Skip to main content

TÜSİAD, sanayicilerin ve iş insanlarının gönüllü örgütlenmelerinin ilk modeli olarak 1971 yılında kuruldu. Birkaç istisna dışında Anadolu’daki sanayici ve iş insanlarının pek çoğu henüz TÜSİAD’a üye olabilecek boyuta erişmemişlerdi. Kuruluştaki 98 üyenin 71’inin işyeri İstanbul’da, 18’inin İzmir’de, ikisinin Ankara, ikisinin Bursa, ikisinin Adana, birinin Kayseri, birinin Manisa ve birinin de Eskişehir’deydi.
BUSİAD 1978 yılında Doğan Ersöz’ün liderliğinde, Anadolu’nun ilk, Türkiye’nin ikinci SİAD’ı olarak kuruldu. 1992 yılına gelindiğinde artık ülkede 23 SİAD, 15 Genç İş adamları Derneği vardı.
1987’de Türkiye’nin AB’ye tam üyelik başvurusu gerçekleşti. AB’de gönüllü STK’ların toplumun kurumsal sesleri olması demokrasinin bir şartıydı. 1995 yılında Gümrük Birliği Antlaşması’nın imzalanmasının ardından, 18 sosyal ve ekonomik grubun temsilcileri ile Avrupa’dan aynı sayıda grup temsilcisi bir Türkiye-AB Karma İstişare Komitesi (KİK) kurdular. Burada ülkemizi bir süre sadece TOBB temsil etti.
Süreç ilerledikçe, AB, kanunla yarı resmi bir STK olarak kurulmuş olan TOBB yerine, gönüllü kuruluşların katılımı daha uygun olduğundan TÜSİAD da KİK’in üyesi oldu. TÜSİAD’ın ağırlıklı olarak İstanbul’u temsil ediyor olması, TÜRKONFED’e uzanan SİAD’ların birleşme sürecinin tetikleyicisi haline geldi. SİAD’ların güç birliği oluşturma noktasındaki ilk adım 1988 yılında atıldı. Süreçte Eskişehir’de iki toplantı yapıldı. Sonrasında Kocaeli’de bir toplantı yapıldı. TUSİAD bu süreci takip ediyordu. 1994 yılında zamanın TÜSİAD Başkanı Halis Komili önemli bir hamle yaptı ve TÜSİAD Samsun’da başlayan, orada Çorum ve Amasya SİAD’larının da katıldığı ilk toplantıyı organize etti. Sonra bu toplantılar çeşitli illerde devam etti. Süreç Komili sonrası Muharrem Kayhan’da da devam etti.
Muharrem Kayhan döneminde ilk SİAD’lar toplantısının TÜSİAD başkanlığında İstanbul’da yapılmasına karar verildi. Toplantı, 51 SİAD ve 600 katılımcıyla 17 Ekim 1997 tarihinde İstanbul’da Sabancı Center’da yapıldı. Teması ekonomiydi ve Işın çelebi konuk olmuştu. İkincisi 1998 11 Aralık 1998’de Uludağ’da “Siyasette Reform” başlığıyla yapıldı.
Bursa’dan sonra 1999’da Mersin’de “ekonomide reform”, 2000’de Şanlıurfa’da “AB yolunda tarımda reform”, 2001’de Antalya’da “Yargıda reform”, 2002’de Trabzon’da “İşsizlik ve işsizlikle mücadele politikaları”, 2003’te İzmir’de “Türkiye’de girişimciliğin geliştirilmesi” ve 2004’te Diyarbakır’da “Yoksullukla mücadele ve bölgesel kalkınma” başlıklı konular konuşuldu ve raporlaştırıldı.
2004 yılında AB’ye uyum süreci içerisinde bir takım STK kanunları değişti, federasyonlaşma ve konfederasyonlaşma mümkün oldu. 2004 yılında kurucuları arasında BUSİAD ve TÜSİAD‘ın da olduğu MAKSİFED Celal Beysel başkanlığında kuruldu. Daha sonra diğer federasyonlarla birlikte Kasım 2004‘te Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu, TURKONFED hayat buldu. MAKSİFED, kurucuları şu isimlerden oluştu:
“Celâl Beysel (MAKSİFED YK Başkanı-Floteks), Okyar Yayalar (MAKSİFED YK Başkan Yardımcısı-Olin Yağ), Şükrullah Güçmen (MAKSİFED YK Başkan Yardımcısı-Güçmen Anadolu Plastik), M.Serhas Bekişoğlu (Maksifed Genel Sekreteri-EMAŞ), Adil Levent Coşkun (MAKSİFED YK Üyesi-Coşkunlar), Denizhan Sezgin (MAKSİFED YK Üyesi-GESİAD), Lütfi Aysan (MAKSİFED YK Üyesi-Onair Medya), Ahmet Aydın Akyol (MAKSİFED YK Üyesi-Ormo).”
Bu değerli federasyonun kuruluş sürecini yakından takip etme fırsatım oldu. O yıllarda da birkaç yıl danışmanlığını yapma onuru da yaşadım.
Süreçte MAKSİFED isim değiştirerek, MARSİFED olur. Şu anda Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu’nun (MARSİFED) çatısı altında 12 iş dünyası derneği bulunur.
Osman Akın’ın başkanlığını yaptığı MARSİFED bünyesindeki Bursa, İstanbul ve Eskişehir’deki 12 federasyon üyesi dernek ikinci kez özel bir formatla Cumhuriyet Balosu’nda bir araya geldi. 700’ü aşkın sanayici ve iş insanının katıldığı Cumhuriyet Balosu, Podyum Davet’te yapıldı.

Şu anda MARSİFED bünyesinde şu dernekler bulunuyor:
“Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Bursa Sanayici ve İş İnsanları Derneği (BUSİAD), Genç Sanayici İş İnsanları ve Yöneticileri Derneği (GESİAD), Nilüfer Sanayici İş İnsanları Derneği (NİLSİAD), Eskişehir Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ESİAD), HOSAB Sanayici ve İş Adamları Derneği (HOSABSİAD), Bilişim Sektörü İş Adamları ve Profesyonelleri Derneği (BİSİAD), İnegöl Genç İş İnsanları Derneği (İGİAD), Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), Artvinli Sanayici ve İş İnsanları Derneği (ARSİYAD), Eskişehir Genç İş Adamları Derneği (ESGİAD)Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD)”
Ayrıca Osman Akın Başkanlığındaki MARSİFED Yönetim Kurulu şu isimlerden oluşuyor:
“Oya Eroğlu, Murat Kaya, Kenan Işık, Gürsel Durmuş, İdris Doğrul, Lale Yıldız, Faruk Korun, Şeyda Şençayır, Tolga Papatya, İsmail Sülek, Erdinç Acar, Meral Altuntaş, Mustafa Ekici, Sezal Sezer, Hüseyin Zümbülova, Fatih Aksoy, Duygu Yalnızoğlu, Abdurrahman Obut, Zuhal Aslı Saka, Nesrin Erdem ve Serdar Bali .”
BALODA KİMLER VARDI?
Programa ev sahibi MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın’ın yanı sıra TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TURKONFED Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, NİLSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Yalçın Aras, HOSABSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Sezai Sezer, ARSİYAD Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Acar, GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Sülek, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Işık, Kayapa OSB Başkanı Yalçın Toy, BUSADER Federasyonu Başkanı Zerrin Özgüle, BUMİAD Başkanı Mustafa Gümüş ve YAPIDER Başkanı Sevcan İlici ile çok sayıda davetli katıldı.

MARSİFED BAŞKANI OSMAN AKIN’IN KONUŞMASI
MARSİFED Başkanı Osman Akın baloda şu konuşmayı yaptı:
“Öncelikle bu gecenin hazırlanmasında çok büyük emeği geçen üye derneklerimizin saygıdeğer başkanlarına ve MARSİFED Yönetim Kurulundaki çok değerli ekip arkadaşlarıma Cumhuriyet Balosu hazırlık komisyonundaki üyelerimize TÜRKONFED Başkanım Süleyman Sönmez ve Genel sekreterimiz Arda Batu’ya teşekkürlerimi arz ederim.
Bu akşam burada yalnızca bir baloda değil…Cumhuriyetimizin 102 yıllık onurlu yürüyüşünde, bir miladı, bir mirası ve bir ideali kutlamak için toplandık.
O ideal… ümitsizliği inanca, karanlığı aydınlığa çeviren bir ulusun eseridir:
Ve o eserin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir….
Bugün, o büyük mirasın çocukları olarak, Mustafa Kemal Atatürk’ün “En büyük eserim” dediği Cumhuriyeti yaşatmanın onurunu taşıyoruz.
Cumhuriyet…Bir milletin yeniden doğuşudur. Bir halkın, “Ben varım!” diye haykırışıdır.
Ve biz biliyoruz ki, Cumhuriyet sadece bir yönetim biçimi değil, bir karakterdir.
Mustafa Kemal Atatürk’ün ifadesiyle, ‘Türk milletinin karakterine ve adetlerine en uygun idare Cumhuriyettir.’
Asla unutmamalıyız ki,
Cumhuriyet sadece geçmişin emaneti değil, geleceğimizin de adıdır. Onu yaşatmak da, güçlendirmek de, ileri taşımak da bizim elimizdedir.
Atatürk, Cumhuriyeti kurarken sadece bir ülkeyi yeniden inşa etmedi;
bir ekonomik bağımsızlık manifestosu yazdı. Ne diyordu İzmir İktisat kongresinde;
‘Siyasi ve askeri zaferler ne kadar büyük olursa olsun, ekonomik zaferlerle taçlandırılmazsa kalıcı olamaz.’
İşte bizler, o sözün izinde yürüyen iş insanları olarak; her yatırımda, her üretimde, her girişimde, Cumhuriyetin temellerine yeni bir taş koyuyoruz.
Bugün dünya yeni bir dönemin içinde:
Dijitalleşen, yapay zekâyla dönüşen, sürdürülebilirliğin önem kazandığı bir çağdayız.
MARSİFED’e üye dernekler olarak biliyoruz ki — bu dönüşümün dışında kalamayız.
Biz, tam merkezinde olmalıyız…

Çünkü çağın gerisinde kalan toplumlar, sadece rekabeti değil, geleceği de kaybeder.
Ama bizim mirasımız, kaybetmeyi değil… her koşulda ayağa kalkmayı öğretir.
Kadınlar…Cumhuriyet Kadınları….
Evet, Cumhuriyetin ilk günlerinden bu yana bu ülkenin sessiz kahramanları oldular.
Cumhuriyet demek kadının gücü demektir.
Kurtuluş Savaşı’nın cephesinde mermi taşıyan kadın, bugün ekonominin, teknolojinin, girişimciliğin ön saflarında.Cumhuriyet, kadınların yalnızca hayatın içinde değil, karar masasında da yer bulması demektir. Biz MARSİFED üyesi dernekler olarak, her alanda kadınların eşit temsiline, üretime ortak olmasına inanıyoruz. Çünkü biliyoruz ki; kadın varsa gelecek vardır. Kadın, bu ülkenin vicdanıdır, emeğidir, geleceğidir.
MARSİFED üyesi dernekler olarak biz, kadın girişimcilerin önündeki engelleri kaldırmayı,
onların fikirlerine, üretimlerine, cesaretlerine alan açmayı bir görev değil, bir sorumluluk olarak görüyoruz.
Çünkü biliyoruz ki, bir toplumun kalkınması, kadınların ayağa kalkmasıyla başlar.
Ve gençlerimiz…Geleceğe umutla bakan, sınırları aşan, hayal kuran, cesur gençler…
Sizler, dijital dünyanın kurucuları, inovasyonun taşıyıcıları, değişimin mimarlarısınız.
Atatürk’ün emanet ettiği bu Cumhuriyeti, işte bu gençler yarınlara taşıyacak. Bizlerin görevi ise onların önünü açmak, fikirlerine kulak vermek, yollarına ışık tutmaktır. Gençlerimizin gücünü, kadınlarımızın azmini, girişimcilerimizin cesaretini bir araya getirdiğimizde, işte o zaman Cumhuriyet ruhunu iş dünyasında yeniden yeşertmiş oluruz.
Cumhuriyetin ikinci yüzyılı başladı. Bu yüzyıl, Türkiye’nin bilimle, teknolojiyle, üretimle yeniden yükseldiği bir yüzyıl olmalıdır
Biz MARSİFED olarak diyoruz ki:
Artık Türkiye sadece üreten değil, marka yaratan, teknoloji ihraç eden, bilgiye yön veren bir ülke olmalıdır. Ve bu yolu -biz, iş dünyasının cesur insanları – sizlerle birlikte döşeyeceğiz!
Unutmayalım:
Cumhuriyet sadece bir yönetim biçimi değildir…Cumhuriyet bir yaşam biçimidir.
Kadının özgürlüğü, gencin umudu, girişimcinin cesareti, bilimin ışığı, emeğin alın teridir.
Cumhuriyet biziz. Ve biz, bu Cumhuriyeti sonsuzluğa taşıyacak nesiliz!
Bu duygularla, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği geçen tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Bu anlamlı gecede bir kez daha hatırlatmak isterim. Cumhuriyet, bir inançtır. Cumhuriyet, bir hayaldir. Ve bu hayali 102 yıldır hep birlikte yaşatıyoruz ve yaşatmaya devam edeceğiz. Yüreklerimizde aynı gurur, aynı umut, aynı kararlılıkla diyoruz ki:
Ne mutlu Cumhuriyetin çocuklarına!
Ne mutlu Türk’üm diyene!”

TÜRKONFED BAŞKANI SÜLEYMAN SÖNMEZ NELER SÖYLEDİ?
TÜRKONFED Başkanı Süleyman Sönmez, konuşmasında Cumhuriyetin bağımsızlık ve hür iradenin simgesi olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:
“Bugün bağımsızlığımızın ve hür irademizin sembolü olan Cumhuriyetimizin 102’nci yaşını kutluyoruz. Bundan 2 yıl önce Bandırma’dan başlattığımız ‘İkinci Yüzyıl’ yolculuğunda federasyonlarımızda Cumhuriyet Bayramı’nı kutlayacağımız balolar yapma kararı almıştık. Bu geleneği en iyi şekilde yaşatan federasyonlarımızdan biri de MARSİFED oldu. Başkanımıza teşekkür ediyorum.
Türk iş dünyası Cumhuriyetin ikinci yüzyılında büyük bir sorumluluk taşıyor. Atatürk’ün ‘Ekonomik kalkınma, hür, müstakil ve refahlı bir Türkiye’nin bel kemiğidir’ sözü doğrultusunda müreffeh ve sürdürülebilir bir ülke için yirmi yılı aşkın süredir var gücümüzle çalışıyoruz. Kalkınmanın temeli yerelden geçer. Cumhuriyet’in gücü de bu toprakların her köşesinde üreten insanlardadır. Anadolu’nun dört bir yanında, üyelerimizle birlikte üretimin, istihdamın ve refahın ülkemizin bütününe yayılması için çalışıyoruz. Cumhuriyetimizin irfanıyla büyüyen bir sivil toplum ailesi olarak, ekonomik gücünü demokrasiyle destekleyen, eşitlik ve liyakat esasına dayalı kurumlarıyla güveni pekiştiren bir Türkiye için çabamızı sürdüreceğiz. Mustafa Kemal’in açtığı yolda, bağımsızlık, özgürlük ve ilerleme idealini her şeyin üstünde tutarak Cumhuriyetimizin değerlerini geleceğe taşıyacağız.”
İBRAHİM BURKAY’IN KONUŞMASI
MARSİFED’in Cumhuriyet’in 102 yılındaki Cumhuriyet Balosu’na katılan BTSO Başkanı İbrahim Burkay şu konuşmayı yaptı:
“Cumhuriyetimizin 102. yılını kutladığımız bu anlamlı gecede, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu’muzun düzenlediği, ‘Cumhuriyete Değer Katanlar Ödül Töreni ve Cumhuriyet Balosu’nda sizlerle bir arada olmaktan büyük mutluluk duyuyor, hepinizi şahsım ve Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulumuz adına sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Tarihte eşine ender rastlanan bir milli mücadele döneminin ardından, milletimizin bağımsızlığını tüm dünyaya ilan ettiği Cumhuriyetimizin 102’nci yaşını büyük bir heyecan ve gururla kutluyoruz.
Atalarımız, 102 yıl önce, toprakları işgal altında olan, yokluk içerisinde ve yıkılmanın eşiğinde olan bir milletin, azmi, inancı, mücadelesi ve kararlılığıyla tüm dünyanın örnek aldığı büyük bir destan yazdı.
Elde ettikleri askeri ve siyasi zaferlerle, ülkemiz esaretten kurtulmuş, milletimiz, kendi kaderini tayin etme hakkına kavuşmuştur.
Başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan toprağı için canını hiçe sayan aziz şehitlerimizi ve tüm gazilerimizi, saygı, rahmet ve minnetle anıyorum. Ruhları şad olsun.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de ifade ettiği gibi ‘tam bağımsızlık, ancak ekonomik bağımsızlıkla mümkündür’.
Ülkemiz, Cumhuriyetin ilk adımlarını bu bilinçle atmıştır. Türkiye, topla, tüfekle verilen milli mücadele döneminde bile sahip olduğu kıt sermayesine rağmen iktisadi alanda yeni bir mücadele dönemi başlatmış ve sanayileşmenin ilk tohumlarını ekmiştir.
İzmir İktisat Kongresi’nde alınan kararların ardından ‘Zaferin Cephanesi Üretimdir’ anlayışıyla yerli ve milli hamleler yapılmış, iktisadi alanda fabrikalar, bankalar ve demiryolları, genç Cumhuriyetimizin yeni silahları olmuştur.

Cumhuriyetimizin 5 yıllık ilk sanayi planında Bursa da üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmiş, Merinos, İpek-İş ve Gemlik Suni İpek Fabrikaları Bursa’mızda faaliyete geçmiştir.
Büyük zorluklarla geçen bir yüzyıla rağmen, ülkemizin gayri safi yurt içi hasılası 1 trilyon dolar sınırını aşmış, ihracatımız 270 milyar dolara, kişi başına düşen milli gelirimiz ise 13 bin doların üzerine çıkmıştır.
Günümüzde ise çevremizde gelişen savaşlar ve işlenen insanlık suçlarının gölgesinde, küresel krizler, teknolojik gelişmeler ve iklim değişikliği gibi faktörler nedeniyle dünya ekonomisinde köklü bir dönüşüm süreci yaşanıyor.
Ekonomik sistemler, iş modelleri ve tüketici davranışları büyük bir hızla değişirken, pazar ve rekabet koşulları giderek zorlaşıyor. En önemli kazanımımız olan Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında biz de ecdadımız gibi cesur olacağız.
Önümüze çıkan zorluklar karşısında karamsarlığa ve umutsuzluğa kapılmayacağız.
Büyük düşünmeye, büyük hayaller kurmaya devam edeceğiz.
Hızla değişen dünyada gerekli donanıma sahip olacak, küresel ölçekte rekabet edebilen bir ekonomiyi hep birlikte inşa edeceğiz. Bizler de bu doğrultuda ülke ekonomimizin lokomotif kenti Bursa’da, Türkiye’mizin sanayi atılımına ve ticaretteki dönüşümüne rehberlik eden projeler ürettik.
Yaşadığımız büyük zorluklara rağmen ülkemizin hedefleri doğrultusunda çıktığımız yoldan, taşıdığımız inançtan ve verdiğimiz mücadeleden asla vazgeçmedik.
Bugün, Avrupa’nın en büyük uzay havacılık eğitim merkezi GUHEM’den yeni nesil Ar-Ge ve inovasyon merkezimiz BUTEKOM’a, Model Fabrikamızdan yapay zeka ve artırılmış gerçeklik gibi modern laboratuvarlara sahip BUTGEM’e kadar her alanda güçlü bir dönüşümle Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Bursa’mızın gücüne güç katmaya devam ediyoruz.
Cumhuriyetimizin ilk yüzyılında ülkemizin ilk organize sanayi bölgesini kuran Bursa’da yine bir ilki gerçekleştirerek, Türkiye’nin yüksek teknolojili ilk üretim ve ihracat merkezi olan TEKNOSAB’ı hayata geçirdik.
Güney Marmara’nın en büyük lojistik merkezi olan Lojistik Park’ımız, ekonomideki dönüşümle birlikte büyük bir ihtiyaç olarak ortaya çıkan Data Center projemiz için de çalışmalarımıza başladık.
Özellikle TEKNOSAB bünyesinde hayata geçirmeye hazırlandığımız Data Merkezim, aynı zamanda Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanımız olan Değerli Dostum Sayın Osman Akın’ın ufku ve vizyonuyla gerçekleşiyor. Osman Bey’e de bu vesileyle teşekkürlerimi sunuyorum.
Uluslararası rekabette şehirlerin ve bölgelerin yarıştığı bir dönemden geçiyoruz.
Bu gerçekten hareketle, Bursa gibi üretim merkezi kentlerin, ülkemizin dünyadaki en büyük 10 ekonomisi arasına girmesinde lokomotif misyonunu güçlendirecek yeni bir bakış açısına ihtiyaç duyduğu açıktır.
Daha güçlü bir gelecek hedefini gerçekleştirebilmenin yolu ancak ve ancak ortak akılla ve birlikte hareket etme kültürüyle mümkündür.
Sanayimizle, tarımımızla, turizm ve insan kaynağımızla, Bursa’yı el birliğiyle dünyanın en yaşanabilir, en yenilikçi ve en sürdürülebilir şehirlerinden biri haline getirebiliriz.
Böylesine özel bir günde bizleri bir araya getiren MARSİFED’e ve Yönetim Kurulu Başkanı değerli dostum Sayın Osman Akın’a teşekkür ediyorum.
Kalkınma hedeflerimiz doğrultusunda yaptığınız tüm çalışmalarda yanınızda olmaya devam edeceğimizi de ifade etmek istiyorum.
Bizim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “En büyük eserim” dediği bu cumhuriyeti, çağın gerekleriyle uyumlu, güçlü ve bağımsız bir ekonomi ile taçlandırma sorumluluğumuz var.
Bursa Büyürse Türkiye Büyür vizyonuyla kentimizin ve ülkemizin yeni hedeflere ulaşması için hep birlikte çalışmaya devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyetimizin 102. Yaşını kutluyorum.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Cumhuriyetimizin kuruluşunda emeği geçenleri bir kez daha saygı ve minnetle anıyor, hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.”

CUMHURİYET’E DEĞER KATANLAR ÖDÜLÜ SAHİBİNİ BULDU
MARSİFED Cumhuriyet Balosu, konuşmaların ardından renkli sahne gösterileriyle devam etti. Zeybek ve dans gösterilerinin ardından sahneye çıkan Soner Arıca, sevilen şarkılarını seslendirerek geceye coşku kattı. Katılımcılar, Cumhuriyetin 102. yılını ellerinde Türk bayraklarıyla kutladı.
Bu arada Atatürk’ün 10. Yıl Nutku’nu okuduğu mikrofon ile İstiklal Madalyası’nın birleşiminden esinlenilerek Paşabahçe tarafından özel olarak tasarlanan “Cumhuriyet’e Değer Katanlar” ödülünün bu yılki sahibi Türkiye İş Bankası oldu. Ödülü, Türkiye İş Bankası Bursa Bölge Müdürü Maksut Özen aldı.

SON SÖZ
Evet, MARSİFED 102. Yıl Cumhuriyet Balosu ve Cumhuriyete Değer Katanlar Ödül Töreni görkemli geçti. En ince ayrıntısına düşünülmüş ve harika bir format oluşturulmuş. Cumhuriyeti duyuran gazetenin o günkü baskısından, Cumhuriyetin ekonomik kazanımlarının her birinin bir masaya verilen adlarla anımsatılmasına; günün anısına Ata desenli fular ve mendilden, tünele dönüştürülmüş girişe; valsten, MARSİFED üyelerinin oluşturduğu koroya ve diğerlerine kadar her şey detaylandırılmıştı.
Merve Akıncı’nın sunduğu geceye, MARSİFED korosu, Efelerin gösterisi, MARSİFED üyelerinin vals gösterisi, nerede ise klasikleşmiş fon müzikleri ve Soner Arıca’nın güzel sesi renk kattı.
Cumhuriyete Değer Katanlar Ödülü de doğru bir adrese İş Bankası’na gitti.
Ben MARSİFED Başkanı Osman Akın özelinde tüm MARSİFED yönetimi ve emeği geçenleri kutluyorum.
Nice balolarda birlikte olmak dileğiyle.