Bir seçimi daha atlattık. Meclis belirlendi. Cumhur İttifakı’nın üstünlüğü ortada. 28 Mayıs’a kalan ikinci turda Cumhurbaşkanlığı seçiminde ise Erdoğan’ın 0.5 puana, Kılıçdaroğlu’nun da en az 5 puana ihtiyacı var.
Seçim sonuçları ile ilgili çeşitli değerlendirilmeler yapılıyor. Her zaman olduğu gibi ahkamlar kesiliyor. Herkes işi sadece siyaset yapmak olan liderlerin ne yapması gerektiğini tarif ediyor.

Pazar günü gerçekleşen seçimde 54 milyon 919 bin 932 seçmen oy kullandı.
YSK verilerine göre(yazıyı kaleme aldığım saatler itibarıyla) Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde son durumda Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan yüzde 49,5(27 milyon 088 bin 360 oy aldı) , Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 44,88(24 milyon 568 bin 196 oy aldı) , Ata İttifakı adayı Sinan Oğan yüzde 5,17 (2 milyon 829 bin 634 oy aldı) ve de
adaylıktan çekilen Muharrem İnce yüzde 0,44 oy aldı.
BİRAZ RAKAMLAR
Şimdi size bazı rakamlar vereceğim. Bunlar resmi rakamlar. Her yılın Ocak ayında güncellenerek yayınlanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 2023 yılı verilerine göre, ülkemizdeki bazı siyasi partilerin üye sayıları büyükten küçüğe şöyledir:
“Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti): 11.241.230; Cumhuriyet Halk Partisi (CHP): 1.369.430; İYİ Parti: 617.513; Milliyetçi Hareket Partisi (MHP): 464.092; Demokrat Parti (DP): 364.444; Yeniden Refah Partisi (YRP): 269.391; Saadet Partisi (SP): 265.738; Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA): 177.454; Büyük Birlik Partisi (BBP): 119.237; Gelecek Partisi (GP): 76.182; Halkların Demokratik Partisi (HDP): 45.302.”
Bu rakamları göz önüne aldığınızda AK Parti dışındaki tüm siyasi partilerin üye sayısını topladığınızda, AK Parti’nin üye sayısının yarısı bile yapmıyor.
DEĞERLENDİRME
Yuvarlak bir hesap yaptığınızda AK Parti’nin üyeleri ve eşleri (oy kullanacak yaştaki çocuklarını saymıyorum) oy kullandığında zaten yaklaşık 22 milyon 500 bin oyu buluyor. Bu da Erdoğan’ın tek başına sadece partisinin üyelerinden aldığı oylar, oy oranının yüzde 83’ü bulduğunu gösteriyor.
Ülkemizde hala okuma yazma bilmeyen yaklaşık 2.6 milyon insan var. Okuma yazma bilip ilkokul mezunu olmayan 9.5 milyon insanımız bulunuyor. İlkokul mezunumuz ise 20.8 milyon.
Cumhuriyetimizin 100 yılına gelmişiz işimiz o kadar çok ve yoğun ki, o kadar meşgulüz ki şu eğitim konusuna bir bakamamışız.
Türkiye’nin yaş ortalaması 2021 verilerine göre 33.1 yaş. Yüzde 52.26 15-49 yaş arası bir nüfus var. 0-49 yaş arasında ise yüzde 75 üzerine bir nüfus var.
SON SÖZ
Özetle değerlendirdiğimizde ve verilere göz attığımızda radyo ile büyüyen bir neslin, bırakın televizyonu, bilgisayar ve akıllı telefonlarla büyüyen bir nesli yönettiğini/yönetmeye aday olduğunu görüyoruz.
Bir taraf milliyetçilik, din, beka üzerinden siyasetini yaparken; diğer taraf Atatürkçülük enstrümanını kullanıyor.
Özünde asla karşı karşıya getirilmemesi gereken iki enstrüman bunlar.
Bence artık yeni bir şeyler söylemek lazım. O yeni bir şeyleri de nüfusun yüzde 75’nin anlayacağı bir biçimde empati yaparak değil de, o nüfusun içinden çıkıp, partilerin başına geçmiş genç liderlerin söylemesi gerekiyor.


