Kal Bir/Kalite Birliği Derneği, Mustafa Karaman başkanlığında 29 kurucu ile kurulduğu 2009 tarihinde kuruldu. Dernek kurulduğundan beri bu yana standart ve kalite konusunda toplumu bilinçlendirme, kamuoyunda farkındalık yaratma, sanayicilere yön gösterme ve diğer konularda yoğun çalışmalar yapıyor. Özellikle belgelendirmenin yerli ve milli bir kurum olan TSE üzerinden yapılmasına dikkat çekiyor. Bu noktada yerli ve bazı işini düzgün yapan kurumları tenzih ederek, alanda türemiş adeta para ile belge veren kuruluşlarla mücadele ediyor.
Kal Bir tamamı ücretsiz, binlerce kişiye eğitim verdi. Kalite Ordusu diye tanımladığı binlerce iş hayatına atılacak üniversite öğrencisini eğitti.
Kal Bir’in yıllar boyunca kurumlara yönelik ücretsiz verdiği eğitimlerde tek şartı eğer belgelendirme aşamasına geçilecek ise onun milli kuruluş olan TSE üzerinden yapılması.
MİLLİ SES VER PROJESİ
Kalite Birliği Derneği, Çekirge’deki Ramada Otel’de gerçekleştirdiği basın toplantısıyla “Milli Ses Ver Projesi”ni tanıttı. Temiz kalite anlayışını benimseyen projeye ilişkin düzenlenen toplantıda, milli belgelendirme sistemine örnek teşkil eden bir isme “Milli Duruş Beratı” takdim edildi.
Açılış konuşmasını yapan Kalite Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Karaman, Kalite Birliği Derneği’nin amacını ve hedefini basın mensuplarıyla paylaşarak başladı.

MUSTAFA KARAMAN NE DEDİ?
Kalite Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Kalite Birliği Derneği’nin amacını ve hedefini basın mensuplarıyla paylaşarak başladı. Karaman, özetle şunları söyledi:
“Kalite Birliği bir sivil toplum kuruluşudur ama siyasetin dışında, ticaretin çok uzağında ve gelir getirici faaliyet icra etmeyen, bağış kabul etmeyen, tamamıyla temiz kaliteyi savunan bir sivil toplum kuruluşuyla Bursa’yı karşı karşıya getiriyoruz.
Bursa’ya sahip çıkma sevdasıyla Türkiye sevdasını birleştirerek, Bursa’dan temiz kalite çağrıları yapıyoruz. 2009 yılından itibaren, Kalite Birliği olarak bağış kabul etmiyoruz, gelir getirici faaliyet icra etmeyerek kalite çığlığını, milli sesle beraber Türkiye’ye duyurmak istiyor ve devletin bunu devlet politikası olarak benimsemeni arzuluyoruz.
Milli Ses Ver Projesi, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kuruluş felsefesi ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurtuluş vesilesidir. Nedir bu milli ses? Milli ses deyince, değerli basın mensubu arkadaşlarımız, sakın ola ki, mevcut siyasi konjüktürdeki millilik ve gerilikle bizi karıştırmayın. Biz tamamıyla Türkiye sevdasıyla, tamamıyla Türk milletinin refahıyla, tamamıyla Türk sanayisinin lider olması hedefiyle bir proje oluşturduk ve bu projede bizim beş ana aracımız var. Herkese sesimizi duyan var mı diye feryat ediyoruz. Hani o depremde vardır ya sesimizi duyan var mı, diyenler gibi. Bunu bir deprem olarak algılamanızı ve sesimizi siz değerli basın mensuplarından devletimize, milletimize, tüm insanlara duyurulması noktasında talepte bulunuyoruz.
Bu ülkede sanayi boyutunda kalitesizlik var mı? Maalesef var. 33 yıldır sanayinin içinde olan, 2009 yılından beri de bu STK ile beraber sanayiciye hizmet etme ve sanayiyi geliştirme noktasında proje üreten birisi olarak sanayide kalitenin olmadığını, yeterli olmadığını, algılanmadığını üzerine basa basa bir kez daha ifade etmek istiyoruz. Ama bizim ülkemizde istihdamın da bu noktada niteliksiz ve kalitesiz olduğunu iddia ediyoruz. Evet bizim ülkemizde bir sanayi var ama bu sanayiyi biz çok net bir şekilde üretimsiz üretim olarak tanımlıyoruz.
Nitelikli ve katma değeri yüksek üründen üretmiyorsanız bizim Milli Ses ve Projemizi uygulamaya koymak zorundasınız. Milli Ses ve Projesinin neticesinde devlete yaptığımız çağrı, millete yaptığımız çağrı, sanayiciye yaptığımız çağrı, uygunluk değerlendirme piyasasına yaptığımız çağrı ve bu çağrılarla beraber de altyapılarını destekleyerek projemize bu milletin ve bu devletin mutlaka ses vermesini ve bu noktada kalite birliğinin bu projesini uygulamaya geçmesini istiyoruz.
Milli Sesler Projesi’nin temel vurgusu, Türk standartlarının en üst düzeye çıkarılmasıdır. Bu ülkenin her yıl 5 milyar dolar kaybetmesini istemiyorsak, TSE’nin desteklenmesi şarttır.
Bugün ithalatımız 300 milyar doları aşıyor, ihracatımız ise 262 milyar dolar. Bu da yaklaşık 82 milyar dolarlık cari açık demek. Kalitesiz, belgelenmemiş ve düşük değerli üretimle bu açığı kapatmamız imkânsız.
Devasa OSB’ler kurun, dev sanayi bölgeleri inşa edin; markalaşmadıktan sonra hiçbir anlamı yok. Kendi markanı üretmiyorsan, ihracatını kendi markanla yapmıyorsan 82 milyar dolarlık açık seni bekler.
Kalite anlamında yeni bir tanım getirmek istiyoruz. ‘Kalite ahlaktır’.
Milli Eğitim Bakanlığı’na bir kez daha buradan söylüyoruz. Üretimin kaliteli olması için, mamülün kaliteli olması için insanın kaliteli olması lazım. Okullarında kalite dersini zorunlu hale getirmedikten sonra, gerçek kalite, temiz kalite tanımını çocuklarımıza öğretmedikten sonra, yani ahlakı öğretmedikten sonra bu ülkenin geleceğinin çok parlak olacağına inanmayan bir kurumuz.”
***
Daha sonra Kalite Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Erkan Işığıçok tarafından, milli belgelendirme sistemine örnek teşkil eden TSE Bursa Bölge Koordinatörü Mehmet Hüsrev’e “Milli Duruş Beratı” takdim edilmesiyle son buldu.

SON SÖZ
Burada öncelikle Mustafa Karaman ve yol arkadaşlarına başarılar diliyorum. Yıllardır büyük bir mücadele veriyorlar. Bu mücadele doğru bir yolculuk. Burada Mustafa Karaman konuşması sırasında Kalite Ahlaktır dedi.
Zengin yerel kaynaklara sahip olmayan ülkemizin tek şansı üretim. Bu üretimde de katma değeri yüksek ürünlerin oranlarının artması bizim ekonomik açmazlarımızın birini çözecek güçte.
Kuşkusuz bu noktada Mustafa Karaman’ın sözünü ettiği Kalite Ahlaktır söylemini açarsak demek istediği kalitenin temelinde mesleki etiğin yattığıdır. Meslek etiği, genel ahlak kurallarıyla mesleki uzmanlık ölçütlerini kapsayan yazılı olmayan kurallar olarak ifade edilir. Meslek etiği kuralları, iş hayatına bir düzen getirir ve meslekte çalışanların kendilerine olan özgüvenlerini artırır.
Biraz daha açarsak İnsana ve insan haklarına saygılı, Sabırlı ve anlayışlı, Duyarlı ve hoşgörülü, Adil ve eşit davranan, Uyumlu ve paylaşımcı, Samimi ve güvenilir, Şeffaf ve hesap verebilir, Gayretli ve cesaretli, Kamu yararını gözeten, Yaşamı kolaylaştırmaya çalışan, hizmet kalitesini yükselten, Örnek olan, yasalara ve kurallara uyan.
Özetle bu özelliklere sahip insanlar liyakat sahibi insanlardır. Toplumumuzda en çok ihtiyaç duyulan insanlardır.
Kal Bir’e bir kez daha başarılar diliyorum.