Avrupa Tarihi Kentler Birliği, 7-8 Ekim 1999 tarihinde Strasbourg kentinde kuruluş toplantısını yapar. Bu toplantıya Türkiye’de davet edilir. Toplantıya gözlemci üye olarak Bursa Büyükşehir Belediyesi katılır.
Daha sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi bir öncülük yapar. Böylece 22 Temmuz 2000′de Bursa‘da, 52 tarihi kent belediyesi bir araya gelir.
Bu 52 belediye tarafından kabul edilen birlik tüzüğü ve yayınlanan “Kuruluş Bildirgesi”yle ülkemizde Tarihi Kentler Birliği kurulur.
2001 yılında da ülkemiz Avrupa Tarihi Kentler Birliği‘nin 12. üyesi olur. Dönemin Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Erdoğan Bilenser’dir. Bilenser aynı zamanda Tarihi Kentler Birliği‘nin ilk başkanı olur.

Bu çalışma içinde İçişleri Bakanlığı, Kültür Bakanlığı, ÇEKÜL Vakfı ve Mimarlar Odası’nın katkılarıyla tamamlanan kuruluş aşamasında Dışişleri, Orman ve Milli Eğitim Bakanlıkları ile UNESCO Türkiye Milli Komisyonu, Arkeoloji ve Arkeologlar Derneği ve Marmara ve Boğazları Belediyeler Birliği de TKB’nin yanında yer alır.

**** 

Tarihi Kentler Birliği’nin bölge toplantısı, Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleştirildi.

Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar ve ÇEKÜL Vakfı Başkan Yardımcısı Mithat Kırayoğlu’nun açılış konuşması ile başlayan toplantıda, Osmangazi Belediyesi’nin tarihi mirasın korunması ve geleceğe taşınmasına yönelik yaptığı çalışmalar hakkında birlik üyelerine sunum yapıldı.


DÜNDAR NE DEDİ?

Toplantının açılışında konuşan Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Tarihi Kentler Birliği’nin Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma (ÇEKÜL) Vakfı ile birlikte düzenlendiği bölgesel toplantıya ev sahipliği yapmanın memnuniyetini yaşadıklarını belirtti.

Toplantının gerçekleştiği Fetih Müzesi’nin yoğun ziyaretçinin geldiği ve kültürel faaliyetlerin yapıldığı bir mekan olduğu ifade eden Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, şöyle devam etti:

“Panorama 1326 Bursa Fetih Müzemiz ile biz Bursa’ya yeni bir vizyon sunuyoruz. Tarihi mirasımız Yeşil Türbe, Ulucami ve Hanlar Bölgesi ile birlikte modern bir çizgiyle Bursa’da yeni tarihi aks oluşturuyoruz. Bursa, bir tarih şehri, Tarihi Kentler Birliği burada kuruldu. Tarihi eser restorasyon çalışmaları ilk önce Osmangazi ilçesinde başladı. Burada başlayan çalışmalar Bursa’da şekillendi. Tarihi Kentler Birliğiyle birlikte Türkiye’ye yayıldı. Bu tür toplantılar ile ciddi bir bilgi alışverişi oluyor. Bir vizyon geliştirerek bu çerçevede her belediye başkanımızda kendi şehrimde nasıl bir proje üretebiliriz düşüncesi oluşuyor.

Bu işin bir kurumsal hafızası vardır. Bu hafıza çerçevesinde çalışmalar gerçekleşir. Bunları yaparken koruma kullanma dengesi önemli öyle bir noktaya geliyoruz ki bir yerde restorasyon yapıldığı zaman o eski fonksiyonunu aşarak çok farklı boyutlara doğru gidiyor bu dengeyi sağlamak önemlidir. Hisar Bölgesi’nde bu dengeyi görebiliyoruz. Bu dengeyi iyi sağlayamıyorsanız burası çok gezilip görülen turistlik bölge olabiliyor ama turizmi, tarihi ve sunulan ürünün değeri kalmıyor. Tarihi İpek Yolu’nun Asya kıtasındaki son durağı Bursa Hanlar Bölgesi. Biz de restorasyon çalışmalarına Hanlar Bölgesi’nde başladık. Burada 16 han, bedesten, pazar yeri ve 4 binden fazla dükkân bulunmaktadır. Tarihi Çarşı ve Hanlar bölgemizde han, medrese ve camilerin restorasyon çalışmaları üst örtü cephe sağlıklaştırma çalışmaları belediyemiz tarafından uygulanmaktadır.”


KIRAYOĞLU’NUN SÖYLEMLERİ

ÇEKÜL Vakfı Başkan Yardımcısı ve Tarihi Kentler Birliği Danışma Kurulu Üyesi Mithat Kırayoğlu, toplantının Osmanlı’nın ilk kurulduğu günleri ve o dönemin mimarisini en iyi şekilde anlatan Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde yapılmasının çok anlamlı olduğunu söyledi. Bursa’nın fiziki açıdan doğal bir kale olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Kaya üzerinde kalmış kale bir kenttir. Surlarla çevrildiğinde fethi çok zor olmuştur. Osmanlı, fetihten sonra 150 yıl içinde bina yapmayı Bursa’da denedi, burada öğrendi ve Bursa bir örnek oldu. Evliya Çelebi’nin dediği gibi kısacası Bursa, ruhaniyetli bir şehirdir. Bu güzel şehrin tarihi ve kültürel mirasını koruduğu için ve bu toplantımıza en iyi şekilde ev sahipliği yaptığı için Osmangazi Belediye Başkanımız Mustafa Dündar’a teşekkür ediyorum.

Bizim kurulduğu günden beri Tarihi Kentler Birliği’nin bir üçlemesi vardır. Bu üçleme ‘Kale, Çarşı ve Mahalle’dir. Kale çökerse, kent çöker. Çarşı biterse, hayat biter. Ve mahallede hayat vardır.

Bursa uzun yıllar kuşatıldıktan sonra fethedilmesinin ardından Osmanlı’nın kurumsallaştığı şehirdir. Balkan coğrafyasında gördüğü Türk evi diye adlandırılan tüm evler, Fetih sonrası yapılan Bursa evlerine benzer.

Üsküp’te doğan ünlü şairimiz Yahya Kemal Beyatlı, Üsküp ile ilgili yazdığı Kaybolan Şehir şiirinde şöyle der:

‘Üsküp ki Yıldırım Beyazıt Han diyarıdır,
Evlad-ı Fatihan’a onun yadigarıdır.
Firuze kubbelerle bizim şehrimizdi o;
Yalnız bizimdi, çehre ve ruhiyle bizdi o.
Üsküp ki Şardağ’ında devamıydı Bursa’nın.
Bir lale bahçesiydi dökülmüş temiz kanın.”

Özünde sizlere Mithat Kırayoğlu’nun konuşmasının tamamını aktarmak isterdim ama bu satırlara maalesef sığmıyor. 


SON SÖZ

Bursa’ya fiziksel, zihinsel bazda katkı koyan herkese saygıyla.