Önüne sürdürülebilirlik sıfatını eklediğimiz her kavram özünde Sürdürülebilir Kalkınma’nın bana göre bir alt başlığıdır. Sürdürülebilirliği basitçe, insan yaşam kalitesini, buna imkân veren eko sistemlerin taşıma kapasitesini aşmadan geliştirmek olarak tanımlayabiliriz.

Bu popüler kavram her boyutu ile sürekli kullanılsa da temelde 3 unsuru bünyesinde barındırır. Bunlar 2005 Dünya Sosyal Gelişme Zirvesi’nde ortaya konulan ekonomik gelişim, sosyal gelişim ve çevre koruma gibi Sürdürülebilir Kalkınma hedefleridir.

YERYÜZÜ ŞARTI

Yeryüzü Şartı, “doğaya saygı, evrensel insan hakları, ekonomik adalet ve barış kültürü üzerine kurulu sürdürülebilir bir küresel toplumdan” söz eder.

Yeryüzü Şartı/Earth Charter, 1987 yılında BM’nin Çevre ve Kalkınma üzerine Dünya Komisyonu’nun çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınma için, sürdürülebilir kalkınmanın esas prensiplerini sağlayan “yeni şartının” oluşturulması için yapılan bir çağrı olarak başladı. Bu tavsiyeler üzerine, 1992 yılında Rio Yer Şartı Zirvesi’nin (BM’nin “Çevre ve Kalkınma” konferansı) genel sekreteri Maurice F. Strong, Zirvenin Yeryüzü Şartını tasarlanmasını ve kabulünü önerdi. Bu nedenle 1994’te Yeryüzü Şartının başkanı, Uluslararası Yeşil Haçın başkanı Mihail Gorbaçov, yeni Yeryüzü Şartı Girişimini başlatmak için bir araya geldiler. Hollanda hükûmeti ilk mali desteği sağladı.

Metnin taslak süreci 6 yıl devam etti. (1994-2000) Özetle bu metin; sürdürülebilir gelecek için değer ve ilkeler içeren küresel anlaşmayı geliştirmek için Strong ve Gorbaçov tarafından toplanmış, bağımsız Yeryüzü Şartı Komisyonu tarafından yönetilmiş, dünya çapında danışmanlık sürecidir.

Önüne sürdürülebilirlik sıfatını eklediğimiz her kavram özünde Sürdürülebilir Kalkınma’nın bana göre bir alt başlığıdır. Sürdürülebilirliği basitçe, insan yaşam kalitesini, buna imkân veren eko sistemlerin taşıma kapasitesini aşmadan geliştirmek olarak tanımlayabiliriz.

Bu popüler kavram her boyutu ile sürekli kullanılsa da temelde 3 unsuru bünyesinde barındırır. Bunlar 2005 Dünya Sosyal Gelişme Zirvesi’nde ortaya konulan ekonomik gelişim, sosyal gelişim ve çevre koruma gibi Sürdürülebilir Kalkınma hedefleridir.

YERYÜZÜ ŞARTI

Yeryüzü Şartı, “doğaya saygı, evrensel insan hakları, ekonomik adalet ve barış kültürü üzerine kurulu sürdürülebilir bir küresel toplumdan” söz eder.

Yeryüzü Şartı/Earth Charter, 1987 yılında BM’nin Çevre ve Kalkınma üzerine Dünya Komisyonu’nun çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınma için, sürdürülebilir kalkınmanın esas prensiplerini sağlayan “yeni şartının” oluşturulması için yapılan bir çağrı olarak başladı. Bu tavsiyeler üzerine, 1992 yılında Rio Yer Şartı Zirvesi’nin (BM’nin “Çevre ve Kalkınma” konferansı) genel sekreteri Maurice F. Strong, Zirvenin Yeryüzü Şartını tasarlanmasını ve kabulünü önerdi. Bu nedenle 1994’te Yeryüzü Şartının başkanı, Uluslararası Yeşil Haçın başkanı Mihail Gorbaçov, yeni Yeryüzü Şartı Girişimini başlatmak için bir araya geldiler. Hollanda hükûmeti ilk mali desteği sağladı.

Metnin taslak süreci 6 yıl devam etti. (1994-2000) Özetle bu metin; sürdürülebilir gelecek için değer ve ilkeler içeren küresel anlaşmayı geliştirmek için Strong ve Gorbaçov tarafından toplanmış, bağımsız Yeryüzü Şartı Komisyonu tarafından yönetilmiş, dünya çapında danışmanlık sürecidir.

Yeryüzü Şartı sürdürülebilir kalkınmaya ve dünya barışının temel unsurlarına mükemmel bir bakış sağladı.

BURSA SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK KONFERANSI

Bursa’da ilk kez KalDer, BUSİAD ve Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliği ile Perşembe günü, Bursa Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde Sürdürülebilirlik Konferansı düzenlendi.

Bu konferansın yapılış amacı şunlardı:

“Kuruluşların sürdürülebilir kalkınma ve kurumsal sürdürülebilirlik konusundaki ihtiyaç ve beklentilerine yönelik bir platform oluşturmak, bu yöndeki uygulamaları yaygınlaştırmak.”

Sürdürülebilirlik Konferansı’nda; alanında uzman kamu, üniversite ve özel sektörden temsilciler konuşmacı ve katılımcı olarak yer aldılar.

Konferansın açılış konuşmaları iş birliği yapan kurumlar adına; BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Buğra Küçükkayalar, KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez, KalDer Yönetim Kurulu Başkan Yrd. Nursel Ölmez Ateş ve Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Mustafa Orkun Gazioğlu tarafından yapıldı.

OTURUMLARDA KİMLER VARDI?

Gün boyu süren oturumlarda şu isimler bu alandaki görüşlerini açıkladı:

“EkoIQ ve İklimhaber.org Yayın Yönetmeni Dr. Barış Doğru, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Levent Kurnaz, İklim Değişikliği Başkanlığı İklim Değişikliği Uzmanı Mustafa Kemal Arsunar, TOBB Sektörler ve Girişimcilik Dairesi Başkanı, Meybem Genel Müdürü Saygın Baban, Semtrio, CEO’su Bekir Çetin, INCIT Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Direktörü Aykut Yeni, Borçelik Yönetim Sistemleri Direktörü, KalDer Bursa Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Ürkmez, TOFAŞ Sürdürülebilirlik Uzmanı Ahu Köksal, Bosch Endüstriyelleştirme Direktörü ve Sürdürülebilirlik Stratejisi Sorumlu Yöneticisi Ersin Ünal, Uludağ Enerji Grup Sürdürülebilirlik Direktörü Özgür Öztürk.” konuşmacı olarak yer aldılar.

Toplantıda şu temalara yer verildi:

“Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliğinin İş Dünyasına Etkileri, Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Mevzuatlar, Sürdürülebilirlik Raporlaması ve Finansman, Özel Sektör Deneyimleri.”

Ayrıca, programda gelecek dönemde Bursa’da verilmesi planlanan Bursa Sürdürülebilirlik Ödülleri hakkında da bilgilendirme yapıldı.

Etkinliğin sponsorları Aka Otomotiv, İnallar, Kayra Yemek ve Uludağ Enerji’ye plaket takdim edildi.

SON SÖZ

Önüne sürdürülebilirlik sıfatı eklediğiniz her kavramın, Sürdürülebilir Kalkınma’nın bir alt başlığı olduğu unutulmamalı.

Ve Sürdürülebilir Kalkınma’nın da mayasında Yeryüzü Şartı olduğu hep anımsanmalı. Yapılan ve yapılacak her şey o mayanın devamı içindir.

Unutmayalım başka dünya yok! Elon Musk’ın da Mars’ta koloni kurmasınıda bekleyecek halimiz yok. Herkes önce bireysel, sonra ailesel, ardından kurumsal ve de sonuçta insansal sorumluluklarını yerine getirmek için önce bunların farkındalığını yaşamalı.

Anımsatıyorum, dünyadaki insanlar dışındaki tüm canlılar Darwin’in dediği gibi doğaya uyum sağlayarak türünü devam ettirir. Ama insanoğlu doğayı kendine uydurmaya çalışır.