1970’li yılların ikinci yarısından sonra bir dönemler kota toplantılarına davet edilmeyen yan sanayiciler, dolaylı yollardan hükümetle görüşmenin yollarını arar. Bu görüşmeler sırasında, siyasilerden de yan sanayicilere bir birlik oluşturma çağrısı gelir. Bu birliğin oluşumunun misyonerliği ve sorumluluğu da devlet tarafından Otomotiv Sanayi Derneği’ne verilir.

Yani devlet açıkça OSD’den yan sanayicileri temsil eden bir dernek kurmasını ister. Böylece OSD, bütün bürokratik işlemleri üstlenerek TAYSAD’ın (Taşıt Tedarikçileri Derneği) bir dernek olarak kurulmasını gerçekleştirir.

TAYSAD, 1978 yılında önce beş girişimci tarafından kurulur. İlk kuruluşta TAYSAD’ın Yönetim Kurulu’nu oluşturmaya yeter üyesi bile yoktur. Sonunda firma sayısı 13’e yükselerek ilk Yönetim Kurulu oluşturulur.

TAYSAD ilk başkanı MAKO’nun Genel Müdürü Reştan Aras olur.

OSD’nin o zamanki hukuk müşavirinin yazdığı bir TAYSAD tüzüğü ile gerekli formaliteler tamamlanır. O dönemde oldukça mütevazı bir kuruluş olan TAYSAD’ın, kurulduğunda kendine ait ne bir bürosu ne bir masası ne de bir sandalyesi vardır. Süreçte Zincirlikuyu’da bir apartmanda ofis oluşturulur ve bir üniversite öğrencisi genç “her derde deva” eleman olarak alınır.

Bugün ise kendi organize sanayi bölgesi olan, 400‘ü aşkın üyesiyle kendi binasında hizmet veren ve en önemlisi otomotiv yan sanayi sektörünün tek temsilcisi olarak “söz sahibi” ve “fikrine başvurulan” bir dernek konumuna gelir.

Geçen hafta Bursa’da TAYSAD’ın Bursa Odak Üye buluşması gerçekleştirildi. Bu toplantı Podyum Davet’te yapıldı.

Toplantıda TAYSAD Başkan Yardımcısı Yakup Birinci (Birinci Otomotiv YKB) , bir sunum yaparak küresel durum, Türkiye’nin durumu, ihracat konusu ve sektörün diğer konuları ile Bursalı üyeleri bilgilendirdi.

Daha sonra da sorulan soruları yanıtladı.

Dünyanın ve ülkemizin belirsizlikleri içinde ülkemize katma değer yaratmaya çalışan her kurum ve kişiye teşekkürler.

BİRGÜL YILDIZ GÜNAY VE REÇETE

Türk edebiyatının önemli ismi Füruzan’ı(1932) pazar günü kaybettik. Aynı gün Ezgi Kitapevi’nde Bursa’nın yakından tanıdığı isim olan Birgül Yıldız Günay’ın ilk kitabı olan Reçete’nin imza günü vardı.

Kendisi uzun yıllar BBŞB ‘nde görev yaptı. Bir belediye iştirakinin genel müdürlüğünü yaptı. Daha sonra eğitim ve danışmanlık konularına ağırlık verdi. Kendisi yanlış anımsamıyorsam geçen yıl PhD’sini tamamlayıp, bilim doktoru (Davranış Bilimleri)  oldu. Yaklaşık 2.5 yıl önce kendi danışmanlık ve eğitim şirketini kurdu. Özetle yaşamının her döneminde öğrenme arzusu ve bilgisini paylaşma duygusu ile kendisini yeniliyor.

Birgül Yıldız Günay, ilk kitabı Reçete‘nin öyküsünü ve çıkış amacını şu cümlelerle anlatıyor:

“Yaklaşık 10 yıl önce başladığım ve hedeflerim arasında yer alan kitabımı okuyucuyla buluşturmanın mutluluğunu ve heyecanını yaşıyorum. Kitabın yazım süreci 2014 yılında başlamış olsa da, geçen süre zarfında tecrübe ve derslerime ilaveler yaptım. Uzunca bir süre kenarda bekledi, çünkü değer verdiğim diğer hedeflerim kitabın önüne geçmişti. 

Doğduğum yıllarda iletişim araçlarının günümüze göre en kısır olduğu bir dönemden geliyor olsam da, geleceğe olan merakım hiç eksilmedi.

2012 yılında Sn. Prof. Dr. Erkan Işığıçok ve Cahit Günaydın hocalarımızın Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde verdikleri seminer sonrası blogspot ile başlamıştım yazmaya, internete merhaba diyerek.

Görev yaptığım kurumlarda kendi eğitimlerim kadar, çalışma arkadaşlarımın, dostlarımın da eğitimlerine, gelişimlerine önem vermeye çalıştım. Geçmişte yaşamak yerine, alacağımız dersler ile şimdi ve geleceğe odaklanmanın daha sağlıklı olacağını, ona göre pozisyon almak, ona göre eğitimlerimizi tamamlamak ve diğer bir tabir ile temeli sağlam atarak, katları temele göre çıkmak gerektiğine inandım. Misyonun, tutkuların, neleri sevdiğin, mesleğin, senin güçlü yanların, dünyanın neye ihtiyacı olduğu.  Tüm bunların tek başına yeterli olmadığını da gördüm.  Günümüzde insanlar anlaşılmak, değer görmek, fark edilmek istiyor. Mutlu ve huzurlu yaşamak istiyor. Uzun yıllar sağlıklı da yaşamak istiyor. Donanımlı da olmak istiyor. Tüm bu istekler haklı, güzel istekler ancak kişilerin kendi karakter ve hatalarını aşamadıkları sürece ne çok önem arz ediyor, ne de uzun soluklu oluyor. Mutlu da olamıyor, huzurlu da, sağlıklı da. Hayatınıza kendinizi tanımakla başlamanızı; öncelikle düşüncelerinizi, duygularınızı ve davranışlarınızı kontrol edebilmenizi öneriyorum.

Bilim ve teknoloji ile birlikte; dengede yaşamanın, (zaman zaman korkutsa da gelecek, doğduğumuz andan itibaren pek çok bilgiyi öğrendiğimiz gibi, yeni bilgileri de kolayca öğrenebiliriz) bireysel ve toplumsal katkılarına inanan, yatayda büyümeye devam eden biri olarak, okuyacağınız kitap umarım size de, değerlerinize de iyi gelecek, küçük de olsa sizlerde bir farkındalık yaratacaktır.

Her bir birikiminizi göz önüne alarak, uzmanlık alanlarına saygı duyarak, nasıl ışık olabilirim? diyorsanız eğer, sizlere de tavsiyem ‘lütfen düşüncelerinizi, duygularınızı ve görüşlerinizi paylaşınız’ olacaktır.

Bilinmeze olan merak ve heyecanımı, doyuramadığım öğrenme aşkımı motivasyon kaynağım haline getirdim. Hiç düşündünüz mü sizin motivasyon kaynağınız ne/neler?

REÇETE -1-‘in; çocuklarımıza, gençlerimize, her bir yüreğe, farkındalıklarımızın daha da artması yönünde, iyi gelmesini diliyorum.”

Birgül Yıldız Günay’a başarılar diliyorum.