Bir şeyi bilmek yeterli değildir. Bunu nasıl hayata geçireceğini de bilmek gerekir. Bu da yeterli değildir. Bilmek, nasıl hayata geçireceğini bilmek ve sonuçta hayata geçirmek önemlidir.

İnsanoğlu ilginçtir. Kimisi sadece konuşur. Bunlar iki çeşittir. Bilgi sahibi olmadan konuşanlar, bilgi sahibi olup konuşanlar. Bilgi sahip olup konuşanların bir kısmı sadece söylemdedir, az bir kısmı ise bu söylemi eyleme dönüştürür. Teorinin-söylemin- pratiğe dönüşümü eylemin kendisidir.

47 yıllık meslek yaşantımda çok sayıda siyasi, STK yöneticisi ve bürokrat konumunda makam sahibi insan tanıdım. Kimisi sadece söylemde kaldı. Kimisi ise eyleme dönüştürdü.

Eyleme dönüştürenlerin hepsi mükemmel ve kente katma değer katan işler mi yaptı? Elbette hepsi değil. Ama bu kent için katma değer yaratan birçok insana da tanık oldum.

Hayatta önemli olan bir başka konu da insanların söylemleri ile eylemlerinin örtüşmesidir.

Ben İbrahim Burkay ile 25 Mart 2013 tarihinde Sheraton Otel’de sevgili Osman Tüysüz’ün daveti ile tanıştım. Burkay Ailesi’ni MÜSİAD’dan tanıyordum. Ama İbrahim Burkay’ı hiç görmemiştim.

O dönem Celal Sönmez, BTSO Başkanlığı’na yeniden aday olmayacağını açıklamış ve iki aday ortaya çıkmıştı. İlhan Parseker ve İbrahim Burkayİlhan Parseker çok uzun yıllardan beri tanıdığım bir isimdi. İbrahim Burkay’ı ilk kez aday olduğunda tanıdım.

Burkay o gün kürsüye çıkıp, BTSO için hayal ettiği 16 Mega Projeyi anlattı. Kuşkusuz o gün söylemlerine mesafeli bakmıştım.

Mayıs 2013’de İbrahim Burkay, BTSO Başkanlığı’na seçildi. O günden bu yana 9 yıl geçti. Hayal olarak ortaya koyduğu projelerden Finans ve Ticaret Merkezi ile Marka Bulvarı projeleri dışında olanlar bir bir hayata geçti. Bu benim için bir kriterdi.

Söylemde bulunmak, bir şeyi eleştirmek kolaydır. Önemli olan beğenmediğiniz bir şeyin yerine bir proje ortaya koyup, yol haritası çizip, onu hayata geçirmek için yola çıkma cesaretine sahip olmaktır.

Gelişmenin temelinde bu yatar. Siz bir şeyi projelendirirsiniz, ortaya koyarsanız. Onu beğenmeyen birisi başka bir proje yapar ve bulunulan noktayı daha ileriye taşımak için yola çıkar.

Burada aynen atasözümüzdeki gibi “laf ile peynir gemisi yürümez!”.

Yani “Yalnız konuşarak, yaparım diyerek bir yere varılmaz ve hiçbir iş gerçekleştirilemez. Atıp tutmaktan ziyade harekete geçip uygulamak ve çalışmak lazımdır.”

Bu sözler yaşamın her alanı için geçerlidir. Siyasetten, iş dünyasına; bürokratlıktan bilim insanlığına kadar. Vatanını sevmek demek işini layıkı ile yapmak demektir.

YENİ DÖNEM

Evet, 2013’ün 25 Mart’nın üzerinde 9 yılı aşkın bir zaman dilimi geçti. 1 Ekim’de BTSO’da Komite seçimleri var. Ardından da Meclis, Yönetim Kurulu ve Divan belirlenecek.

7 Eylül 2022’de 2013’teki aynı mekanda, bu sefer mekanın tamamen açılmış halinde salonda 850 kişi ve dışarda 300 kişi civarında bir insan İbrahim Burkay’ın 9 yılını değerlendirdiği ve gelecekle ilgili projelerini paylaştığı toplantıdaydı.

O günkü gibi yine toplantının ev sahibi Faik Çelik’ti.

NELER DEDİ?

Başkan Burkay yeni döneme “Kendine İnan Ülkene Güven” mottosu ile çıktı. Dünkü gazetelerde onun konuşmalarından çeşitli pasajları okudunuz. Ben de sizlerle önemli bulduğum mesajlarını paylaşacağım:

“Yeni başarı hikayelerini hep birlikte yazacağız. Neyi başardıysak iş dünyamızın desteğiyle başardık. Biliyoruz ki ne yapsak Bursa’mız için az. Ne yaptıysak Bursa’ya değer.

Bursa’da dış ticaret açığımız yok. Fazlamız var. Türkiye’de 10 tane Bursa olsa ülkemizin kronik birçok sorunu ortadan kalkacak.

Lojistik maliyetlerin düşürülmesi için büyük önem taşıyacak Lojistik Merkez için adımlar atacağız. Organize Ticaret ve Organize Konut Bölgeleri için de çalışmalarımız sürüyor. Bu konuda bakanlıklarımızla görüşüyoruz.

Ayrıca serbest ticaret bölgeleri kurmak istiyoruz. Bu proje hayata geçtiğinde, kentin ekonomisine her anlamda ciddi katkı sağlayacak.

Yeni nesil fuar merkezimizi bu dönemde bulunduğu yerde hayata geçirmeyi planlıyoruz.

ULUTEK HIVE projemiz de yüksek teknoloji şirketlerimizin Ar-Ge üretim merkezi haline getireceği bir merkez konumunda.

BTSO Yüksek Teknoloji Üniversitesini de bu dönemde kurmak için çalışmalar yürüteceğiz.”

BİR NOT

Bursa’da son kurulan TEKNOSAB ile toplam 17 OSB bulunmaktadır. Türkiye’nin ilk OSB’si 1961’de başlanıp, 1966’da açılışı yapılan Bursa OSB’dir. 1973’deki İnegöl OSB(Türkiye’nin ilk ilçe OSB’sidir.), 2005’te kurulan TOSAB, 2011’de açılan Deri İhtisas OSB  ve son olarak ülkemizin ilk teknoloji sanayi bölgesi olan 2016’da kurulan TEKNOSAB aynı mantıkla kuruldu.

Yani yer belirlendi, kamulaştırmalar yapıldı, alt yapı oluşturuldu, parseller hazırlanıp, satışa çıkarıldı.

Bu OSB mantığı ile kurulmuş 5 OSB dışında kalan 12 OSB adeta tersten doğum olarak hayata geçirildi. Yani bir takım arazilerin üzerine parça parça fabrikalar kuruldu. Bunlar dernekleşti. OSB olmak için uğraş verdiler ve sonunda OSB kimliği kazandılar.

SON SÖZ

İbrahim Burkay’ın 2013’te çıktığı yolculuk devam ediyor. Bu yolculukta 1 Ekim’de yapılacak seçimde de yeni hayallerini ve eksik kalan 2 mega projesini hayata geçirmek için adaylığını koyuyor.

O her şeyi mükemmel mi yapmıştır? Elbette eksiklikleri olmuştur. İş yapan insan hata da yapar. Önemli olan bunlardan ders çıkarıp, yola devam etmektir.

Ben buradan kendisine ve çalışma arkadaşlarına başarılar diliyorum. Bursa için yeni katma değerler yaratsınlar.