ve şu anda bildiğimiz insanoğlunun yaşayabileceği tek gezegen olan dünyamızı hunharca kullanmaya devam ediyoruz.
Bu noktada son Dünya Ekonomik Forumunda, gerek çevre gerekse barış içinde yaşanabilir bir dünya için söylemler üretiliyor ve üretilmeye devam ediyor.
Buradan bildiğiniz bir şeyi anımsatıyorum. “Başka dünya yok”
Sevgili Prof. Dr. Cezmi Akdiş’e teşekkür ediyorum.


