Skip to main content

Bursa’da yüksek öğretimin tarihine göz attığımızda karşımıza Osmanlı’nın ilk medresesi çıkar. Orhangazi 1333 yılında İznik’i fetheder. Bu fetihin ardından bir manastır da medreseye çevrilir. Bu medresenin müderrisliğini Sultan Orhan, Mevlana Davut Kayseri’ye verir. Ondan sonra Konya’da Mevlana Siracettin Konevi’nin öğrencisi olan Mevlana Tacettin Kürd-i müderris olurken, hatipliğini ise Kara Hoca (Alaattin Esvet) yapar.
Böylece Osmanlı’nın ilk üniversitesi diyebileceğimiz İznik Orhaniyesi hayata geçmiş olur. İznik Orhaniyesi’ni, Bursa’daki Manastır Medresesi (1335), I Murat’ın Çekirge (1366), Yıldırım Beyazıt’ın Yıldırım (1389), Mehmet Çelebinin Yeşil (1419) ve II. Murat’ın Muradiye (1430) Medreseleri izler. Süreçte Bursa’da başka medreseler de kurulur.
Osmanlı’nın ilk hastanesi ve ilk tıp eğitiminin verildiği Darüşşifa 1394 yılında Yıldırım Bayezid tarafından Bursa Yıldırım’da yapılan Yıldırım Darüşşifası’dır.
Cumhuriyet döneminde Bursa Eğitim Enstitüsü, iki yıllık bir yüksek öğrenim vermek üzere 1958- 1959 öğretim yılında Altıparmak’taki eski Haşim İşcan Okulu’nda açılır.
İstanbul Üniversitesi’ne bağlı Bursa Tıp Fakültesi’nin yasal kuruluşu 1970 yılında fiili kuruluşu ise 1972 yılında gerçekleştirilir.
17 Aralık 1970 tarihinde Prof. Dr. Orhan Oğuz’un Milli Eğitim Bakanlığı döneminde Haşim İşcan İlkokulu’nda (daha sonra Osmangazi kaymakamlığı olan) Bursa İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi kurulur.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın 4 Nisan 1974 tarihli onayı ile yine İstanbul Üniversitesi’nce Bursa İktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nin açılışı gerçekleşir.
11 Nisan 1975 tarihinde TBMM’de kabul edilen kanun ile Bursa Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi tarafından Bursa’da 1970 yılında açılmış olan Bursa Tıp Fakültesi ile Bursa İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin birleşimi ile hayata geçer.
1975 yılında Milli Eğitim Bakanlığı Yaygın Öğretim Kurumu (Yay Kur) bünyesinde Bursa Yabancı Diller Yüksek Okulu kurulur.
Bursa Teknik Üniversitesi, Bursa’nın ikinci bir devlet üniversitesi olarak 21.07.2010 tarih ve 27648 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Bakanlar Kurulu kararına göre eğitime başlar.
Bursa Orhangazi Üniversitesi, 2011 yılında meclise sunulan tasarıyla Bursa’da Uludağ Kültür ve Eğitim Vakfı tarafından kurulur ve bu üniversite 15 Temmuz darbe girişiminin ardından kapatılır.

Sonrasında BNG Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve Bursa Sınav Okulları kurucusu Gıyasettin Bingöl, Bursa‘ya bir vakıf üniversitesi kazandırmak hedefini önüne koyar. Hedefin konulmasında şu anda üniversitenin mütevelli heyetinde olan Prof. Dr. Atilla Eriş hocanın büyük katkısı olur. Bu hedefle Bursa Eğitim ve Kültür Vakfı 04.02.2017 tarih ve 29969 sayılı yasa Resmi Gazetede ilan edilerek kurulur.
2019 yılında inşaatına başlanan Mudanya Üniversitesi, Bursa Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından 11.03.2022 tarihinde TBMM‘den oy birliği ile kanunlaşarak hayata geçer.
Daha ilk yılında, Endüstri Mühendisliği, Hemşirelik ve Psikoloji bölümleriyle, İlk ve Acil Yardım, Tıbbi Görüntüleme, Fizyoterapi ve Anestezi programlarında 290 kontenjanın tamamı dolar. Üniversite 50’nin üzerinde de yabancı öğrencinin tercihi olur.
Sonra Mudanya Üniversitesi’nde 2023-2024 akademik yılında 6 yeni bölümün açılmasına onay çıkar. 2023-2024 akademik yılında YÖK tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda, Bilgisayar Mühendisliği, Elektrik Elektronik Mühendisliği, İngilizce Endüstri Mühendisliği, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon, Çocuk Gelişimi, İngilizce Psikoloji bölümlerinin açılmasına onay verilir.
Son olarak bu yıl 33 bölümde toplam 1124 öğrenci kontenjanı alan üniversite tüm kontenjanlarını doldurur ve toplam 3089 öğrenci ile eğitimine devam eder.

MUDANYA ÜNİVERSİTESİ VE TECRÜBE KONUŞUYOR
Mudanya Üniversitesi düzenli olarak iş ve sanayi dünyasından alanlarında isim yapmış kişilerin deneyimlerini öğrencileri ile paylaşmak adına Tecrübe Konuşuyor adlı etkinlikler düzenler.
Üniversitenin son Tecrübe Konuşuyor etkinliğinin konuğu Hayat Hastaneler Grubu ve Türkiye Hayat Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Uzm. Dr. Ahmet Özkul’du. Cuma günü gerçekleşen etkinliği benim de izleme fırsatım oldu.
2023 yılında Uzm. Dr. Ahmet Özkul’un hayatını anlatan Dr. Ahmet Özkul – Sağlığa ve Topluma Adanmış Bir Ömür kitabımın tanıtımını yapmıştık.
Dr. Ahmet Özkul, 1951 yılında doğduğu Kütahya’nın Emet ilçesinden çıkmış, kendini sivil topluma ve sağlığa adamış bir kişi. Kütahya Lisesi sonrası İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni kazanıp, bitirmiş, sonrasında aynı üniversitede Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları uzmanı olmuş.
Öğrencilik yıllarından itibaren çeşitli sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerine katılmış, yayıncılıkla ilgili ilk deneyimlerini okulun dergisini çıkartan ekibin içinde olarak yaşamış bir kişi.
Süreçte, kamuda çeşitli görevler yaptıktan sonra girişimci kişiliği ile önce muayenehane, sonrasında klinik, sonrasında hastane ve hastaneler grubuna uzanan bir süreci temellerinin her aşamasında tırnakları ile kazıyarak bugünlere gelmiş bir isim.
Bu yolculukta sivil toplumun içinde aktif olarak yer almış MÜSİAD Bursa Şubesi’nin, Aydınlar Ocağı Bursa Şubesi’nin başkanlıklarını yapmış; yoğun uğraşının içinde dergi çıkarmış, radyo kurmuş ve çeşitli televizyon ve radyolarda sağlık programları yapmış bir gönül insanı.
Evet, cuma günü Mudanya Üniversitesi’nde Ahmet Ağabey deneyimlerini, Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih’in moderatörlüğünü yaptığı etkinlikte paylaştı.
Keyifli dakikalara tanık olduk. Tüm öğrencilerle kitabını paylaştı ve kitabını imzaladı.

Bu arada toplantının moderatörü Mudanya Üniversitesi Genel Sekreteri Ali Mollasalih konuşma sırasında bana da bir söz verdi. Ben de dilim döndüğünce kısaca Dr. Ahmet Özkul‘u anlattım.

SON SÖZ
Bu yaşam yolculuğunda nice insanlar gelip geçti. Nice imparatorlar gelip geçti. Nice dâhiler ve deliler gelip geçti. Nice iyilikler yapan ve nice kötülükler yapan insanlar gelip geçti.
Bu gelip geçişlerde yerelde, ulusalda veya evrenselde dünyaya iyi/hayırlı/güzel bir iz bırakanlar, bir biçimde bulundukları ortam içinde anımsandı ve anımsanmaya devam ediyor.
Evet, dünyanın malının dünyada kaldığı; ilk sahibinin sorgulanmadığı bir dünyadayız.
Michelangelo (Mikelanj) hayatının son dönemini Roma‘daki Aziz Petrus Baziilikası‘nın mimarı olarak geçirirken, 88 yaşında gözlerinin çok az gördüğü bir dönemde bir gün çırakları onu iskelenin tepesinde bir sütuna elleri ile dokunurken görür. Çıraklar “Usta orada ne işin var, düşeceksin” diye seslenince o da “hâlâ öğreniyorum” der. Bu mütevaziliğin bir boyutudur. Dr. Ahmet Özkul’da 75 yaşında her gün işinin başında onun yanında olan evlatlarından ve genç çalışma arkadaşlarından “hala öğrenme mütevaziliğine” devam ediyor.
Uzun ve sağlıklı bir ömür diliyorum.