Tıp alanında yeni bir STK kuruldu. Bu STK’nın kurucuları arasında Bursa’dan da 2 akademisyen hekim bulunuyor. HLA İmmünogenetiği ve Transplantasyon İmmünolojisi Derneği(HİTİD)03 Ekim 2022 tarihinde kuruldu.

Derneğin 16 kurucu üyesi arasında Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof.Dr.Barbaros Oral ve Dr. Salih Haldun Bal da bulunuyor.
HLA(doku uygunluk antijenleri) ve transplantasyon(organ nakli) immünolojisi(bağışıklığı)çalışanlarını ve yaşadıkları sorunları yakından takip edecek ve çözüm üretecek bir yapılanmaya uzun zamandır gereksinim duyulmaktaydı. Dernek alanındaki bu eksikliği gidermek ve alanın sesi olmak amacıyla kuruldu.
HİTİD, doku tipleme laboratuvarları ve transplantasyon immünolojisi alanında çalışan, kâr amacı gütmeyen, ulusal, mesleki ve bilimsel bir dernek olarak hayata geçirildi.

Derneğin amacı resmi olarak şöyle tanımlanıyor:
“Doku tipleme laboratuvarları ve transplantasyon immünolojisi alanında sağlık hizmetlerinin ve bilimsel çalışmaların düzeyini ülke çapında yükseltmeyi hedefleyen etkinliklerde bulunmak. Ayrıca transplantasyon alanında çalışan ve ilgilenen kişiler arasında iş birliğini kurmak ve bunu teşvik etmek, eğitim programları hazırlamak, üyelerin bireysel ve mesleki sorunlarını çözmede yardımcı olmak, meslek haklarını savunmak derneğin amaçları arasında yer alır.”
HİTİD Derneği’nin kurucu üyeleri şu isimlerden oluşuyor:
“Ali İnal/İstanbul, Ali Şengül/İstanbul, Bilkay Baştürk/Adana, Çiğdem Kekik Çınar/İstanbul, Emel Demiralp/İstanbul, Emel Yantır/Eskişehir, Erkan Yılmaz/İstanbul, Fatma Oğuz/İstanbul, Füsun Özmen/Ankara, GülderenYanıkkaya/İstanbul, H. Barbaros Oral/Bursa, Işıl Çoker/İzmir, KlaraDalva/Ankara, Mehmet Ali Öktem/İzmir, Neslihan Şengül/İstanbul, Salih Haldun Bal/Bursa.”
Derneğin yönetim kurulu da şöyle oluştu:
“Ali Şengül(Başkan), Bilkay Baştürk, Fatma Oğuz, GülderenYanıkkaya Demirel, Emel Demiralp, Füsun Özmen, Ali İnal.”
SON SÖZ
Son yıllarda hekimlik kurumunun istemli veya istemsiz bir şekilde itibarsızlaştırmaya çalışıldığını düşünüyorum. Bu kurum nerede ise dibe vurmuş iken karşımıza çıkan pandemi birden bu kurumun önemi noktasındaki farkındalığı tokat gibi yüzümüze çarptı.
Onlara dizeler yazdık, türküler çığırdık. Laf ola beri gele.
Eğitim süresi en uzun olan meslek hekimlik. Bu mesleği seçtiyseniz (zaten seçmek için -eğer sorular çalınmamışsa- ciddi bir puan almanız gerekiyor) yaşam boyu öğrenmenin her boyutunu yaşıyorsunuz. Hep öğrencisiniz.
Eğer başımıza bir sağlık sorunu gelirse kapısında beklediğimiz kurum burası oluyor. O ne derse sorgulamadan kabul edip, uyguluyoruz.
Hekimlik böyle kutsal bir meslek.
Burada bazen sorunun kök nedenini bulmak için klasik yöntemde kök neden bulmak için sormanız gereken beş “neden?” sorusu da yetmiyor.
Detaylar, etkileyen faktörler nerede ise sayısız.
Bu değerli mesleğin çok ciddi ve kapsamlı eğitimi dışında özü usta-çırak ilişkisine dayanıyor. Bu noktada eğitimin kalitesi ve ustanın kalitesi büyük değer taşıyor.
Ama sayılar ve büyüklere takmış toplumumuzun ve siyasilerimizin(iktidarı da, muhalefeti de) her ile açtığı bir üniversite ve nerede ise her ilde bir tıp fakültesi ile eğitimin kalitesi düşerken; bazı yasalar ve zorlamalar çok değerli hocalarımızın/ustalarımızın sistemin dışında kalarak, özel muayenehane, özel hastanelere kaçmaları veya onları kurmaları sadece Bursa özeline baktığımda bile büyük bir boşluk doğuruyor.
HİTİD Derneği’ne, zamanından ve ailesindenfedakarlık yaparak onu kuranlara ve yöneteceklere, bir doktor babası olarak teşekkür ediyorum. Yolları açık olsun. Ülkemiz ve tüm dünya insanlığı için yaratacakları katma değer büyük olsun.
İyi ki varlar.


