Ortaçağ sanatı diye adlandırdığımız Rönesans dönemi ile başlayan süreçten, günümüze Soyut Dışavurumculuk’la (1940’lar) başlayan 1946’lardan sonra Çağdaş Sanat ekolü geldi. Çağdaş Sanatlar/Güncel Sanatlar, ağırlıklı olarak üretim yöntemlerine ve akımlara göre incelenmesi güç; çevre ve toplum bilincinin ağır bastığı; ağırlıklı olarak feminizm, küreselleşme, çevre, biyomühendislik, teknoloji-insan ilişkisi, AIDS ve çok kültürlülük gibi konularla ilgilenir.

Bora Gürarda, Koç Üniversitesi’nde gördüğü Sanat Tarihi eğitiminin ardından Fransa’da çağdaş sanatlar alanında araştırma ve çalışmalar yaptı. Pandemi sonrası Türkiye’ye döndü. Ve Bursa’nın ilk çağdaş sanat galerisi olan İMALAT-HANE’yi kentimize kazandırdı.

Cumartesi günü İMALAT-HANE’de yeni bir sergi açıldı. Sergi Nancy Atakan’ın “Beni Yok Etme/Save me” adını taşıyan sergisiydi.

Sanatçı ziyaret ettiği ve kaydetmek istediği yerleri, güçlü bağlar kurduğu insanları ve hafızasında yer eden anıları kendi pratiğine dâhil ediyor. Sergi üç bölümden oluşuyor.

İlk bölümü, sanatçının farklı dönemlere, kişilere ve mekânlara ait kumaşları aynı düzlemde birleştirme pratiği ile üretim sürecinde yakınlarını bir arada buluşturması arasındaki paralelliğe odaklanıyor.

İkinci bölüm, yapıtların yüzeyine yerleşen sözler ve şahsi nesnelerin imgeleri aracılığıyla sanatçının özel alanına açılıyor.

Son bölümde kendi bedenine ve yakın dostlarına ait imgelerle, yok olana dair düşüncelerin kıyısında, arkadaşlık kavramını ele alıyor.

Virginia ABD’de 1946’da doğan Atakan, 1969’dan itibaren İstanbul’da yaşıyor ve çalışıyor. Mehmet Atakan ile evli. Doktora tezini Türkiye’de kavramsal sanat hakkında yazan Atakan’ın işleri, toplumsal cinsiyet, kimlik ve hafıza gibi konuları ele alır.

İMALAT-HANE, küratörlüğünü Can Küçük’ün üstlendiği Nancy Atakan’ın Kişisel Sergisi “Beni Yok Etme”ye, 15 Şubat-12 Nisan 2025 tarihleri arasında ev sahipliği yapacak.

Sergide Bora Gürarda aracılığıyla Nancy Atakan, küratör Can Küçük ile tanışma ve sohbet etme imkanım oldu.

***

Bu arada bir sürpriz ile de karşılaştım. Koç Holding’den değerli büyüğüm Endüstriyel İlişkiler eski Başkanı, TİSK ve MESS eski başkanı Tuğrul Kutadgobilik ve eşi opera sanatçısı Jale Hanım da sergideydi. Çift yakın dostları Nancy-Mehmet Atakan Ailesi’ni yalnız bırakmamışlar.

Kuşkusuz Tuğrul Bey ile de karşılaşınca TOFAŞ Spor Kulübü’nün 2000 yılında ligden çekiliş öyküsünün bilmediğim yönlerini de bizzat birinci ağızdan dinlemiş oldum. Kuruçeşme Divan’daki, şampiyonluk yemeğimizden de bir Rahmi Koç anısı dinledim.