Çakar lambalar trafikte diğer araçların da fark edebileceği şekilde yanıp sönen ve ışık kuvveti yüksek olan lambalardır. Bu lambalar üzerinde bulunan aracın trafikte geçiş üstünlüğü olduğunu da ifade eder.
Mavi çakar, polis araçları için kullanılır. Sarı/Amber çakar, kurtarma araçları ve yol yardım araçları gibi araçlarda görülebilir. Beyaz çakar, geri vites lambaları olarak veya genel aydınlatma için kullanılabilir. Yeşil çakar, özel durumlar için belirli durumlarda kullanılabilir.
Kural, sadece belirli resmî araçların çakar ve siren kullanmasına izin verir:
“Resmî kolluk kuvvetleri: Polis, jandarma, sahil güvenlik gibi. İtfaiye ve ambulanslar: Acil durum ve sağlık hizmeti veren taşıtlar.”
Çakar lamba hangi araçlarda kullanılır? sorusunun yanıtı da şöyle:
“Ambulans ve cankurtaranlar. İtfaiye ve yangınla mücadele araçları. Polis ve jandarma araçları. Afet ve acil durum müdahale ekipleri. Yasama, yürütme ve yargı organlarına ait üst düzey makam araçları. Diplomatik misyonlara ait resmi protokol araçları”
Görevli kişiler dahi bu lambaları kendi mevzuatlarında yer alan şartlar içerisinde kullanabilir. Çakar kullanımında serbest değil yalnızca görev zamanı kullanabilir şekilde hareket eder.
AYŞEGÜL ORHAN’IN MESAJI
Orhan Holding sahiplerinden Ayşegül Orhan dün sosyal medya hesabından bir Çakar paylaşımı yaptı. O paylaşım şöyle:
“Ülkemizde bir mavi çakar terörü yaşıyoruz.
Bazı insanlar kendilerini diğerlerinden üstün görüp, trafikte sanki özel bir ayrıcalıkları varmış gibi hareket ediyor. Bizlerin hayatlarını tehlikeye atmak pahasına, gidecekleri yere, daha hızlı ulaşmak, sanki haklarıymış gibi davranabiliyorlar.
Peki, gerçekten ulusal güvenlik için mi?
Bizlerin hayatını tehlikeye atacak kadar acil bir durum ne olabilir?
Oysa ambulans, itfaiye ve emniyet ekipleri bu konuda özel eğitim almış, halkın güvenliğini tehlikeye atmadan hareket eden profesyonellerdir. Onların çakarlarını yakması ancak hayat kurtarmak veya emniyet konusudur.
Ama bazı mavi çakar sahipleri, kendi ‘aciliyetlerini’ bizlerin canının önüne koyuyor.
Geçen pazar, otobanda beni sıkıştırıp önümde frene basan 16 plakalı bir Porsche Cayenne vardı.
Gerçekten çok merak ediyorum; hangi ulusal güvenlik meselesi, böyle bir davranışı haklı çıkarabilir?
Sağlık konusunda dahi acil durumlarda ambulans çağırma zorunluluğu varken, bu insanların bizlerin hayatlarını tehlikeye atmaya hakları hangi gerekçeyle olabilir?
Bu tip olaylara alışmak, normalize etmek yerine gerekli yerlere gerekli şikayetlerimizi, itirazlarımızı yapmamız gerekiyor. Ben bu konu ile ilgili gerekli şikayetlerimi gerekli yerlere yapıyorum. Kendilerine devlet tarafından böyle bir hak tanınmış olsa dahi, bunu ancak acil durumlarda kullanabilirler, başkalarının hayatını tehlikeye atarak kullanmaya hakları yoktur. Bu konuda bu insanların adeta trafik kurallarına karşı bir dokunulmazlık haklarının olmasını adaletli bulmuyorum.”
SON SÖZ
Kullanma hakkı olmayan birçok kişinin çakarlı araçlar kullandığı zaman zaman gerek görsel gerekse basılı medyada yer alıyor.
Bu konu önemli bir konu. Yasaların tanıdığı ve tanımladığı çakarlı araç kullanma haklarına sahip “Ambulans ve cankurtaranlar. İtfaiye ve yangınla mücadele araçları. Polis ve jandarma araçları. Afet ve acil durum müdahale ekipleri. Yasama, yürütme ve yargı organlarına ait üst düzey makam araçları. Diplomatik misyonlara ait resmi protokol araçları” gibi araçların dışındaki bu kullanım, sadece Ayşegül Hanımı değil hepimizi rahatsız ediyor.


