Süt, dişi memeli hayvanların ve insanların yeni doğurdukları yavrularını besleyebilmek üzere, süt bezlerinde farklı sürelerde salgılanan, içinde yavrunun kendini besleyecek duruma gelinceye kadar almak zorunda olduğu bütün besin maddelerini yeterli miktarda bulunduran bir sıvıdır. Canlıların yaşadığı çevre koşullarına göre sütlerinin bileşimi de farklılık gösterir. Örneğin doğum ağırlığının iki katına 9 günde ulaşan köpek sütünün protein oranı % 7.3, 180 günde ulaşan insan sütünde sadece % 1.6’dır.

Süt beslenme uzmanları tarafından temel gıda maddesi olarak kabul edilir. Kalsiyum, fosfor ve riboflavin (vit B2) açısından önemlidir. Yaşamsal önemi olan amino asitleri ve yağ asitlerini bünyesinde bulundurur. Sadece sütte bulunan bileşenler; laktoz, süt yağı, kazein, laktoalbümin ve laktoglobülindir.

Bileşimindeki maddeler ve özellikleri nedeniyle süt koruyucu bir gıdadır. Süt proteini amfoter özelliği nedeniyle asit ve baz buharlarını tamponlayabilir, zehirli ağır metalleri bağlar. Bu nedenle kimya endüstrisi, kömür ocakları, havagazı fabrikaları ve kazan dairelerinde çalışan işçilere yasal düzenlemelerle zehirlenmelere karşı korumak amacıyla sürekli süt ve yoğurt verilir.

BİR BULGU

Bizler Bursa’da şu ana kadar bilimsel verilerle tespit edilmiş yaklaşık 8 bin 500 yıl öncesine etiketlenen arkeolojik verilerle dünyanın en eski süt ve süt ürünlerinin tespit edildiği arkeolojik bulgulara sahip bir bölgede yaşıyoruz. (Yenişehir’in Barçın ilçesi)

DÜNYA SÜT GÜNÜ

Dünya Süt Günü, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü tarafından sütün küresel bir gıda olarak önemini kabul etmek için kurulan uluslararası bir gündür. 2001‘den beri her yıl 1 Haziran‘da kutlanır. Gün, süt sektörü ile bağlantılı faaliyetlere dikkat çekmek için bir fırsat sağlamayı amaçlar. Bu doğrultuda Uluslararası Süt Ürünleri Federasyonu (IDF), bu yıl Dünya Süt Günü temasını, “Süt sektörünün ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirliği” olarak belirledi.

BAZI AÇIKLAMALAR

Bu özel gün ile ilgili çeşitli kurum ve kuruluşlar açıklama yaptı. Bursa Veteriner Hekimler Odası Başkanı Melike Baysal da açıklamasında özetle “Dünya Süt Günü’nün ‘gezegen için iyi olan senin için de iyi’ bakışının öne çıktığı süt ürünleri üretiminde çevresel ayak izini azaltırken, besleyici gıda sağlamak ve geçim kaynakları yaratmaya devam etmenin  önemine” vurgu yaptı.

BUSİAD Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu ise 1 Haziran Dünya Süt Günü nedeniyle yaptığı açıklamasında, “Gıdanın yeterliliği endişelerinin ve tarımın sürdürülebilirliğine yönelik arayışların arttığı bu dönemde, süt ve süt ürünlerinin, sürekli artan dünya nüfusunun beslenmesindeki rolü de giderek güçleniyor. Bu değerli gıdanın üretilmesi tarım, sanayi ve hizmet olmak üzere farklı alt sektörleri harekete geçiriyor. Süt sektörü sadece kendi sektörünün değil, et sektörünün de planlayıcısıdır. Süt üretemezsek, et de üretemeyiz” ifadeleri kullanıldı.

SÜTAŞ’IN MESAJI

Yaklaşık 48 yıl önce Bursa’da doğup, önce yerel sonra ulusal marka olan ardından da uluslararası bir marka olma yolunda ilerleyen ve yaklaşık 20 yıldır süt ve süt ürünleri sektörünün ülkemizde lideri konumundaki SÜTAŞ 1 Haziran Dünya Süt Günü ile ilgili mesajları basınla ve sosyal medyasından paylaştı.

Dünya Süt Gününü kutlayan Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz; “Çiftlikten Sofralara, entegre iş modelimiz ile ürünlerimizin doğallığını, lezzetini ve besin değerlerini güvence altına alıyoruz. Yem bitkilerinden başlayarak gübre ve enerji üretimine kadar uzanan iş modelimiz, çevresel, sosyal ve ekonomik boyutları ile aynı zamanda özgün bir sürdürülebilirlik modeli oluşturuyor” diyerek şunları söyledi:

Bildiğiniz gibi süt, sağlıklı bir yaşam sürebilmemiz için gerekli olan besin öğelerini, doğasında mükemmel bir dengede bulunduran en temel gıdamız. Gıda yeterliliği endişelerinin arttığı bu dönemde, süt ve süt ürünlerinin, artan dünya nüfusunun beslenmesindeki rolü de giderek önem kazanıyor. Biz de Sütaş olarak ‘Çiftlikten Sofralara’ entegre iş modelimiz ile süt değer zincirinin bütününü kapsayarak üretimimizi ve verimliliğimizi artırıyor, ürünlerimizin doğallığını, lezzetini ve besin değerlerini güvence altına alıyoruz.

Ayrıca bitkisel üretimden başlayarak gübre ve enerji üretimine kadar uzanan iş modelimiz; çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla özgün ve örnek bir sürdürülebilirlik modeli oluşturuyor. Enerjimizi çiftliklerimizin gübreleri ve fabrikalarımızın organik atıklarından üretiyor, suyumuzu geri kazanıyor, toprağımızı ürettiğimiz organik gübreler ile koruyor, onarıyoruz.”

Sütçülüğün sosyo-ekonomik etkisine de dikkat çeken Muharrem Yılmaz sözlerine şöyle devam etti:

“Yatırım yaptığımız her bölgede süt ve süt ürünleri fabrikalarının yanı sıra damızlık yetiştirme çiftlikleri, yem fabrikaları, enerji ve gübre tesisleri de kuruyoruz. Entegre iş modelimiz, bulunduğumuz bölgelerin kalkınmasına önemli katkılar sağlıyor.

Özetle biz ineklerimizin beslendiği yemlerden, yaşadıkları çiftliklere; ürettikleri sütlerden sofralarınıza gelen ürünlerimize kadar, tüm süreci titizlikle yönetiyor ve en ince ayrıntısına kadar denetliyoruz. Kullandığı doğal kaynakları geri dönüştürmeyi esas alan döngüsel iş modelimiz, çevresel boyutunun yanı sıra sosyal ve ekonomik boyutlarıyla da gurur duyduğumuz özgün bir sürdürülebilirlik modeli oluşturuyor.

Biz sadece sütçülüğe odaklıyız ve işimize de tutkuyla bağlıyız

Dünya Süt Günü bizim bayramımız. Bundan sonra da sütün iyiliğini ve bereketini yaymaya, doğal lezzetlerimizle tüketicilerimizin sağlık ve mutluluğuna, yatırımlarımızla ülkemizin kalkınma ve refahına katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Dünya Süt Günü kutlu olsun.”

Ülkemizde hiçbir çocuk sütsüz kalmasın.