Öğrenme, bireyin yaşantılar sonucu davranışlarında meydana gelen oldukça uzun süreli değişmelerdir. Bir bilgi ve becerinin, öğrenme sayılması için davranışta değişiklik yapması ve davranıştaki değişikliğin uzun süreli olması gerekmektedir.

Bu alanı ve ortamı ne olursa olsun bir durum karşısında alınan pozisyondur. Beyinde bunun bir paterni vardır. O patern genellikle çoklu tekrarlarla patern haline gelir. Patern oluştuğunda artık söz konusu durum ortaya çıktığında ona karşı alınan pozisyon adeta reflekse dönüşür.

Öğrenmenin geleceği konusuna Amazon’un kurucusu Jef Bezos gözlüğüyle baktığımızda, “Gelecekte öğrenmenin ne olmayacağı” sorusunu sormak gerekir. Ne olmayacağı konusunda fikir sahibi olursak neler olabileceği konusundaki seçenekler daha kolay ortaya çıkar. Bezos’un bu yaklaşımı tam bir inovasyon bana göre. (Dört yıl önceki söylemiydi.)  Aynen zirvede konuşulduğu gibi. Ne olmayacağının bir yanıtı/yanıtları sanırım şöyle olabilir:

İşe yeni girenlerin, tecrübeli yöneticilerin veya üst düzey yöneticilerin gelecekte kendi öğrenme deneyimlerinde daha az yer almayı ve ders bazlı öğrenme deneyimlerini arzu ettiklerini hayal etmek.”

Öğrenmenin geleceğinin iki temel nedenden ötürü deneyimsel olduğuna inanmak zor değil. İlki öğrenmek için sadece bir tık ötenizdeki dikkat dağıtıcılar ile yoğun bir rekabet etmek gerekliliğidir. Diğeri ise çağdaş öğrenenin, kendi yaşamının her alanında aktif rol oynamak istemesidir.

Deneyimsel öğrenme, öğrenmede pasif bir tüketici olmanın aksine öğrenmede aktif bir rol oynamak anlamına gelir.

Evet, yazıyı akademik makaleye çevirmeden, Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Eğitim ve Gelişim Çalışma Grubu tarafından organize edilen Eğitim Zirvesi’nden size söz etmek istiyorum. Etkinlik  BUSİAD Evi Bahçesinde gerçekleştirildi.

Zirvenin teması, “Öğrenmenin Geleceği” olarak belirlenirken, zirveye yoğun bir katılım vardı. Ve orada olanların nerede ise yüzde 90’ı kadındı. Düşünebiliyor musunuz, kadınların ne kadar çok eğitime ihtiyacı  var(!) ve biz erkeklerin zaten her şeyi bildiği(!) bir toplumda yaşıyoruz.

BUĞRA KÜÇÜKKAYALAR NE DEDİ?

Zirvenin açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, BUSİAD’ın salt ekonomiyle ilgilenen bir sivil toplum kuruluşu olmadığını belirterek kurulduğu günden beri 45 yıllık BUSİAD tarihinde eğitimin her dönem gündemlerinde olduğunu belirterek, eğitim alanındaki çalışmalardan örnekler verdi. “Bizler bunları yaparken, eğitim olmadan, gelişmenin ve kalkınmanın olamayacağı bilinciyle hareket ettik” dedi. Daha sonra BUSİAD’ın Bursa Vizyonu çalışması hakkında da bilgiler veren Küçükkayalar, dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümün ancak eğitimle olacağını da dile getirdi.

YENİ YETKİNLİKLER VE YENİ ÖĞRENME ARAÇLARI

BUSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Eğitim ve Gelişim Çalışma Komitesi Sorumlusu TOFAŞ İK Direktörü Orçun Sarıca ise şöyle dedi:

“ Öğrenme artık bir stratejik avantajdır.  Yeni yetkinlikleri ve yeni öğrenme araçlarını keşfettik.  İhtiyaçlar hiyerarşisine wifi ve şarj girdi. Yeni dönemde işe alımlarda öğrenme çevikliği, kapasitesi, hızı, istekliliği her şeyin temelini oluşturuyor. Ama onları geliştirmek zorunluluğumuz da var. O nedenle her organizasyonun okul olma zorunluluğu var. İngilizce ve Almanca’da anlamak fiilinin kökeninde durmak var. Anlamak için durmak ve anı yakalamak gerektiğine inanıyorum. Bugünkü organizasyonun amacı da bu.”

ZİRVEDEN NOTLAR

Mercer Doğu Akdeniz Bölgesi Kariyer Lideri Şadiye Azışık Kılcıgil ise, “Beceri Temelli Organizasyonlar, Upskill/Reskill’in artan önemi” konulu bir sunum yaptı. Kılcıgil, organizasyonların yeni döneme uyum sağlaması için çevikliğini artırması gerektiğini söyledi.

KPMG Türkiye Şirket Ortaklarından Feride Kılıç ise, “Dijital dönüşüm ve yetkinlik kazanımı hakkında” bir sunum gerçekleştirdi. “İş yapış biçimimizi değiştirmemiz gerekir. Önce dijitalleşme değil. Dijitalleşecek kaslara sahip ol önce” diyen Kılıç, “Neye ihtiyacımız olduğunu anlamamız gerekir ve onu kullanacak yetkin ekibe ihtiyaç var” diye konuştu.

Zirvenin ilk bölümünün sonunda “İlham veren örnekler” paneli düzenlendi. Bu bölümde, Ceren Çiçek yönetiminde Coşkunöz Eğitim Vakfı Genel Müdürü Bige Tınmazsoy Susuzlu, Tofaş Akademi Eğitim ve Gelişim Yöneticisi Onur Bayrakgil, Oyak Renault Yetenek Yönetimi, Öğrenme ve Gelişim Departman Müdürü Elif Yurdanur, kendilerinin hayata geçirdikleri uygulamaları dinleyenlere aktardılar.

Zirvenin ikinci bölümünde ENOCTA CEO’su Ahmet Hançer ise, teknolojinin eğitimde kullanılmasına ilişkin bilgiler verdi.

Şapka Akademi Öğrenme Tasarımcısı Omür Doğan da, Zalim iyimserlik, gerçekçi iyimserlik ve öğrenme çevikliği hakkında detaylı bilgiler verdi.

Zirvenin son bölümünde ise, BUSİAD Yönetim Kurulu Üyesi ve Tofaş İnsan Kaynakları Direktörü Orçun Sarıca yönetiminde gerçekleşen ve TOFAŞ Spor Kulübü Genel Menajeri Tolga Öngören ile TOFAŞ Başantrenörü Orhun Ene’nin katıldığı panelde de spor dünyasında öğrenmenin dünden bugüne ve yarına değişimi konuşuldu.

Zirve sonunda, sosyal medyada en çok paylaşım yapan 5 katılımcıya TOFAŞ Oyuncularının imzaladığı formalar hediye edildi. Etkinliğin sonunda katılımcılar 10’uncu Yıl Marşı’nı söyleyerek Cumhuriyet’in 100. Yılını da kutladılar.

SON SÖZ

Günümüzde en kolay ve ucuz ulaşılabilen şey “bilgi”. Bilginin, enformasyon/dezenformasyon mu, bilimsel bilgi mi ayırımını yaptıktan sonra iş kolaylaşıyor. Sonrasında o bilgiyi ne zaman, nerede ve nasıl kullanacağınızı düşünmek ve finalinde ise bunu hayata geçirmek gerekiyor.

“Teori ve pratik arasındaki boşluğu doldurmak için deneyimsel öğrenmeyi kullanabilir ve kurumunuzda daha fazla gelişim fırsatı istediğinizin altını çizebilirsiniz.”

Doğaldır bunu yaparken “Müşteri velinimetimizdir” mottosu yerine “Çalışanımız ilk müşterimiz ve katma değerin yaratıcısıdır” mottosunu koyarak.

İyi öğrenmeler ve öğretmeler.