Özünde sürdürülebilirlik basitçe daimi olabilme yeteneğidir. Kuşkusuz bu yetenek birbirine bağlı birçok alanı içine alır. Kavramı tam anlamı ile tanımlarsak, karşımıza şu bilgiler çıkar:
“Sürdürülebilirlik özünde kaynakların sömürülmemesi, yatırımların yönü, teknolojik gelişmenin yönlendirilmesi ve kurumsal değişimin uyum içinde olduğu ve insan ihtiyaçlarını ve isteklerini karşılayabilme potansiyelinin hem günümüzde hem de gelecek için korunduğu dengeli bir ortamda değişimin sağlanmasıdır.”
NOSAB/Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi ve NİLSİAD/Nilüfer Sanayici ve İş İnsanları Derneği organizasyonu ile 15 Ekim perşembe günü “Sürdürülebilir Yönetim Uygulamaları Buluşması” var.
NOSAB Yalçın Aras Konferans Salonu’ndaki etkinlik saat 12.00-17.00 arası hayata geçirilecek.
Etkinliğin konuları “Sürdürülebilirlik Ekosistemi; Sürdürülebilirlik ve Süreç Yönetimi ve Bir Uygulama Örneği; Sürdürülebilir Eğitim; Denetçi Gözüyle Kurumlar ve Sürdürülebilirlik; Bursa Çimento AŞ’de Sürdürülebilirlik Projesi çıktıları” üzerine kurgulanmış.
Konuşmacılar SEGM/Sürdürülebilir Eğitim Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Çağlar Çabuk, MOERS/SHIRS Koordinatörü Süleyman Işık, TÜV Avusturya Baş Denetçisi Müge Balkış ve Eğitim Uzmanı /Danışman Tufan Uzaslan.

SON SÖZ
Biyolojideki doğal seçilim (natural selection) ilkesinin ve evrim teorisinin en temel özeti şöyledir:
“İlk kez Charles Darwin tarafından sistemleştirilen bu kurala göre, çevre koşullarına en iyi uyum sağlayan (adaptasyon gösteren) canlılar hayatta kalır ve genlerini gelecek nesillere aktarır; uyum sağlayamayanlar ise elenerek yok olur.”
Bu yasa ortadayken insan olduğu doğaya uyum sağlamayı bırakın, doğayı kendine uydurma ve onu kontrol etme çabası içinde yıllardır uğraşıyor.
İnsanlığın teknolojik gücü ve teknolojinin gelişimi insanoğluna doğayı kontrol edebileceği yanılsaması getirir.
Doğayı tamamen kontrol etmek imkansızdır; insanlık doğayı ancak sınırlı ölçüde etkileyebilir veya onun kurallarına uyum sağlayabilir.
Başarılı bir etkinlik diliyorum.