Size Bursa kültür ve sanatına uzun yıllardır katkı koyan iki aileden söz edeceğim. Ve de bu aileleri sanat ortak noktasında birleştirerek ortaya çıkacak olan yeni bir etkinlikten.
Durmaz Ailesi’nden Fatma Durmaz Yılbirlik, 2010-2020 yılları arasında Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı yaptı. Onun döneminde festivallerde birçok ünlü sanatçıyı izleme fırsatı yaşadık. Ayrıca BKSTV’nın kapılarını kente açarak köylere kadar varan çeşitli sanat atölyeleri, eğitimler ve kurs çalışmalarını hayata geçirdi. 10 yıl boyunca çıtayı yükseltti ve kurumsal yapının niteliğini artırdı. Ve laf aramızda kendi kaynaklarından çok ciddi rakamlar harcadı, Bursa için.
Fatma Durmaz Yılbirlik, sanatı dünyayı daha adil, daha merhametli, daha güzel bir hale getirebilecek mucizevi sihirli bir değnek olarak görüyor ve sanat duyarsız kalplere, görmeyen gözlere ve tutulmuş akıllara çare olabilecek tek güç, tek ilaç diyor.
Fatma Hanım’ın 10 yıllık bu gönüllü görevi boyunca kente kattığı değerlerin dışında büyük bir hayali vardı. Bursa’ya büyük, çağdaş ve modern bir kültür merkezi kazandırmak. Bu uğraşını hayata geçirebilmek için yine kendi kaynaklarını devreye soktu ve bunun projesini bile kendi çizdirmişti.
2020’de BKSTV Yönetim Kurulu Başkanlığı’ndan ayrıldıktan sonra ben görevimi tamamladım diye kenara çekilmedi. Bursa kültür ve sanatına katkılarını Durma Sanat çatısı altında sürdürdü.
Fatma Durmaz Yılbirlik’in kurduğu Durma Sanat şu manifesto ile çalışmalarına devam ediyor:
“Sanat yeni kapılar aralar. Deneyime davet eder. Yaşamı büyütür, genişletir. Daha önce görmediklerini gören, denemediklerini deneyen birey artık eskisi gibi olmaz. Değişir, başka biri olur. Sanat, anlatanı dinleyene açıklar. Sanat aracılığıyla benzer korkulara, benzer umutlara sahip olduklarını gören bireyler artık yabancı değildir. Bilinmeyene duyulan korku azalır, güvene yer açar. Sanat insanları aynı hedefler için buluşturur.”
Orhan Ailesi’nden Necla Orhan, televizyonun olmadığı dönemlerde radyoda fotoğraf sanatı ile tanıştı. O program onun yaşamına fotoğrafı soktu. Süreç içinde Orhan Holding büyürken, Necla Orhan otomotiv tedarik sanayiinin bu devinin ruhuna sanatı fotoğraf sanatı ile soktu. Önce çalışanlar arasında sonra yerel düzeyde derken Orhan Holding Uluslararası Fotoğraf Yarışması kentimizin ve ülkemizin tanıtımına önemli katkılar koyan ulusal ve uluslararası akredite edilmiş bir geleneksel yarışmaya dönüştü. 28 yıl önce başlayan yolculuk günümüzde 21 yıldır devam eden uluslararası bir etkinliğe dönüştü. Bu yıl 22.cisi hayata geçirilecek.
Orhan Holding kurucusu İbrahim Orhan’ın eşi, yönetim kurulu üyesi, aynı zamanda bu yarışmanın başlatıcısı ve sürdürülebilir hale getiricisi Necla Orhan yarışmanın doğuş öyküsünü ve vasiyetini şöyle anlatmıştı:
“1960 yılıydı bir genç kız olarak radyo dinliyordum. Unutulmayan Anılar diye bir programdı. Orada yangında ilk kurtarılması gereken şeylerden birinin fotoğraflar olduğunu anlatıyorlardı.
Fotoğraf geçmişin bir daha geriye döndürülmeyecek dondurulmuş bir anı. Bu nedenle büyük önem taşımakta. İşte o günden beri fotoğrafa tutkunluğum devam ediyor.
1998’te şirketlerimiz bünyesinde başlattığımız bu etkinlik yılları takiben uluslararası hale dönüştü. Buradan aileme bir dileğimi iletmek istiyorum. Bu fotoğraf yarışması Orhan Holding yaşadığı sürece devam ettirilsin. Bunu vasiyet ediyorum…”

İKİ SANATSEVER AİLENİN SİNERJİSİ
Şimdi kentimizin sanat ve kültürüne katkı koyan bu iki değerli aile sinerji yaratarak daha önceden Durma Sanat tarafından başlatılan Ulusal Kadın Seramik Sanatçıları Sergisi Bursa’nın ikincisinde bir araya geliyor. 2. Ulusal Kadın Seramik Sanatçıları Sergisi Bursa, 2026 yılı Ekim ayında gerçekleşecek. BUFSAD iş birliği ile fotoğraf sanatı ve seramik sanatını bir araya getirecek olan sergide BUFSAD üyesi olan fotoğraf sanatçılarının, seramik sanatçılarının atölyelerinde yaptıkları fotoğraf çekimlerinden oluşan seçki ile seramik eserlerden oluşan seçki birlikte sergilenecek.
Sergi Onur Konuğu Prof. Sevim Çizer. Seçici Kurul ise şu isimlerden oluşuyor:
“Ayşe Balyemez (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi), Kemal Tizgöl, (Akdeniz Üniversitesi), Safiye Başar (Kocaeli Üniversitesi), Buket Acartürk (Sakarya Üniversitesi), Candan Terwiel (Hacettepe Üniversitesi), Candan Güngör (Dokuz Eylül Üniversitesi), H. Mehmet Balcı, Şebnem Tuna, Tarık Akkurt, Dilek Erkoç”
Serginin Küratörleri Huri Aykut Ülker ve H. Mehmet Balcı. Sergi destek ekibi ise Arzu Aykut, Abdullah Ekin, Canan Temizelli, Çiğdem Karayel, Çiğdem Şahin, Güneş İlker’den oluşuyor.
Sergi başvuru tarihi 5 Mayıs 2026 ve 15 Haziran 2026 tarihleri arasında.
2. ULUSAL KADIN SERAMİK SANATÇILARI SERGİSİ
Sergi online ve seçili eserler sergisi olarak iki alanda gerçekleşecek. Seçili eserlerden oluşan seçki sergisinin açılışı Bursa Ninecim Sanatevi’nde 3 Ekim 2026 tarihinde, online sergi ile aynı günde gerçekleşecek. Sergi 4 Kasım 2026 tarihine kadar açık kalacak.
3 Ekim 2026 tarihinde online sergi, katılımcıların eserlerinden oluşan 15 eserlik bir seçki seramik sergisi BUFSAD fotoğraf sanatçılarının çektiği ‘seramik sanatçılarının atölyelerinden kesitler’i içeren bir fotoğraf sergisi ile birlikte Ninecim Sanatevi’nde yapılacak seramik sergisiyle aynı anda izleyici ile buluşacak. Aynı sergide sergi onur konuğu Prof. Sevim Çizer’in bir solo sergisi ve söyleşisi olacak. Online sergide olan tüm eserler ve sanatçılar sergi alanında sergi boyunca ekranda video paylaşımı olarak yayınlanacak.
SERGİNİN MANİFESTOSU
2. Ulusal Kadın Seramik Sanatçıları Sergisi’nin manifestosu şöyle:
“Linda Nochl’in 1971 yılında yayımlanan ‘Neden Hiç Büyük Kadın Sanatçı Yok?’ İsimli makalesiyle kadınların dünya sanatındaki yerlerini sorgulamaları başlamıştır. Pek çok sanat disiplini için olduğu gibi bu değişim seramik sanatı üretimi yapan tüm kadınları da etkilemeye başlamıştır. Ülkemiz özellikle de seramik sanatı açısından seramik üretimine elverişli topraklara sahip olan bir ülkedir ve topraklarında geleneksel seramik üretiminde kadınlar yer almaktadır. Geleneksel seramik üretiminde kadının varlığı ile başlayan seramik üretiminde zaman içinde çağdaş seramik sanatının doğuşu başlamıştır ve seramik sanatçılarının Cumhuriyet dönemiyle birlikte varlıkları hissedilir olmuştur. Türkiye’deki kadın seramikçilerin antikçağlardan günümüze uzanan toprakla kuvvetli bağı vardır. Antik çağlardan itibaren kap kacak, idol, süs eşyası ve idoller gibi nesnelerin üretimi ile başlayıp bir sanat disiplini olarak gelecek yüzyıllarda da üretilmeye devam edecektir.
Toprak Ana demekle; Toprak ve kadın ilişkisinin düşünsel ve nesnel olarak varlığı kabul edilmiştir. Mitolojik öykülerde ve dini metinlerde görüldüğü gibi insanın ilk oluşumunun topraktan geldiği düşünülmüştür. Babil yazıtlarında Sümer mitolojisinde, Mısır mitolojisinde, ilk insanın topraktan yaratıldığı bahsedilmiştir. İlk insanın yaratılışından sonra kadının doğurma yeteneği ile toprak gibi insana can veren olması ile ilişkili olarak toprakla kadın özdeşleştirilmiştir.

Anadolu’ da tarlayı ekmek, bakmak, biçmek de kadının sorumluluğunda olmuştur. Tarlada çalışan kadın, evde de yemeği yapan kadındır ve yemeğin, suyun kabını da yüzyılladır yine kendisi toprakla şekil vermiştir. Sadece şekil vermekle kalmayıp ruhunun güzelliklerini de seramik üretimlerinde dekorlarla yansıtmıştır.
Mustafa Kemal Atatürk Türkiye Cumhuriyeti’ni kurup, kadınlara siyasi haklarını verdikten sonra kadınların aktif olarak her alanda yer alması ve ilerlemesini istemiştir.
Cumhuriyetle birlikte sanatta kadınlar yavaş̧ yavaş̧ görünür hale gelirken seramik sanatında da ilk eserleriyle görülmeye başlamıştır. İlk seramik atölyesini kuran kadın seramik sanatçımız modern bir Cumhuriyet kadını olan Füreya Koral olmuştur. Füreya Koral ile başlayan Türkiye’de çağdaş̧ seramik sanatı günümüzde her gün dehada bilinip güçlenerek sürdürülmektedir. Mediha Akarsu, Beril Anılan Mert, Bingül Başarır, Müfide Çalık, Jale Yılmabaşar, Alev Ebüzziya Siesby, Azade Köker, Ayfer Karamani, Güngör Güner, Nasip İyem, ve daha pek çok seramik sanatçısı ve onlara eklenen nice genç sanatçılarla ulusal kadın seramik sanatçılarımızı bilmek ve tanımak bizim için değerlidir.
2019 yılında gerçekleşen 1. Bursa Ulusal Kadın Seramik Sanatçıları Sergisi ile 58 ulusal kadın seramik sanatçısını ağırlayan şehrimiz, 2022 ve 2024 yıllarında Bursa Uluslararası Seramik Bienali ile iki bienalde pek çok seramik sanatçısına eserleri ile ev sahipliği yaparken Prof. Beril Anılanmert ve Prof. Güngör Güner gibi Çağdaş seramik sanatının kadın öncülerini onur konuğu olarak ağırlamıştır. Ve 2026 yılında ikincisi gerçekleşecek olan 2. Bursa Ulusal Kadın Seramik Sanatçılar Sergisi’nin onur konuğu olarak da Prof. Sevim Çizer’i ağırlayacak olmaktan onur duymaktadır.
Durma Sanat ve Ninecim Sanatevi iş birliği ile sayın Necla Orhan ve Fatma Durmaz Yılbirlik önderliğinde 2026 yılının Ekim ayında gerçekleşecek olan online seramik sergisi ve aynı anda bu sergiden bir seçkinin Ninecim Sanatevi’nde sergilenmesi ile izleyici ile buluşacak olan eserler, kadın seramik sanatçılarımızı tanımak ve kalıcı bir arşiv oluşturmak ve bu arşivin bir sanal müze haline gelmesi bakımından önem taşıyacaktır. Bufsad fotoğraf sanatçılarının fotoğrafları ile iki sanat disiplininin birlikte sergilenmesi ile eserler büyük bir sanatsal zenginlikle izleyiciye sunulacaktır.
Ulus olarak ülkemizin değerlerine önce ülkemizin evlatları olarak bizim sahip çıkmamız ve korumamız gerekmektedir. Bu misyonla seramik sanatının gelişmesi, bilinmesi ve korunması için Bursa şehri seramik sanatçıları, sanat sever ve destekçileri olarak çalışmalarımıza devam etmekteyiz. Bu sergi de yolumuzun önemli mihenk taşlarından biri olarak yer alacaktır. Tüm katılacak olan sanatçılara teşekkür ederiz.”
SON SÖZ
Evet, keyifle izlediğim Bursa Ulusal Kadın Seramik Sanatçıları Sergisi’nin yenisinde yine bir araya geleceğiz. Ben bu çalışmanın hayata geçmesi ve Bursa kültür ve sanatına katkı koymak için güçlerini birleştiren Durmaz ve Orhan Aileleri’ni gönülden kutluyorum. Bu kentimizde ilk kez oluyor. Farklı alanlarda kent kültürü ve sanatına katkı koyan ailelerden ikisi bir etkinlikte iş birliği yapıyor. Dileğim bu tür birlikteliklerin artması.
Buradan Fatma Durmaz Yılbirlik ve Necla Orhan’a teşekkür ediyorum. İyi ki varlar.