Amerika Birleşik Devletleri Jeoloji Araştırmaları Kurumu ya da İngilizce adıyla United States Geological Survey 3 Mart 1879’da kurulur. Kurum ülkesinin peyzajını, doğal kaynaklarını ve onu tehdit eden doğal tehlikeleri inceler. Organizasyonun çalışmaları biyoloji, coğrafya, jeoloji ve hidroloji (su bilim) disiplinlerini kapsar.
Bu kurum 1911 yılından itibaren Su Yılı kavramını gündeme getirir. Su Yılı 01 Ekim ile bir sonraki yılın 30 Eylül tarihleri arasındaki süreyi ifade eder. “Su yılı” 1 Ekim’de başlayıp 30 Eylül’de biten bir hidrolojik terimdir. Su yılı da normal takvim yılı gibi 365 gün 6 saattir. Yani su yılı da 4 yılda bir artık yıl olarak gerçekleşir. “2020 su yılı” dendiği zaman 2019 takvim yılının 1 Ekim tarihinde başlayıp 2020 takvim yılının 30 Eylül tarihinde biten süre anlamına gelir. Ülkemizde de bu kavram böyle kabul görür.
Su yılı süreçleri ülkelere göre değişiklikler gösterir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İngiltere gibi ülkeler su yılını 1 Ekim-30 Eylül arası kabul ederken eski Sovyetler birliği ülkelerinde (Rusya, Gürcistan vb.) 1 Ocak-31 Aralık olarak alınır. Değişik su yıllarına örnek vermek gerekirse Norveç’te 1 Eylül’de, Avustralya’da 1 Temmuz’da başlar.
Türkiye’de su yılının ABD’deki sistemin örnek alındığı ve kullanıldığı varsayılır. Su ile ilgili kurumlar olan Mülga Elektrik İşleri Etüt İdaresi (EİEİ) ve Devlet Su İşleri (DSİ) gibi kurumlar ABD’deki benzerleri örnek alınarak kurulup geliştirilir. Türkiye’de su ölçümleri 1935 yılında EİE İdaresinin kurulması ile başlar ve ilk olarak 1953 yılında “Akım Neticeleri” ismi ile yayınlanmaya başlar.
Türkiye’de Hidrolojik faaliyetler su yılı esasına göre düzenlenir. Akım Gözlem İstasyonlarında (AGİ) yapılan debi ölçümleri, 1 Ekim tarihinden itibaren numaralandırılır.

İsmail Gerim, 1968 yılında Bursa’da doğdu. 1989 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi, Maden Fakültesi, Petrol Mühendisliği bölümünden, 2016 yılında da Anadolu Üniversitesi, İktisat Fakültesi, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri bölümünden mezun oldu.
BOTAŞ, DPT, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı gibi kurumlarda önemli görevler yaptı. Bursa-Eskişehir-Bilecik Kalkınma Ajansı (BEBKA) Genel Sekreterliği’ni yaptı. En son BUSKİ Genel Müdür Yardımcılığı görevinde bulundu.
11 Eylül 2024 tarihinde Bursa’da İsmail Gerim’in liderliğinde “Ulusal Su Hasadı Derneği” kuruldu. Su konusu ile ilgili alanda çeşitli çalışmalar yapan bir STK, Ulusal Su Hasadı Derneği.
İsmail Gerim, geçenlerde benimle bir grafik paylaştı. O grafiğe göz attığımızda şu sonuçları görüyoruz:
“2025 Su Yılının ilk altı ayı verileri ülkemiz açısından olumsuz bir sonucu önümüze koyuyor. 1991 – 2020 yılları ortalama yağış miktarı 374,3 mm iken 2025 yılında ise yağış miktarı % 33 daha az yağışla ortalamaların altında kalmıştır. 2024 yılında ise aynı dönemdeki yağış miktarı 2025 yılına kıyasla % 60’dan fazla artışla 405,9 mm olarak gerçekleşmişti.
2025 yılı ilk altı ayı itibarıyla son 65 yılın en düşük seviyesine inilen yıl olmuştur. Karadeniz kıyıları hariç olmak üzere diğer tüm bölgelerde yağış miktarlarında azalışlar olduğu dikkati çekmektedir. Marmara bölgesinde Trakya’da % 60’a varan azalışlar görülürken Güney Marmara’da alt bölge bazında % 60’a, % 40’a varan oranlar da dikkat çekmektedir.”
Bu noktada Bursa özelinde rakamlar veremiyorum. Çünkü, bu rakamlar kamuya açık değil. Renk skalasından bazı tahminlerde bulunabilirsiniz.
SON SÖZ
Bilindiği gibi birçok alanda takvimler vardır. Yıllık takvimimiz 1 Ocak-31 Aralık arasıdır. Adli Yıl bir Eylül’de başlar. Akademik Yıl Eylül ayı itibarıyla başlar. Mali Yıl 1983 yılına kadar 01 Mart ile bir sonraki yılın 28 Şubat tarihleri arasında uygulanırken sonrasında 01 Ocak – 31 Aralık tarihlerine çekilerek Takvim Yılına uygun hale getirildi. Su yılımız ise 01 Ekim ile bir sonraki yılın 30 Eylül tarihleri arasındaki süreyi ifade eder.
Suya baktığınızda bildiğiniz gibi ayna görevi görür. Suya su ile baktığınızda ise yazılar ters çıktığı için karşımıza us/akıl kelimesi çıkar. Geçenlerde İsmail Gerim’in bir yazısının finalinde Suyu, Us’lu kullanalım deyişi çok hoşuma gitti.
Çevremizin kirlendiği, temiz suya ulaşımın dünyada ciddi bir krize neden olduğu ve gelecekte su savaşları olasılığından söz edildiği ortamlarda; su fakiri bir ülke olarak (bizdeki doğru bildiğimiz yanlışlardan biri de su zengini bir ülke olduğumuzdur) doğal kaynaklarımızı Us ile kullanmamız gerektiğini bir kez daha anımsatıyorum.
Unutmayalım, dünyadaki ilk canlı yaşamı 3.5 milyar yıl önce su içinde oluşan alglerdi.