Ülkemizde son 20 yılda tam 9 Milli Eğitim Bakanı değişti. Ve gelen her bakan yeni bir eğitim sisteminden söz ederek, kendinden önce yapılanları nerede ise sıfırladı. Sistem içindeki okullar, öğretmenler ve öğrenciler adeta şaşkın ördeğe döndüler. Her değişikliğe uyum sağlamak için odaklandıkları noktaları değiştirmek zorunda kaldılar.
Zaten başlangıçta ortaya konulan “Nasıl bir nesil?” sorusuna devletimizin üst kademelerinden verilen yanıt sonucu izlenen yolculukta karşımıza şöyle sonuçlar çıktı:
“Eksi puan alanların üniversiteye girdiği, üniversiteli olduklarını hissetmeyen adeta liseden çıkmış gibi bir üniversite mezunu profili oluştuğu, Türkçeyi düzgün kullanmayı bilmeyen klasik açık uçlu sorulara verdikleri cevapların komik olduğu, PISA sınavlarında ise dökülen bir nesil yetiştirdik”
Son değerlendirmede PISA sonuçlarında matematikte, bilimde ve okuduğunu-anlamada Çin birinci sırada. Biz ise matematikte 43, bilimde 40 ve kendi dilinde okuduğunu anlamada ise 40. sıradayız. OECD ülkeleri arasında bile en altlardayız.
Bu arada dindar bir nesil yetiştirmek için yola çıkılan ve her okulun nerede ise İmam Hatip’e dönüştüğü ülkemizde ayrıca Güney Asyalı popüler bir müzik grubuna ve o ülkeye büyük hayranlık duyan cinsiyetsiz denebilecek eğilimler de azımsanmayacak kadar yaygınlaşmaya başladı.
Dokuz bakan değişti. Bunların hiçbiri mi bu işi bilmiyordu?
Hayır. Eğitim konusunda son derece yetkin olan birkaç bakanımız oldu. Ama sonuçta akademik birikimlerini sisteme dahil edemediklerine tanık olduk.
YKKED’DEN BİR EĞİTİM ETKİNLİĞİ
Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği (YKKED), eğitim sistemimizdeki sıkıntılara bir çözüm olması amacıyla “Köy Enstitüsü Modeli ve Eğitimde Çözüm Arayışı” başlığıyla bir program düzenledi. Nilüfer Belediyesi katkılarıyla yapılacak etkinlik 6 Ocak’ta Konak Kültürevi’nde gerçekleşecek.

Etkinlik YKKED Bursa Şubesi Mandolin Topluluğu’nun şef Dilek SevüktekinGörgülü yönetimindeki konseri ile başlayacak.
Daha sonrasında Kadriye Öğretmen isimli Binnur Yeşilyaprak’ın “Arifiye Köy Enstitülü Annemle Damla Söyleşiler” kitabından, Oğuz Makal yönetmenliğinde hazırlanan belgesel film izlenecek.
“Cumhuriyet Eğitim Devriminden Günümüze Eğitim ve Öğretmen” başlıklı paneli Dr.Semiha Günal yönetecek. Panelin konuşmacıları Prof.Dr.Binnur Yeşilyaprak, Prof.Dr.Ethem Duygulu ve Prof.Dr.Kemal Kocabaş.

Sonrasında ise Prof.Dr.Oğuz Makal’ın “Gönen Köy Enstitüsü Güneşinde Annem ve Enstitü Tarım Çalışmalarından Annemin Mutfağına” isimli kitabının imza töreni gerçekleşecek.
Başarılı bir etkinlik olmasını diliyorum.
SON SÖZ
Gelişme, değişim, dönüşüm ve inovasyonun temelinde şüphe etmek ve sorgulamak yatar. Şüphe eden ve sorgulayan insanların bizlere sundukları buluşlarla teknolojik ve bilimsel gelişmeye tanık oluruz.
Sorgulamayan, şüphe etmeyen; önüne sunulana sorgusuz, sualsiz inanan insanlar süreç içinde yön verici ve vizyon koyucu değil, takip edici olurlar.
Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Atamızın kurtardığı ülkemizde ve kurduğu Cumhuriyetin 2. yüzyılının ilk günlerinde onun 25 Eylül 1924 yılında Samsun İstiklal Ticaret Okulu’nda öğretmenler için verilen bir çay ziyafetinde yaptığı konuşmadan notlar aktararak yazımı sonlandırıyorum:
“Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir; fendir. İlim ve fennin dışında rehber aramak dikkatsizliktir, bilgisizliktir, yanlışlıktır.
Yalnız ilmin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki devrelerinin olgunlaşmasını kavramak ve yükselişini zamanla izlemek şarttır. Binlerce sene önceki ilim ve fen dilinin çizdiği kuralları, şu kadar bin sene sonra bugün olduğu gibi uygulamaya kalkışmak, elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir.
Çok mutlu bir duygu ile anlıyorum ki; söz söylediklerim bu gerçeklere erişmişlerdir. Mutluluğum artıyor. Şöyle ki söz söylediklerim, öğretim ve eğitim altında bulunan yeni nesli de gerçeğin ışıklarıyla doğuşuna sahip olacak şekilde yetiştireceklerine söz vermişlerdir. Bu, hepimiz için övünmeye açık bir noktadır.”
Bu anlayışla hareket eden tüm öğretmenlerimize saygıyla diyorum.


