Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın “2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi” belgesine göre, Türkiye, yerli ve milli üretim odaklı aktif politikalarla sanayisizleşme riskini bertaraf ederken yeşil ve dijital dönüşümle küresel rekabet gücünü artırmayı hedefliyor. Türkiye’de mevcut 366 Organize Sanayi Bölgesi (OSB) bulunurken, planlı sanayi alanlarının genişlemesi ve OSB’lerin altyapılarının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Bu çerçevede, “Mega Endüstriyel Parklar” oluşturulacak. Ayrıca Sanayi ve Teknoloji kolejleri ile sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi hedefleniyor. Bu kolejler, yüksek teknolojili üretimde yerli iş gücünü artırmayı ve OSB’leri güçlendirmeyi amaçlıyor. Eğitim modeli, üretim ve eğitim paydaşlarının desteğiyle şekillendirilecek ve sanayi odaklı programlarla öğrencileri donanımlı hale getirecek.
Kolejlerin sürdürülebilirliği, üniversite-sanayi ortak projeleri ile sağlanacak. Öğrencilere burs ve destek programları sunulacak. Uluslararası eğitim ve sanayi ortaklıkları teşvik edilecek.
Türk sanayisinin verimlilik odaklı dönüşümü sağlanırken, Yalın üretim, yeşil ve dijital dönüşüm süreçleri verimlilik politikasının ana unsurları olacak. “Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi (Model Fabrika) Projesi” kapsamında Türkiye genelinde içinde Bursa’nın da olduğu 10 model fabrika bulunuyor.
Bu bilgileri öğrendikten sonra aklıma pandeminin başları geldi. Yalın Enstitü Derneği 2020 başlarında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile bir Dünya Bankası Projesi hayata geçirmişti. Bu proje sonlanmak üzereydi ve pandemi özellikle endüstri melek liselerinin öğretmenlerine verilmesi gereken yalın üretim ve model fabrika eğitimini verilemez hale getirmişti. O koşullarda kimse elini taşın altına koymak isteniyordu.
O dönem Yalın Enstitü Başkanı Yalçın İpbüken beni aradı ve nasıl bir çözüm bulabileceğimizi sordu. Ben konuyla ilgileneceğimi söyledim.
Sonrasında dönemin Mesleki Eğitim’den sorumlu Bursa İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Bülent Altıntaş’ı aradım, bir tanışmak istediğimi ifade ettim. Buluştuk. Tanışma bölümünün ardından ben bilgim çerçevesinde Yalın’ı, Model Fabrikayı ve Yalın Enstitü’yü anlattım. Gebze TÜBİTAK’ta TÜSSİDE bünyesinde yapılacak eğitimden söz ettim. Türkiye’deki mesleki eğitimin başlatılmasında Bursa’nın rolünü, 1970’li yılları anlattım. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne transport dahil tek kuruşluk maliyet yüklemeden Gebze’de bir haftalık bu eğitime Bursa’daki 25 civarındaki meslek lisesi müdürlerini davet ettiğimizi ifade ettim.
Sonrasında Bülent Altıntaş teşekkür etti ve konuya sıcak baktığını olayın bürokratik tarafını üstlerine taşıyacağını söyledi. O da bürokrasi içinde bir mücadele verdi ve sonunda valilik onayı ile bu eğitimi gerçekleştirdik.
Daha sonrasında Bursa’da bu noktada bir okulu TOYOTA Meslek Lisesi benzeri bir yalın mantığı ile işleyen okul haline dönüştürmek için adımlar atıldı. Hatta Yalın Enstitü Başkanı Yalçın İpbüken oluşturulacak bir model fabrika sınıfını kendisi finanse etmek istedi. Bu süreçte bürokrasi de değişiklikler oldu. Konu öyle kaldı.
Sonrasında konu Hürriyet Endüstri ve Teknik Anadolu Lisesi’nde Bursalı firma Savcan Tekstil’in katkıları ile hayata geçti.
Bu süreçte İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Bülent Altıntaş, Yalçın İpbüken, Erol Yakut sonrasında Okan Dinç’in büyük emekleri oldu.
BURSA VE MESLEKİ EĞİTİM
Bursa sanayii özellikle 1970’li yılların başında iki otomotiv ana sanayinin (TOFAŞ ve Oyak Renault) devreye girmesi ile özellikle meslek lisesi mezunları konusunda bir eleman açığı ve ihtiyacı doğar.
Bu açığı gidermek için çeşitli illerde ilanlar verilir bu da karşılamaz. Sonrasında fabrikalar kendi bünyeleri içinde ilkokul mezunları için endüstri meslek lisesi hocalarından ve kendi mühendisleri ile birlikte eğitim programları açar.
Dönemin TOFAŞ Personel Müdürü Yalçın İpbüken, Oyak Renault Personel Müdürü Selim Aral ve duayen sanayici-öğretmen Kemal Coşkunöz ile birlikte Bursa’da Tophane Endüstri Meslek Lisesi’nin dönemin müdürü Orhan Savaşeri ile birlikte bir işbirliği hayata geçirilir. Bu bir projeye dönüştürülür. Sonrasında dönemin Milli Eğitim Bakanlığı’na sunulur.
Bu yolculuk sonunda ülkemizde ilk EML’lerde (Endüstri Meslek Lisesi) öğrencilere zorunlu staj getirilen yolu açar. Ve öğrenciler sigortalı olarak stajlarını yapar. Bunun seçilen birkaç pilot ilden biri de Bursa olur.
Sonuçta Okul Sanayi Ortaklaşa (OSANOR) Eğitimi Projesi, Milli Eğitim Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi, Eğitim Araştırmaları Merkezinin ortaklaşa yürüttükleri bir çalışma olarak ortaya konulur. Projede Prof. Dr. Hıfzı Doğan ve Doç. Dr. İlhan Akhun tarafından yürütülür ve Eylül 1978 ayından itibaren Adana, Bursa, İstanbul ve İzmir illerinden deneme okulu olarak seçilen birer endüstri meslek lisesinde uygulanır. Bu okullar Adana Endüstri Meslek Lisesi, Bursa Tophane Endüstri Meslek Lisesi, İstanbul Kartal Endüstri Meslek Lisesi ve İzmir Mithat Paşa Endüstri Meslek Lisesidir.
SON SÖZ
Evet, geçenlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanan “2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi” ile Sanayi ve Teknoloji kolejleri konusunu okuyunca bu anılar aklıma geldi.
Hem Bursa’daki mesleki eğitimin, ülkemize bir dönemler nasıl model olduğunu hem de bu konudaki girişimleri anımsatmak istedi.
Türkiye’nin kurtuluş yolu katma değeri yüksek ürünler geçer. Bunun yolu da eğitimde ve mesleki eğitimde dünya standartlarını yakalamaktır.
Görüldüğü gibi Bursa gene bu konuları ülke genelinin önünde izliyor.


