Ankara Sanayi Odası İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi (ASO-İLTEK) 2024 verilerini yayınladı. Bu çalışma Türkiye’nin iller düzeyinde teknolojik gelişmişlik seviyelerini ölçen kapsamlı ve karşılaştırmalı bir analiz çalışmasıdır. Bugün bu rapordan söz etmek istiyorum.
Bu endeks; dijital altyapı, araştırma ve yenilikçilik kapasitesi, sektörel yapı, teknoloji çıktıları, yaşam kalitesi ve iş gücü çekiciliği gibi kategorilerde illerin performansını ölçerek Türkiye’nin bölgesel teknoloji haritasını ortaya koyar.
Ayrıca Endeks, illerin teknolojik gelişmişlik performanslarını değerlendirmenin yanı sıra, coğrafi olarak yakın illerin oluşturduğu bölgesel teknoloji kuşaklarının küresel trendlerine uyum kapasitelerini de ortaya koyar.
Türkiye’de ilk olan ve bundan sonra her yıl yayınlanması planlanan endeksin çıktıları, teknoloji temelli ve bölgesel odaklı bir sanayi politikası oluşturmak için gerekli veri ve analiz setini sağlar Bu bağlamda, yerel ve ulusal düzeyde politika yapıcılar için bu endeksin kritik bir kaynak doküman işlevi görmesi öngörülür.

Türkiye’de yüksek teknolojili imalat işyerlerinin %70,7’si sadece beş ilde yoğunlaşmakta, bu illerin de toplam istihdamındaki payı %76,6’dır.
Küresel ekonominin gelişimini ve yapısal değişimini etkileyen temel eğilim ve dönüşümler etkilerini farklı ölçeklerde gösterir. Son 50 yılda, artan teknoloji geliştirme ve yenilik odaklı rekabetçilik, “yaratıcı yıkım” süreçlerinin hızlanması, ürün yaşam döngülerinin kısalması; firmalar üzerinde inovasyon, verimlilik artışı ve dönüşüm baskısı yaratır. Ayrıca, hızlı nüfus artışı, sanayileşmenin getirdiği iklim değişikliği ve ekolojik dengenin bozulmasıyla birlikte ülkeler ve firmaların ikiz dönüşüm sürecine daha fazla zaman ve kaynak ayırma zorunluluğu ortaya çıkar. Diğer yandan, küresel tedarik zincirinde COVID-19 pandemisiyle başlayan yapısal kırılmalar, bölgesel odaklı yaklaşımları gündeme getirir. Dijital dönüşüm, teknolojik yenilikler, sürdürülebilirlik kavramı, demografik değişimler, küresel ticaretin evrimine verilen tepkiler ve bu alanlarda geliştirilen mikro veya makro politikalar, ülkelerin ve şirketlerin yeni ekonomik düzlemdeki konumlarını belirler/belirleyecektir.

UNCTAD RAPORUNDA TÜRKİYE
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı, UNCTAD’ın Üretken Kapasiteler Endeksi’ne (Productive Capacities Index, PCI) göre Türkiye, 2014 yılından bu yana üretken kapasitesini artırma konusunda zorluklar yaşamaktadır. 2000-2014 döneminde üretken kapasite skorunu %25,6 artıran Türkiye 198 ülkenin yer aldığı küresel sıralamada 23 sıra yükselmeyi başarmıştır. Ancak 2014-2022 döneminde Türkiye’nin endeks skoru %1,1 azalmış ve Türkiye küresel sıralamada 6 basamak gerilemiştir
Türkiye, ihracatın ürün ve pazar çeşitliliğinde önemli bir ilerleme sağlamışken üretimde orta ve yüksek teknolojinin payını hedeflenen ölçüde artıramamıştır.
Bunun dışında Türkiye, dijital altyapı ve yüksek teknoloji ürünleri üretimi gibi alanlarda belirli bir ilerleme kaydetmiş olsa da, iller arasındaki teknolojik gelişmişlik seviyelerinde gözle görülür farklılıklar bulunur. Benzer farklılıklar Türkiye’nin teknolojik açıdan gelişmiş iki ili ile dünyanın önde gelen kentleri arasında da görülür. Bu durum, Türkiye’nin küresel teknoloji rekabetinde güçlü bir konuma ulaşmasını zorlaştırmakta olup teknoloji ve rekabetçilik ile ilgili uluslararası endekslerde gerilerde kalmasına neden olur.

UNCTAD-FTRI (Sınır Teknolojilere Hazırlık Endeksi), WIPO-GII (Küresel İnovasyon Endeksi) ve Descartes Institute-FREI (Geleceğe Hazırlık Ekonomik Endeksi) endekslerinde Türkiye’nin ortalamasının 47. sırada olması, kat edilmesi gereken mesafenin büyüklüğünü gösteren önemli bir sayısal veridir. Megatrend olarak adlandırılan gelişmelere yönelik hem yenilikçi hem de reaktif politikalar geliştirmek üzere, mevcut durumu ve geleceğe yönelik perspektifi destekleyecek tutarlı veri setlerine ihtiyaç duyulur.
ÇİN ETKİSİ
Dünya Bankası verilerine göre, küresel Ar-Ge harcamalarının GSYH içindeki payı 2011’de %1,93’ü iken 2021’de %2,62’ye yükselmiş ve bu artışın %36’sı ABD’den, %27,7’si ise Çin’den kaynaklanıyor. Diğer taraftan, 2023 yılında ise 3.552.100 olan Dünya Patent başvuru sayısının %47,2’sinin Çin’de, %16,8’i ise ABD’de olması önümüzdeki dönemde dünya teknoloji sahnesinde Çin’in etkisinin giderek artacağının bir göstergesi olabilir.

BURSA VE TEKNOLOJİ
Bursa ASO -İLTEK Endeksi Sonuçları ve Sıralamasına göre Türkiye’de 6. sırada bulunuyor. İlk dört sırada AA harf notu ile Ankara, İstanbul, Eskişehir ve Kocaeli var. ASO İllerin Teknolojik Gelişmişlik Endeksi skoru Ankara’da 1.00; İstanbul’da 0.94; Eskişehir’de 0.80; Kocaeli’de ise 0.70.
Bursa 6 sırada BB harf notu ile 0.53’lük bir skora sahip. Bursa Sektörel Yapı sıralamasında ise 10. sırada, Araştırma ve Yenilikçilik Kapasitesi’nde 9. sırada; Digital Altyapıda 13. sırada; Teknoloji Çıktıları sıralamasında 2. sırada; Yaşam Kalitesi ve İş gücü Çekiciliği sıralamasında ise 44. sırada bulunur.
SON SÖZ
Genel ticaret sistemine göre ihracat 2023 yılı Ocak-Aralık döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %0,6 artarak 255 milyar 777 milyon dolar, ithalat %0,5 azalarak 361 milyar 774 milyon dolar olarak gerçekleşti. İhracatın 2023’te ithalatı karşılama oranı %70.7 olarak gerçekleşir.
Bursa ise dış ticaret açısından pozitif yönde açık verir. 2023 verilerine göre 17.679.693.000 Dolarlık ihracatına karşın, ithalatı 10.054.542.000 Dolardır.
Türkiye‘nin kilogram başı ortalama ihracat değeri 1,47 USD, Bursa’nın 3,69 USD. Bursa‘nın yüksek teknoloji yoğunluğu yüzde 4, Türkiye‘nin yüzde 4,5; orta yüksek teknolojide ise Türkiye yüzde 26,2; Bursa yüzde 52 düzeyinde. Orta teknolojide Bursa yüzde 19 Türkiye yüzde 32. Orta düşük teknolojide Türkiye yüzde 37,3; Bursa yüzde 25.
Sonuç olarak mevcut durumumuz budur. Bursa’nın ASO -İLTEK Endeksi Sonuçları ve Sıralamasına göre Türkiye’de 6. sırada olması Türkiye’nin 4 büyük kenti olan Bursa’ya yakışmıyor. Bunun ötesinde ihracatta Kocaeli’nin arkasında kalmak da yakışmıyor. Bir an önce bu değişimleri yapmalıyız. Bunun yolu da teknolojiden ve katma değerli üründen geçiyor.


