İçinde yaşadığımız evren Hubble sabitine göre 13.8 milyar yıl önce büyük patlama adını verdiğimiz Big Bang ile oluştu.
Güneşimiz 4.6 milyar yıldır dönerken, dünyamız da 4.5 milyar yıldır onun çevresinde dönüyor. O oluşum yıllarında oluşmakta olan dünyaya çarpan Theia isimli gezegen sonrası tek uydumuz olan ayımız oluşurken, gel- git olayının oluşması Ay’ın çekim kuvvetine bağlıdır. Bu çekim kuvveti, Ay Dünya çevresinde dolaşırken yeryüzünün değişik bölgelerini etkiler ve Ay’ın Dünya’ya belli bir andaki uzaklığına göre değişir. Bu kuvvet cisimlerin birbirlerini çekmesinde ve bulundukları yerde tutulmasında etkilidir. Eğer Ay ve çekim kuvveti ortadan kalksa, Dünya daha hızlı döner ve Ekvator’dan başlayarak atmosferini kaybeder.
Sanayi Devrimi’nin etkisiyle 1800’lü yılların sonundan itibaren insan kaynaklı karbon salımı hızla arttı. Bilim insanları geçtiğimiz yüzyıllık dönemde Dünya’nın ortalama sıcaklığındaki artışın karbon salımındaki artışla ilişkili olduğunu düşünüyordu.
Güneş’ten gelen enerjinin bir kısmı Dünya’nın yüzeyi tarafından soğurulurken yüzey sıcaklığındaki artış nedeniyle Dünya, enerjisinin bir kısmını ışıyarak kaybeder. Sera gazları olarak isimlendirilen bazı gaz molekülleri ise yerin yüzeyinden yayılan kızılötesi dalga boyundaki ışınları soğurarak Dünya’nın soğumasını engeller. Atmosferdeki karbondioksit seviyesindeki artışın en önemli sebeplerinden biri olan fosil yakıtların yanması sonucu açığa çıkan karbondioksit, sera gazı etkisine yol açarak Dünya’nın ortalama sıcaklığının artmasına neden olur. Ancak karbon salımı ile küresel ısınma arasındaki ilişkide, ısı ve karbon soğuran okyanusların da etkisi vardır.
Sanayi devrimine kadar onbinlerce yıl atmosfere salınan insan kullanımı kaynaklı karbon salınımının daha fazlası sanayi devrimi sonrası özellikle fosil yakıtların (kömür, petrol ve doğalgaz) salımından kaynaklanıyor.
İşte bu gazlar ısı tutma özelliğinden ötürü oluşan ısının atmosfer dışına çıkmasını engeller ve sera etkisi oluşturur.
Nature Geoscience dergisinde yayımlanan araştırmada bilim insanları 1015 kilogram (1 katrilyon ton) karbon salımının Dünya’nın ortalama sıcaklığında yaklaşık bir derecelik artışa neden olduğunu belirledi.
Bu salınımın üzerine gelen ozon tabakasının incelmesinde etkili olan Kloroflorokarbon (CFC), Hidrokloroflorokarbon (HCFC), Hidrobromoflorokarbon (HBFC), Halonlar, Karbontetraklorid, Metil kloroform, Metilbromürasidi gibi maddelerde güneşin ışığın atmsofere girmesini bir biçimde filtreleyen ozon tabakasının delinmesine yol açtı.
Bu ve benzeri ana etkenler küresel ısınma ve beraberinde iklim değişikliğini getirdi. Bunu hep birlikte yaşıyoruz.
Ayrıca artan karbon salınımı, temelinde dünyanın kendini temizleme yani rejenerasyon yapma süresini sürekli azaltıyor. Bir yılda salınan karbon eskilerde bir yılda dünyanın kendi düzeni içinde temizlenebilirken, bu karbon salınımının artması ile bir yılda salınan karbon miktarı artık 6-7 ayda salınmaya başladı.
Her gün nerede ise herkes dünyaya daha fazla karbon ayak izi bırakıyor.
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE KARBON POLİTİKALARI DERNEĞİ
Geçtiğimiz hafta içinde Bursa iklim değişikliği alanında yeni bir STK ile tanıştı. Faruk Polat başkanlığında İklim Değişikliği ve Karbon Politikaları Derneği (İKAP) 10 kurucu tarafından 8 Ağustos 2025’de kuruldu.
İKAP’ın amacı tüzüğünde şöyle ifade ediliyor:
“Dernek, iklim değişikliği ile mücadele etmek, karbon emisyonlarını azaltmak ve sürdürülebilir kalkınmayı desteklemek amacıyla kuruldu.”
Ayrıca, dernek bu amaç doğrultusunda, kamuoyunu bilinçlendirmek, çevresel projeler yürütmek, politika önerileri geliştirmek ve toplumsal dayanışmayı teşvik etmek için faaliyetlerde bulunacak.
İKAP FAALİYET ALANLARI
İKAP’ın Çalışma Konuları ve Faaliyet Alanları ise şöyle:
“Karbon emisyonlarının azaltılması ve yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması için bilimsel ve teknik çalışmalar yapmak.
Şehirlerde sürdürülebilir ulaşım, yeşil alan kullanımı ve enerji verimliliği konusunda projeler geliştirmek.
Tarımsal sürdürülebilirliği teşvik etmek için kimyasal içermeyen ve çevre dostu uygulamaları yaygınlaştırmak.
Toplumun her kesimini iklim değişikliği konusunda bilinçlendirmek için eğitimler, seminerler ve atölye çalışmaları düzenlemek.
Çevre politikalarının oluşturulmasında karar alıcılarla iş birliği yapmak ve öneriler sunmak.
İklim değişikliği konusunda ulusal ve uluslararası STK’lar, akademik kurumlar ve kamu kuruluşlarıyla ortak projeler yürütmek.
Yeşil girişimcilik, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir inovasyon alanlarında girişimcileri desteklemektir.”
İKAP KURUCULARI
İKAP kurucuları ise şu isimlerden oluştu:
“Faruk Polat (Başkan) Yeşil Teknolojiler Girişimcisi, Sezai Kuruşcu (Başkan Yrd.) Baş Denetçi, Mesut Buldu (Çevre Mühendisi), Fatma Şahin (Maden Mühendisi), Mehmet Çoruh (Yüksekokul) Enerji Teknolojileri, İsmail Durgun (Makine Mühendisi), Savaş Türk (Orman Mühendisi), Abdulkadir Taşcı (Avukat), Hüseyin Özmen(Endüstri Mühendisi), Semiha Öztan (Makine Mühendisi).”
Bu arada İKAP kurucu yönetimi ilk ziyaretlerini Bursa Valisi Erol Ayyıldız’a yapıp, amaçları ve hayata geçirmek istedikleri projeler noktasında ona bir dosya takdim ettiler.
SON SÖZ
İklim değişikliği tehditi insanoğlunun kendi yaşam biçimi ile oluşturduğu ve kontrol edilemez ise uygarlığını sonlandıracak bir tehdittir.
İnsanoğlu dünyada uygarlık adını verdiği şeyi kurmaya ilk başladığı andan itibaren doğayı temel düşmanı görüp, doğaya hükmetmeye çalıştı.
Bu yıllardır gelişen teknolojik ve bilimsel boyutlarla farklı boyutlara taşındı.
İşte bu uygarlık tehditi konusunda toplumu bilinçlendirmek, çözümü noktasında projeler geliştirmek için kentimizde de aynı zamanda Rönesans Teknoloji AŞ CEO’su olan Faruk Polat başkanlığında bir grup gönüllü insan yola çıktı ve dernekleşti.
Ben buradan İklim Değişikliği ve Karbon Politikaları Derneği’ne (İKAP) çalışmalarında başarılar diliyorum. Yolları zorlu ve kırılması gereken onlarca paradigma ile dolu.
Unutmayalım Charles Darwin (1809-1892 İngiltere) diyor ki, çevresine(doğaya) ayak uyduran türünü devam ettirir; uyduramayan yok olur gider.
Tercih sizin.


