Ekrem Hayri Peker bir kimya mühendisi ve bir yazar. Bursa’da ve yurtdışında uzun yıllar tekstil sektöründe özellikle Ar Ge ağırlıklı çalışmalara imza attı. Daha sonraki süreçte gazete (bir dönemler de aynı gazetede çalıştık), dergi ve kitap çalışmalarına ağırlık verdi.
Ekrem Hayri Peker, uzun yıllarını tekstil sektörüne adadı. Bursa’da birçok firmada görev yaptı, teknik tekstil konusunda deneyimleri olan bir isim. Kendisi Bursa’daki çalışmalarının dışında uzunca bir süre Özbekistan ve diğer Türki Cumhuriyetler de tekstil konusunda çalıştı.
Ekrem Hayri Peker ayrıca 2018 yılında Sevgili Tayfun Çavuşoğlu ile birlikte Belgesel Tarih isimli bir web sitesi kurdu. Bu sitede de değerli makaleler yer alıyor.
BURSA’NIN KURTULUŞUNDA MİLLİ ÇETELER
Şimdi Ekrem Hayri Peker’in Bursa üzerine yaptığı çalışmaların 17.si yayınlandı. Kitabın adı “Bursa’nın Kurtuluşu’nda Milli Çeteler.”
Peker kitabı ile ilgili şu değerlendirmeyi yapıyor:
“Bursa’da işgale karşı milli direnişin örgütlenmesi, işgal günleri ve Yunan işgalinden kurtuluşu üzerine çok şey yazıldı. Ancak Bursa’nın işgalden kurtuluş mücadelesinde yer alan millî çetelerin mücadelesi ve Bursa’nın kurtuluşuna olan katkıları yeterince gündeme getirilmedi.
1950-1960 yıllarında yerel gazeteler konuya sadece siyasal rekabet üzerinden baktılar. Amacım Bursa’nın kurtuluşunda görev alan bu insanlar için bir anı duvarı yapılması. Umarım yetkililerin dikkatlerini çekerim.
İstiklal Harbi yıllarında ve Bursa’nın kurtarılmasında yerel çetelerin rolü üzerinde yeterince durulmadı. 1950-1960 yıllarında yerel gazeteler konuya sadece siyasal rekabet üzerinden baktılar.
Birinci Dünya Savaşını bitiren Mondros Mütarekesi imzalanınca eşkıyaların çoğu köylerine döndü. Bunların çoğu asker kaçağıydı. Bazısı eşkıyalığa devam ettiler. Eşkıyaların bazısı Yunanlılarla iş birliği yaptı. Bu eşkıyaların en meşhuru Sünlüklü Davut’tu. Yunanlılar kırsal kesimi kontrol için asker ayırmayıp kendilerine bağlı eşkıyalarla işgal ettiği yerleri kontrol etmeye çalıştılar.
Yunanlılar, işgalden ilhak politikasına geçince kontrolleri dışında kalan eşkıyalara müsamaha politikasından vazgeçtiler. İşgal bölgesinde asayişi sağlama politikasına geçtiler. Bazı eşkıyaların ailelerini Yunanistan’a sürüldüler. Eşkıyaların bir bölümü de ister istemez Yunan karşıtı oldular ve Millî Mücadele’ye katıldılar.
Demirci Akıncıları, Gökbayrak Cemal, Edebeyli İzzet Bey ve bazı dağ yöresi efelerinin yaptığı cephe gerisinde olabildiğince Yunan askerini tutmak oldu. Yaptıkları baskınlarla Yunanlıları zor duruma düşürdüler.
Keles yöresinden Kütahya’ya inen bir Yunan tümenini üç gün oyalayan ve şehit olan Çemişgezekli Haydar Binbaşının ödülü mezarının üzerinden yol geçirilmek oldu.
Çetecilerden sadece Püskülsüz İsmail Bursa’nın tek kurtarıcısı olarak gösterildi. Onun da son yılları sıkıntı için geçti. Bursa’da asayiş subayı olarak görev yapan Ziya Şakir Bey işgal yıllarında başına bela olan Püskülsüz İsmail’in hayatını kitaplaştırdı.
Bursa’yı kimin kurtardığı konusu basında tartışma yaşanır. Malatya Mebusu Hilmi Bey Cumhuriyet gazetesine yazdığı 13 Eylül 1934 tarihli mektupta, Püskülsüz ’ün Bursa’nın kurtuluşundaki rolünün fazla abartıldığını yazmıştır.
Bu çalışmamda Gökbayrak Cemal, Edebeyli İzzet Bey ve beraber çete reisliği yapan Püskülsüz İsmail ve Abdürrezzak Sözgeçiren üzerinde durdum. Dağ yöresi, Mustafakemalpaşa ve diğer ilçelerdeki çetelere ‘Kurtuluş Savaşında Bursa’nın Milli Çeteleri ve Abdurrezzak Sözgeçiren’ çalışmamda yer verdiğim için bu çalışmamda yer vermedim.
Çalışmamda Bursa yerel gazetelerinden faydalandım. Çeteciler arasındaki polemikler 1950-1960 yılları arasında yerel gazetelerde yer aldı. Cemal Gökbayrak’ın Hakimiyet gazetesinde tefrika şeklinde yayınlanan anılarına kısaltarak yer verdim. 1982 yılında Bursa’nın Sesi gazetesinde Şevket Şenlet’in Eyüp Gültekin’in anılarından derlediğim 14 günlük tefrikayı kısaca özetledim
Millî Mücadele gazileriyle söyleşi yapan ve gazetelerde yayınlayan Musa Ataş, İsmail Gerçeksöz ve Yılmaz Akkılıç başta olmak üzere dönemin gazetecilerini rahmetle anarım. Musa Ataş İstiklal Savaşına katılmış bir gazetecidir, gazidir. Yarbay Kasap Osman’la Konya Ayaklanmasının bastırılmasına katılmıştır.
1960-1986 yılları arasında yerel basında Bursa’nın kurtuluşu ve kurtuluş kutlamalarına ayrı bölümde yer verdim.”
SON SÖZ
Bursa belleğine katkıda bulunan her çalışma önem taşır. Bu çalışmalar makale de olsa kitap da olsa değerlidir. Bu noktada Bursa Belleği’ne yaptığı çalışmalarla katkı koyan Ekrem Hayri Peker’i kutluyorum.
Onun hayali bu alanda bir anı duvarı oluşturulması.
Umarım hayali yerel yönetimlerce değerlendirilir.


