6 Temmuz 1920’da Mudanya, Yunanlılar tarafından işgal edilir. (Bu süreç 25 Haziran’da İngilizler tarafından başlatılır ama sonra geri çekilinir.) İki gün sonra da 8 Temmuz 1920’de Bursa işgal edilir.
Düşman işgali altında 2 yıldan uzun süre (26 ay 1 hafta) kalan Mudanya, 12 Eylül 1922 günü Yunan işgalinden kurtulur. 12 Eylül tarihi, her yıl “Mudanya’nın Kurtuluş Günü” olarak büyük bir coşkuyla kutlanır.
***
Bugünden 103 yıl önce 11 Ekim 1922’de Mudanya’da Mudanya Mütarekesi imzalanır. Özetlersek Mudanya Mütarekesi bizlere şunları kazandırdı:
“TBMM siyasi bir zafer kazanmış oluyor. Milli mücadelenin savaş dönemi sona eriyor. Türkiye-Yunanistan arasındaki silahlı çatışma sona eriyor. Boğazlar Doğu Trakya savaşsız kurtarılıyor. Osmanlı devletinin başkenti İstanbul’un TBMM hükümetine bırakılmasıyla Osmanlı devleti hukuken sona eriyor. Türk vatanının paylaşılması tasarıları sona eriyor. Mondros Ateşkes Antlaşması geçerliliğini yitiriyor. Türk tarafına Lozan’da bir barış antlaşmasının yapılması için teklifte bulunuluyor.”
Önce biraz anımsayalım:
Sağanak yağmurlu bir gün. Denizde fırtına (bora) var. Tarih 3 Ekim 1922. Saat 15:00. Mudanya deniz kenarı Rus asıllı tüccar Alexander Ganyakov‘a ait bir konaktayız. Dört adam bir masa etrafında. Müzakere ediyorlar.
(Şimdiki Mütareke Binası. Rus asıllı tüccar Aleksandr Ganyanof’a ait olan ev, Mudanyalı iş insanı -şeker kralı- Hayri İpar tarafından satın alınarak onarılır ve 1937 yılında Mudanya Belediyesi’ne bağlı bir müzeye dönüştürülür. 1959 yılında Eski Eserler Genel Müdürlüğü’ne devredilmiştir.)
Dört adam İngiliz General Harrington, İtalyan General Monbelli, Fransız General Charpy ve bir Türk İsmet (İnönü) Paşa.
(İsmet Paşa başkanlığındaki Türk Heyeti Batı Cephesi Kurmay Başkanı Asım Gündüz, Yrb. Tevfik Bıyıklıoğlu, Bnb. Seyfi Düzgören ve Kızılay ikinci başkanı Hamit Bey’le iki yazmandan oluşuyordu. Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa ile Refet Bele’nin de Mudanya’da kalmaları uygun görülmüştü.)
Bunlar olurken Yunanistan adına görüşmelere katılacak olan General Mazarakis ve Albay Sariyanis ise konferans sonuna kadar kendilerini Mudanya‘ya getiren gemide bekliyor.
5 Ekim 1922‘de görüşmeler çıkmaza giriyor ve ara veriliyor. 6 Ekim‘de yeniden başlıyor. 11 Ekim‘de Mudanya Mütarekesi dört nüsha halinde Fransızca olarak imzalanıyor. Bu arada Yunan hükümeti ise 14 Ekim‘de bir bildiri yayınlayarak anlaşmaya katıldığını belirtiyor.14 Ekim‘i 15 Ekim‘e bağlayan gece yarısı yürürlüğe giriyor.
HALİL ÖĞRETMENİN ANILARINDAN
6 Temmuz 1920’da Mudanya işgal edildiği zaman Bursa’da Erkek Öğretmen Okulu’nda (Darü’l-Muallimin. 1884’de kuruldu. Setbaşı’nda Çelebi Mehmet Lisesi’nin olduğu yer.) okuyan Halil (Parmaksızoğlu) -daha önce Balkan Savaşı’nda arkadaşları ile birlikte asker olmak için gönüllü olur ve ama sağlık sorunları buna engel olur- oradadır ve bazı milislerle birlikte Bursa’ya çekilirler.
Ardından Halil (Parmaksızoğlu/1897-1988), işgal günlerinde yaşadıklarını ve gördüklerini kayıt altına almaya başlar. İşgali, kurtuluşu ve mütarekeyi yaşayan bu değerli büyüğümüzün acılarla dolu eski Türkçe kaleme aldığı anıları işgalden sonra 29 Aralık 1920’de Mudanya’da doğan Neriman (Ang) Coşkunkan’a (1920-2007) 1999’da intikal eder. Türkçeye çevrilir.
(Süreçte Halil öğretmen anılarını eşi Rahime Hanıma, o kız kardeşi Melahat Hanıma, Melahat Hanım da, günlük tuttuğunu bildiği için yakın arkadaşı Neriman Hanıma verir.)
1939 yılından gözleri göremeyecek hale gelene kadar (2004) tam 65 yıl Neriman Coşkunkan günlük tutar. İşte bu notlar (Halil Öğretmenin) Neriman Hanımın günlüklerinin olduğu sandıktan çıkar.
Onun vefatının ardından oğlu Haluk Coşkunkan ve torunu Murat Coşkunkan tarafından bana ulaşır ve Coşkunkan Ailesi adına yaptığım “Neriman Coşkunkan’ın Anı Defteri’nden: Mudanya’nın 26 ay ve 1 haftası.” kitabı 2008’de doğar.
BİR İNÖNÜ ANEKDOTU
Bu dönemle ilgili olarak Türk heyeti geldiği günden beri Bursa protokolü, heyeti sürekli ziyaret etmektedir. Mütareke imzalandıktan sonra İsmet İnönü yaveri Avni Okar‘ı çağırır. Ona şu talimatı verir:
“Avni, Mudanya’da olduğumuz sürece Bursa’dan misafirlerimiz oldu. Zaman zaman yemek yendi, çay kahve içildi. Onların hesaplarını çıkar, talimat ver, benim maaşımdan kessinler. Ama söyle bir seferde kesilmesin, sıkışmayayım.”
Evet, devlet adamlığına güzel bir önek. Saygı ve rahmetle.
MUDANYA MÜTAREKESİ BARIŞ YOLU ÖDÜLÜ ALTAN ÖYMEN’İN
Mudanya Belediye 2022 yılından beri “Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödülü” veriyor.
2022’deki ilk ödülü İsmet İnönü’nün kızı Özden Toker, 2023 yılında A Milli Kadın Voleybol Takımı, 2024 yılında ise Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel aldı.
Mudanya Mütarekesi’nin 103. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Mudanya Belediyesi tarafından verilen “Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödülü” bu yıl gazeteci, yazar ve siyasetçi Altan Öymen’e layık görüldü. Temmuz ayında hayatını kaybeden Altan Öymen’in ödülünü kızı Aslı Öymen aldı.
Ödül seçici kurulu Murat Karayalçın başkanlığındaki Onur Öymen, Ünal Çeviköz, Ali Er, Prof. Dr. Süha Atatüre, Prof. Dr. Mehmet Öznur Alkan, Gülsün Bilgehan, Prof. Dr. Seçil Karal Akgün, Sedat Ergin, Murat Yetkin ve Ayşe Kulin’den oluşuyordu.
Tirilye’deki tarihi Zeytinyağı Fabrikası’nın bahçesinde düzenlenen törene, Seçici Kurul Başkanı Dışişleri eski Bakanı Murat Karayalçın, milletvekilleri, belediye başkanları, kurul üyeleri ve çok sayıda davetli katıldı.
BAŞKAN DALGIÇ NE DEDİ?
Törenin açılış konuşmasını yapan Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, şunları söyledi:
“Barışın simgesi Mudanya bu yıl da Mütareke’nin 103. yıl dönümünde aynı ruhla buluştu. Barışın kalbinde, barışın ışığında buluştuk. Barışın kenti Mudanya’ya hoş geldiniz. Mudanya hem Türkiye’nin kurtuluş tarihinde hem de dünya barış diplomasi tarihinde önemli bir yer tutar.
103 yıl önce Türk halkı tarih yazdı. Kurtuluş Savaşı’nın büyük zaferi Mudanya’da, masa başında diplomasiyle taçlandı. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet Paşa, cesaret ve kararlılıkla barışı inşa ettiler. O masa, özgürlüğün simgesi, bağımsızlığın sembolü, barışın işaretidir.
Mudanya Mütarekesi Barış Yolu Ödülü, 2022’den bu yana düşünce özgürlüğü, emek, kültür ve demokrasi alanlarında barışı inşa eden isimlere takdim ediliyor. Bu yılki ödüle Altan Öymen değer bulundu. Kalemiyle, sözüyle, vicdanıyla barışı savunan; demokrasinin ve insan onurunun sesi olmuş bir isimdi Altan Öymen. Onun yolundan yürüyen herkes barış yolculuğuna katkı veriyor.
Atatürk’ün ‘Yurtta barış, dünyada barış’ sözüyle çizdiği yolda, barışın kenti Mudanya’dan bir kez daha sesleniyoruz. Bugün dünyanın birçok köşesinde çocuklar açlıkla, insanlar savaşla sınanıyor. Özellikle minicik kalplerde büyük acılar yaşanıyor. Çatışmaların, acıların, kayıpların gölgesinde çok acil barışa ihtiyacımız var. Barış içinde yaşamak insanın en temel hakkıdır. Çok haklı bir kurtuluş mücadelesinin ardından Mudanya bize şunu öğretti: Barış inşa edilir, korunur ve çoğalır. Biz sadece kendi kentimiz için değil, tüm insanlık için barış diliyoruz. Barışın ışığı yolumuzu aydınlatmaya devam etsin.”
KARAYALÇIN: “ÖYMEN, GAZETECİ KİMLİĞİNİ KORUDU”
Seçici Kurul Başkanı Murat Karayalçın ise, Altan Öymen’in yaşamının son anına kadar gazetecilik mesleğini sürdürdüğünü ve bu kimliğini titizlikle koruduğunu dile getirdi. Mudanya’nın barış kimliğine vurgu yapan Karayalçın, “Mudanya bana göre savaş yolunun barış yoluna dönüştüğü kenttir. Küresel olarak Nobel Barış ödülü var ama biz yöresel olarak bunu yapabiliriz diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Karayalçın’dan sonra Seçici Kurul Üyesi, İstanbul Üniversitesi Siyasi Tarih Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet Ö. Alkan, ödülün Altan Öymen’e verilme gerekçesini, “Gazeteci kimliğiyle düşünce özgürlüğü mücadelesinde, siyasetçi yönüyle ise temel hak ve özgürlüklerin, demokrasinin güçlü bir savunucusu olması” şeklinde açıkladı.
SEDAT ERGİN’DEN ALTAN ÖYMEN ANLATISI
Ardından Sedat Ergin, bize Altan Öymen’i anlattı. Onun birçok özelliğini Ergin’in konuşmasından öğrendik.
Onun Demirel’in başbakanlığı döneminde yeğeni Yahya Demirel’in mobilya diye sunta ihraç ettiğini ve hayali ihracat kavramı ile bizi tanıştıran Uğur Dündar ile Altan Öymen’in haberinin öyküsünü anlattı.
Banker Kastelli’nin Tunus’ta yakalandığında oraya gidip, onunla aynı uçağa binmeyi başarıp, ellerinde kelepçe ile onunla yaptığı röportajı dinledik.
Sedat Ergin, Öymen hakkında konuşmanın kendisi için onur ve gurur verici olduğunu vurgulayarak, özetle şöyle dedi:
“Çok kalburüstü bir gazeteciydi. Bakanlıktan genel başkanlığa kadar birçok farklı siyasi unvanı oldu. Ama hiçbir görevi gazetecilik mesleğinin önüne geçmedi. Muhabir ruhunu, heyecanını ve merakını asla kaybetmedi. Merakla soru soran yaman bir muhabirdi.”
ÖDÜLÜ KIZI ASLI ÖYMEN ALDI
Ödülü Seçici Kurul Başkanı Murat Karayalçın ve Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın elinden alan Aslı Öymen, yaptığı duygu dolu konuşmada şunları söyledi:
“Bu değerli ve anlamlı ödülü babam adına almaktan, barışın simgesi Mudanya’da olmaktan gurur duyuyorum. Babamı kaybedeli 3,5 ay oldu. Onu çok özlüyor, yokluğunu çok hissediyorum. Babamla çok yakındık. Yakın meslekler yapıyorduk. Ben onun izinden gittim. O benim yol göstericim, pusulamdı. Son gününe kadar memleket meselelerine katkı sunmaya devam etti. Onu kaybettik ama ben umudumu çok yüksek tutuyorum. Eğer bizi görüyorsa, babamın da mutlu olacağına inanıyorum”
Törende ayrıca “İlhamın İzleri” başlığıyla Altan Öymen’in kitapları ve fotoğraflarından oluşan sergi düzenlendi.
Etkinlik sırasında Murat Karayalçın, Onur Öymen, Turan Tayan, Mithat Kırayoğlu, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ve Sevgili Aysın Komitgan ile de bir anı fotoğrafı çektirdik.
Etkinliğe katılanlar arasında Yalçın Doğan, Hasan Cemal, Sedat Ergin gibi Altan Öymen’in çalışma arkadaşları da vardı. CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey de etkinlikteydi.
GİRİTLİ’NİN HARİKA MENÜSÜ
Zeytinyağı fabrikasındaki etkinliğin ardından eskiden kilise olan sonrasında yetimhanenin yemekhanesi olan tarihi mekanda yemek yedik.
Yemek menüsü Giritli Restaurant’ın o geceye özel hazırladığı özel bir menüydü. Mudanya ve Bursa özelindeki ürünlerden hazırlanan ve harika bir sunumla sunulan bu yemek çok güzeldi.
Emeği geçen tüm Giritli Ustaları’nı ve emekçilerini kutluyorum.
Bu arada orada nohut ekmeğinin nasıl yapıldığının öyküsünü de sevgili Cumhur Aksan’dan öğrendik.
Yemekte ve etkinlikte Mithat Kırayoğlu ve Bursa Barosu eski Başkanı Asude Şenol ile birlikteydik. Yemek onların sohbeti ile daha da keyifli bir hal aldı.
SON SÖZ
Mudanya, Cumhuriyet tarihimizde özel bir yer tutar. Kurtuluş Savaşı’nın sonlanması ve Cumhuriyete uzanan yolculuğun kırılma noktalarından biridir. Bu noktada bunun genç kuşaklara aktarılması, anlatılması gerekir. Barış meşalesinin tutuşturuluş öyküsü çok değerlidir.
Ben Mudanya Mütarekesi’nin 103’üncü yılını kutlarken, bizi barışa ulaştıran tüm büyüklerimizin, başta Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve silah arkadaşları olmak üzere tüm isimsiz kahramanlarımızı saygı ve rahmetle anıyorum.
Bu arada 2025 Barış Yolu Ödülü sahibi Altan Öymen’i de saygı ve rahmetle anıyorum. Genç kuşak tüm gazetecilerin en azından onu merek edip, biraz internette dolaşmasını diliyorum.
Aslı Öymen hanımefendiye de “Ne mutlu size böyle bir babanın evladısınız” deyip başarılarının devamını diliyorum.
Bu güzel etkinlik için Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ve tüm ekibine teşekkür ediyorum.


